Esas No
E. 2022/883
Karar No
K. 2022/883
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/883 Esas - 2023/253

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C.

...

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKEÇLİ KARAR

ESAS NO: 2022/883 Esas
KARAR NO: 2023/253
DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
DAVA TARİHİ: 27/12/2022
KARAR TARİHİ: 05/04/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 26/04/2023

Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA VE İSTEK :

Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili Şirketin hissedarı olan davadışı ... isimli ortağın şirket hisselerini önceki hissedar ... isimli şahıstan 08/12/2015 tarihli ve 215/04 sayılı karar ile devraldığını, anılan kararın 14/12/2015 tarihinde, 8967 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nin 93. Sayfasında ilan edilerek yayımlandığını, ...'nın ise; sahibi olduğu hisseleri, 31/12/2015 tarihinde ...

54.Noterliği'nin 63.435 yevmiye no'lu hisse devir sözleşmesi ve 31/12/2015 tarihli 2015/5 nolu yönetim kurulu kararı ile ...’ya sattığını, satış işlemi sonrasında muhasebe yönetiminde değişiklik olduğunu ve şirkette yapılan aramalara rağmen hisse devrine ilişkin sözleşmenin aramaya rağmen bulunamadığını, bunun üzerine dava dışı ... ile görüşülerek konu izah edildiğini ve 05/10/2016 tarihli, 29546 yevmiye no ile tasdikli 2016/1 nolu hisse devrine ilişkin karar alınarak nihayetinde 12/10/2016 tarihli 9174 sayılı gazetede ilan edildiğini, Şirketin önceki hissedarı ...'nın hisselerini 31/12/2015 tarihinde satarak devrettiğini ve ortaklıktan ayrıldığını, yetkilerinin de bu tarihte sona erdiğini, buna rağmen muhasebede yaşanan karışıklık nedeniyle hisse devrine ilişkin evraklar temin edilemediğinden yeniden yapılan 05/10/2016 tarihli sözleşme ve alınan yönetim kurulu kararının devreden ve devralan hissedarlar arasındaki gerçek durumu yansıtmadığını, halihazır durumda 31/12/2015 tarihinde hisselerini devreden ve şirkette yetkisi kalmayan devreden hissedarın şirket adına olası bir geriye dönük borçlandırıcı işlemler yapması gibi olumsuz ihtimallerde; ticaret sicilindeki bu hatalı ve gerçek duruma aykırı ilan nedeniyle Müvekkil Firma'nın ve sicildeki ilana güvenerek işlem yapan iyi niyetli 3. Kişilerin haklarına halel gelebileceğini, Şirket Hisse devrinin 31/12/2015 tarihinde noterde yapıldığını, aynı tarihli yönetim kurulu kararı ile kabul edilerek tasdik edildiğini ve resmiyet kazandığını, devreden hissedar ...'nın hak sahipliğinin 31/12/2015 tarihinde, noterde hisseleri devretmesi ve bu hususun yönetim kurulu kararı ile deftere kaydedilmesi ile sona erdiğini, bu nedenle 05/10/2016 tarihinde yeni bir hisse devri sözleşmesi yapması, bu sözleşmeye devreden hissedar olarak taraf olması hukuken mümkün değildir. Bu durumda yapılan 2. Sözleşme ve alınan 2. Ortaklar kurulu Kararının yok hükmünde olduğunu, yok hükmünde olan bir sözleşmeye ve karara göre yapılan ilan da gerçek duruma aykırı olup sicilden terkini gerektiğini beyanla 12/10/2016 tarihli gazetede tescil ve ilan edilen 2016/1 sayılı yönetim kurulu kararı ve dayanağı sözleşmenin yok hükmünde olduğunu tespiti ile bu yoklukla batıl sözleşme ve karara dayalı tescil-ilan işleminin ortadan kaldırılarak terkinini; 31/12/2015 tarihli sözleşme ve 2015/6 sayılı yönetim kurulu kararının tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP VE SAVUNMA :

Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ...

24.Noterliği'nin 05/10/2016 tarih ve 29544 yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile gerçekleştirilen pay devrinin 05/10/2016 tarihli genel kurulda görüşülerek kabul edildiğini ve 06/10/2016 tarihinde tescil edildiğini, vâki hisse devri neticesinde ...'nın 4000 adet paya karşılık gelen 100.000,00-TL'nin ...'ya devir ve temlik edildiğini, devir ile birlikte şirketin tek ortağının Henif KAYA olduğunu, genel kurulda ...'nın şirkel müdürlüğü görevine de son verildiğini ve ...'nın aksi yönde karar alınıncaya kadar şirketin müdürü olarak seçildiğini, olayda yokluk veya geçersizlik sebebplerinin mevcut olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Sicil! Müdürü'nün İnceleme görevi başlıklı 32. Maddesi'ne göre ticaret sicil müdürünün tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlü olup tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları gerekmektedir. Davacı yanın 05/10/2016 tarihli hisse devrine ilişkin başvuru evrakları İşbu inceleme yükümlülüğüne İstinaden incelenmiş, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, Ticaret Sicili Yönetmeliği ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine aykırı bir husus olmaması sebebiyle 06/10/2016 tarihinde tescil edildiğini, ticaret sicili müdürlüğünün yalnızca tescile dair verilen kararlara karşı 8 gün içerisinde açılan itiraz davalarında ve terkin edilmiş şirkete karşı açılan ek tasfiye/fihya konulu davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olup huzurdaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini beyanla davanın pasif husumet yokluğu ve hak düşürücü sürenin geçirilmesi nedeni ile usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

