Esas No
E. 2014/15840
Karar No
K. 2014/18003
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2014/15840 E.  ,  2014/18003 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi : Ordu İş Mahkemesi

Tarihi : 17/07/2014

Numarası : 2012/590-2014/519

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı vekili, iş sözleşmesinin davalı işverence haklı bir sebebe dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek,bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alımasını talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının süreklilik arzetmeyecek şekilde davalı bünyesinde çalışmaları bulunduğunu,devamlılık gösteren bir iş ilişkisi kurulmadığını,davacının davalı işverenden herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak,davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının çalışma süresine ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır.

Dosya içerisindeki SGK hizmet döküm cetveli nazara alındığında davacının çalıştığını iddia ettiği dönem içerisinde birden fazla işveren üzerinden prim ödemelerinin gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.Davacı taraf davalı işverenin birden fazla ilde işyeri bulunduğunu ve zaman zaman bu işyerlerinde çalışmaların söz konusu olduğunu iddia etmektedir.Karara esas alınan bilirkişi raporunda, davacının iddia ettiği çalışma süresinden davalı işveren dışında SGK hizmet cetvelinde başka işyeri numarası ile prim ödenen sürelerin hafta karşılığının iddia edilen toplam süreden mahsubu ile sonuca gidildiği belirtilmiştir.Öncelikle SGK hizmet cetvelinde bildirimde bulunan işverenlere ait işe giriş bildirgeleri vb belgeler dosya içerisinde bulunmadığından bu işverenlerin davalı işveren ile bağlatılı olup olmadığı anlaşılamamakta ve rapor denetlenebilir mahiyet taşımamaktadır. Bu nedenle SGK hizmet cetvelinde gösterilen tüm işverenlerece verilen işe giriş-çıkış bildirgeleri getirtilmeli, bu belgelere göre belirlenecek işverenlerin davalı işveren ile bağlantılarının bulunup bulunmadığının tespiti bakımından gerekirse şirket yapısı ve ortaklarını gösteren belgeler celbedilmelidir.Söz konusu belgelerden davalı dışında hizmet cetvelinde yer alan işverenlerin davalı işverenle bağlantısı kurulamaz ise davacının davalı şirket bünyesinde aralıklarla çalıştığı kabul edilerek denetlemeye imkan verecek şekilde tablo halinde davalı şirket üzerinden davacının sigortalandığı süreler çıkartılmalı ve prim gün sayısı toplamına göre çalışma süresi tespit edilmelidir.Aksine uygulama ile düzenlenen ve denetlemeye imkan vermeyen (aynı gün temyiz incelemesine tabi tutulan 2014/15840...15845 Esas arası altı dosya nın bir kısmında hesap hataları bulunduğu anlaşılmaktadır) rapora göre karar verilmesi isabetsizdir.

3.Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Davacı vekili davacının günlük yevmiye usulüne göre çalıştığını iddia etmektedir.Davalı taraf ise davacının asgari ücret karşılığını çalıştığını Savunmuştur.Mahkemece ticaret odasına ücret araştırması için yazılan yazıdan sonuç alınamamış bunun üzerine tanık anlatımlarına göre davacının ücreti tespit edilmiştir.

Mahkemece işçilik ücretinin belirlenmesi bakımından yapılan araştırmanın yetersiz olduğu değerlendirilmiştir.Bu nedenle işçinin çalıştığı süre, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve benzer işi yapan işçilere ödenen ücretler gibi hususlar göz önünde tutulduğunda işçiye ödenen ücret hususunda tereddüt oluştuğunda tanık ifadeleri dikkate alınmalı ve ancak tanık ifadeleri ile şüphe giderilemediği halde işçinin meslekte geçirdiği süre, davalı işyerindeki çalışma süresi, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği detaylı bir şekilde araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.Çalışmanın aralıklarla gerçekleştiği sonucuna varılırsa her çalışma dönemi için ayrı ayrı ücret belirlenmesi gerekeceği unutulmamalıdır. Yukarıda belirtilen kıstaslar çerçevesinde detaylı emsal ücret araştırması yapılmaksızın davacı iddiası ve tanık anlatımına göre belirlenen ücret üzerinden alacakların hesap edilmesi isabetsizdir.

4.Davacı vekili, dava dilekçesinin talep bölümünde hafta tatili ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiş olup bu talep hakkında mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması hatalıdır.

Ayrıca hafta tatili ücreti alacağı ile fazla mesai alacağının birlikte hesaplanması gerektiği durumlarda;hafta tatilinde işçinin çalışması halinde, çalışma karşılığı olmaksızın kendisine ödenmesi gereken bir yevmiye yanında, çalışmanın karşılığı da bir buçuk yevmiye olarak hafta tatili ücreti ödenmelidir.Bu tespite göre davacının ara vermeksizin hafta tatili olması gereken günde de çalışması halinde normal çalışma süresi karşılığı kendisine hafta tatili ücreti olarak (2.5 yevmiye) ödenmesi gerekir.Eğer hafta tatili gününde çalışılan süre normal çalışma süresini aşıyor ise bu süreninde fazla çalışma olarak kabulü ile bu saatler için %50 zamlı fazla çalışma ücreti olarak hesaplanması gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hafta tatili ücreti ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmamış ve davacının haftanın yedi günü çalıştığında hareketle fazla mesai alacağı hesabı yapılarak hataya düşülmüştür. Yine fazla çalışma,hafta tatili ve ulusal bayram genel ücreti alacaklarının bozma ilamının 2. bendine göre belirlenecek fiili çalışma dönemleri için hesaplanması gerekmektedir.

Ayrıca bilirkişi raporunun aksine fazla mesai,hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin son ücrete göre hesaplanması doğru olmayıp, ait olduğu dönem ücretiyle hesaplanmaları gerekir. Bu durumda söz konusu alacakların hesabı için işçinin son ücretinin bilinmesi yeterli olmaz. İstek konusu dönemler açısından da ücret miktarları belirlenmelidir.İşçinin geçmiş dönemlere ait ücretinin belirlenememesi halinde, bilinen ücretin asgari ücrete oranı yapılarak buna göre tespiti gerekir. Son olarak Mahkemece verilecek kararda, ilk kararın davalı tarafça temyiz edildiği,bu nedele ilk kararda hüküm altına alınan tutarlar bakımından davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu unutulmamalıdır. O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25.9.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.