4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/9875 E. , 2023/2170 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 26.06.2015 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın otobüs durağında bulunan yaya küçük ...'e çarparak yaralanmasına neden olduğunu, Düzce Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden alınan özürlü sağlık kurulu raporunda özür oranının %45 olarak belirlendiğini, halen sol kolunu kullanamadığını, ...'in kaza nedeniyle uzuv kaybı yaşamasının diğer davacıları da derinden etkilediğini belirterek şimdilik davacı ... için 50.000,00 TL manevi, 1.000,00 TL maddi, anne ... için 25.000,00 TL manevi, 1.000,00 TL maddi, baba ... için 25.000,00 TL manevi, 1.000,00 TL maddi, kardeşler ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket tarafından 25.04.2015-25.04.2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalandığını, trafik sigortacısının işletenin zarardan sorumlu tutulabildiği hallerde zararı gidermekle yükümlü olduğunu, işletenin sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle davalı ... şirketinin de sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazada davalının kusurunun bulunmadığını, davacının yolu kontrol etmeksizin aniden yola fırlaması sebebiyle kazanın meydana geldiğini, davacının kazaya kendi ağır kusurlu hareketi ile sebebiyet verdiğini, davalının kazayı önlemek için aracını sola kırmasına rağmen davacı ...'nın araca kendisinin çarptığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Madencilik İnş. Taah. Turz. San. Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; "kaza tespit tutanağı ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin kusur raporuna göre meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü ...'ün kusursuz olduğu ve davalının kusuruna bağlı olarak sorumlu olan diğer davalıların sorumluluğunun olamayacağı, davacıların kendi kusuruna dayanarak hak elde etmelerinin de mümkün olmayacağı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporuna itiraz ettiklerini, yeni bilirkişi heyetine gönderilmesi taleplerinin değerlendirilmediğini, mağdur yaya ...’in araca ilk geçiş hakkını vermemesi nedeniyle davranışlarının asli derecede etken olduğunun belirtildiğini, davacı mağdurun olay tarihinde 5,5 yaşında olması nedeniyle araca ilk geçiş hakkını tanıması gerektiğini bilecek yaşta olmadığını, bir yetişkinden beklenen yükümlülüklerin 5,5 yaşındaki çocuğa yüklendiğini, sürücünün tüm tedbir ve yükümlülüklerinin hiçe sayıldığını ve bu yükümlülüklerin 5 yaşındaki çocuğa yüklendiğini, rapora itirazlarının reddedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa, kaza tespit tutanağı, hazırlık soruşturmasında alınan ifadeler, olay yeri ve çarpma noktası dikkate alınarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan yaya davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat, yakınlarının maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86 89, 90, 91 ve maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme: Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kazadan sonra olay yerine gelen görevliler tarafından kaza tespit tutanağı düzenlendiği, kroki çizildiği, davacının araçtan indikten sonra annesinin elinden kurtularak aniden taşıt yoluna fırladığının sabit olduğu, yayanın duran aracın önünden aniden taşıt trafiğine ait kaplamaya girişi yaptığı, dosyada alınan Adli Tıp Kurumu raporunun kaza tespit tutanağı ile aynı yönde olduğu, kaza tespit tutanağının aksi ispat edilinceye kadar geçerli belge niteliğinde olduğu, aksini iddia eden davacının iddialarını somut delillerle ispatı gerektiği halde aksinin davacı tarafça ispat edilemediği anlaşıldığından usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümününde açıklanan sebeplerle, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda dökümü yazılı harcın temyiz eden davacılardan alınmasına,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.