- Ticaret sicil kaydı - Noter hisse devir sözleşmeleri ile Şirket ortaklar kurulu kararları

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davacı Şirketin hissesinin devrine ilişkin olarak alınan Şirket ortaklar kurulu kararı ile bu kararın dayanağı olan noter hisse devir sözleşmesinin tescil ve ilanı işlemlerinin yok hükmünde olduğunun tespiti ile yoklukla malul sözleşme ve karara dayalı tescil-ilan işlemlerinin ortadan kaldırılarak ticaret sicilinden terkinine, aynı hisse devrine ilişkin olarak daha önce alınan ortaklar kurulu kararı ve noter hisse devir sözleşmesinin ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesi istemine ilişkindir.

Dosyamıza örnekleri sunulan noter hisse devir sözleşmeleri ile davacı Şirket ortaklar kurulu kararlarının incelenmesinden; dava dışı ... tarafından ...

24.Noterliği'nin 08/12/2015 tarih ve 37840 yevmiye numaralı "Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi" ile davacı Şirketteki 45.000,00-TL bedelli 1.800 adet payının ...'ya satılarak devredildiği davacı Şirketin 08/12/2015 tarihli ve 2015/04 sayılı ortaklar kurulu kararı ile TTK 595.m. Gereğince hisse devrini kabul ederek Şirket pay defterine işlenmesine karar verdiği, sözkonusu hisse devrinden sonra düzenlenen ...

54.Noterliğine ait 31/12/2015 tarih ve 63435 yevmiye numaralı "Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi" ile aynı miktarda hissenin 100.000,00-TL hisse devir bedeli karşılığında ... tarafından dava dışı ...'ya devredildiği, davacı Şirketin 31/12/2015 tarihli ve 2015/05 sayılı ortaklar kurulu ile hisse devrinin kabul edilerek Şirket pay defterine kaydına karar verildiği, ayrıca daha sonra düzenlenen ...

24.Noterliğine ait 05/10/2016 tarih ve 29544 yevmiye numaralı Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile bahse konu 4.000 adet Şirket hissesinin 100.000,00-TL adet bedel ile ... tarafından ...'ya devredildiği, davacı Şirketin ortaklar kurulunun 05/10/2016 tarih ve 2016/01 sayılı kararı ile hisse devrinin pay defterine işlenmesine karar verildiği, sözkonusu hisse devrinin 12/10/2016 tarih ve 9174 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, 05/10/2016 tarihli hisse devri sonrasında ortaklık pay devrinin devralan hissedar ... lehine Şirketin pay defterine kaydedildiği, şirket hisse devir sözleşmelerinde devreden ortaklar Ersin ve ... tarafından hisse devir bedelinin tamamen ve nakden alındığının açıkça belirtildiği anlaşılmıştır.

Konu ile ilgili olarak 6102 sayılı TTK'nun 598. maddesinin 1. fıkrasında; esas sermaye paylarının geçişlerinin tescil edilmesi için, şirket müdürleri tarafından ticaret siciline başvurulacağı, 2. fıkrasında ise; başvurunun otuz gün içinde yapılmaması halinde, ayrılan ortağın, adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için ticaret siciline başvurabileceği, bunun üzerine sicil müdürünün, şirkete, iktisap edenin adının bildirilmesi için süre vereceği, hükmü düzenlenmiştir. Anılan hüküm gereğince, şirket müdürü tarafından tescil yaptırılmaması halinde ayrılan ortak adının silinmesi için ticaret siciline başvurabilecektir. 6102 sayılı TTK'nın 32. Maddesinde ise; " (1) Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. (2) Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir. (3) Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır. (4) Çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunur. Ancak, ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmezlerse geçici tescil resen silinir. Mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem yapılır."

Bu itibarla, limited şirket hisse devrinin yazılı şekilde yapılması, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş ise; devrin ortaklar genel kurulu tarafından da onaylanması şarttır. Hisse devri ancak bu onayla geçerli olur. Yine, başvurudan itibaren 3 ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılacağı da tartışmasızdır.

Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın "İtiraz" başlıklı 34. maddesinde; "İlgililerin, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren 8 gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilecekleri, bu itirazın mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanacağı, ancak, sicil müdürünün kararının, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişinin de dinleneceği, bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verileceği" hususu düzenlenmiştir.

Dosyamızda tarafların iddia ve savunmaları bağlamında somut uyuşmazlık, dava dışı ... ile ... arasında düzenlenen ve yukarıda değinilen noter hisse devir sözleşmelerinden hangisine ticaret sicil kayıtları ve ortaklık sıfatının devri bakımından üstünlük ve hukuki değer atfedileceği noktasında toplanmaktadır.

Konu ile ilgili olarak 6102 sayılı TTK'nın "Batıl Kararlar" başlıklı 391. maddesinde de ''Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir. Özellikle; eşit işlem ilkesine aykırı olan, anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin kararlar batıldır.'' hükmü yer almaktadır. Dosyamızda davacının TTK 32.maddesi kapsamında davalı ticaret sicil müdürlüğüne dava öncesinde yapılmış bir başvurusu ve bu nedenle alınan bir karar bulunmamaktadır. Bu nedenle,

TTK 34.maddesi bağlamında hak düşürücü sürenin uygulanması mümkün görülmemiştir.

Dosyamıza celp edilen ticaret sicil kayıtları ve ekindeki bilgi ve belgelerden davacı şirketteki hisselerini yukarıda değinilen noter hisse devir sözleşmeleri ile devreden dava dışı devreden ...'nın ...

24.Noterliğine ait 05/10/2016 tarihli hisse hisse devrini ve bu konuda alınan aynı tarihli ve 2016/01 sayılı kararı ticaret siciline tescil ve ilan ettirdiği, aynı hisselerin devrine ilişkin 31/12/2015 tarih ve 63435 yevmiye numaralı "Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesinin" ise; ticaret siciline tescil ve ilan edilmediği saptanmıştır.

Bu durumda belirtmek gerekir ki; değinilen her iki noter hisse sözleşme devri sonrasında TTK 595.maddesi bağlamında ortaklar genel kurulu kararı alınarak hisse devrine ilişkin yasal prosedür tamamlanmıştır. Ne var ki, kendisine ait davacı Şirket hissesini devreden ...'nın söz konusu hissenin ...'ya yapılan 1. Kez devrini 31/12/2015 tarihinden sonra ortaklar genel kurulunun onay kararına rağmen ve sözkonusu hisse devrinin hukuken geçerliliğini etkileyebilecek irade sakatlık hallerinin varlığını da ileri sürmemesine rağmen ticaret siciline tescil ettirmediği sabittir. Davacı yan, her ne kadar değinilen hisse devir sözleşmesini Şirket merkezinde bulamamaları nedeni ile ticaret siciline tescil ve ilan ettirilemediğini ve bu nedenle aynı hissenin yine aynı taraflar arasında 05/10/2016 tarihinde 2. Kez yapılan noter hisse devir sözleşmesi ile devredildiğini, 2. Hisse devrinin ise; sicile tescil ve ilan edildiğini ileri sürmüş ise de; bu husustaki iddiası yerinde görülmemiştir. Zira, kaybedildiği veya bulunamadığı ileri sürülen 31/12/2015 tarihli yukarıda değinilen noter hisse devir sözleşmesinin aslı gibidir onaylı örneğinin ikinci kez farklı bir noterlikte aynı hisse devir işlemi yapılmasına gerek kalmaksızın ilgili noterlikten temini ve buna göre ticaret siciline tescili hukuken olanaklıdır. Hal böyle iken, 05/10/2016 tarihinde aynı hissenin yeniden ve aynı taraflar arasında farklı bir noter hisse devir sözleşmesi düzenlenerek gerçekleştirilmesi ve sicile tescil ile ilan işlemlerinin de 2. Sözleşmeye dayalı olarak gerçekleştirilmesi olgusu, hisseleri devreden ve devralan Şirket hissedarlarının 1. Hisse devri sözleşmesinden zımmen vazgeçtikleri şeklinde yorumlanmalıdır. Aksi kabulde dahi, değinilen 05/10/2016 tarihli 2. Noter hisse devir sözleşmesinin ticaret siciline tescil ve ilan ettirilmesinden sonra bu sözleşmenin ve bu konuda alınan ortaklar genel kurulu kararlarının geçersizliğini ileri sürmenin TMK 2.m. bağlamında dürüstlük ilkesi ve çelişkili davranış yasakları kapsamında hukuken korunması da olanaklı değildir.

Bu durumda, açıklanan gerekçelerle davacının iddiasının aksine gerek TTK 32 ve gerekse de TTK 391 ile 595.m. bağlamında dava konusu noter hisse devir sözleşmesi ve ortaklar kurulu kararının geçersizliğinin dosya kapsamında kanıtlanamadığı sabit olmakla; davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın REDDİNE,

2.Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 179,90-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20-TL harcın davalıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

4.HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/04/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.