4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/12573 E. , 2023/2006 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlular ... ve ... hakkında takip yaptıklarını, takibin semeresiz kaldığını, borçluların alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazlarını diğer davalılara sattıklarını belirterek, davalı üçüncü kişiler taşınmazları ellerinden çıkardıklarından bedellerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Klavuz cevap dilekçesinde; dava şartlarının gerçekleşmediğini, aciz vesikasının alınmadığını, İİK'nun 278/2. maddesi gereğince 2 yıllık sürenin dolduğunu, taşınmazın bedelinin ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu edilen taşınmazı üzerindeki ipotek borçlarıyla beraber devraldığını, davacıyı zarara uğratma kastının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu edilen taşınmazı üzerindeki ipotek borçlarıyla beraber devraldığını, davacıyı zarara uğratma kastının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
4.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava şartlarının gerçekleşmediğini, aciz vesikasının alınmadığını, taşınmazların ipotekli olarak devredildiğini, bu nedenle bedel farkının oluşmadığını, davacıyı zarara uğratma kastının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
5.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.02.2017 tarihli ve 2015/140 Esas, 2017/80 Karar sayılı kararı ile dava konusu 35 ve 55 nolu bağımsız bölümleri satın alan davalı ... ve ...'in borçluların yanında çalışan insanlar olduğundan ve düşük bedeller ile satın aldıklarından, bu kişiler ile ilgili davanın kabulü ile davalı ...'nin 222.500,00 TL, davalı ...'in 180.000,00 TL olan taşınmazın devir tarihindeki gerçek değeri ve faiziyle sınırlı olmak üzere asıl borçlu ile sorumlu tutulmalarına, dava konusu 34 ve 11 nolu bağımsız bölümleri satın alan davalılar ... ve ...'ın muvazaalı satın aldıkları ispatlanmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ..., ..., ..., ..., ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.02.2020 tarihli ve 2018/792 Esas, 2020/2060 Karar sayılı ilamı ile; "...
2.Davanın İİK'nun 283/2 maddesi gereğince bedele dönüşmesi halinde, üçüncü kişinin davacının alacağından fazla olmayacak şekilde bu bedel ile sorumlu olması gerekir, bedel üzerinden faiz yürütülmesi mümkün olmadığı gibi borçlular borçları ile sorumlu iken birde bu bedelden sorumlu tutularak mükerrer borç altına girecek şekilde bu bedelden sorumlu olmaları mümkün olmadığı halde aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3.Davalılar ... hakkındaki dava kısmen ve ... hakkındaki dava tümden kabul edilmesine rağmen karar 4. ve 6. bentlerde bu davalıların yargılama giderinden 5. bende ise davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması doğru değildir.
4.Davalılar ... ve ... arasındaki tasarruf iptal edildiği halde hükmün 8.bendinde bu davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi de isabetsizdir.
5.Davalılar ... ve ... hakkındaki dava kabul edilmesine rağmen anılan hükmün 11. ve 12.bentlerinde anılan davalılar lehine yargılama giderinin davacıdan tahsiline karar verilmesi de isabetsizdir.
6.Davalı ... hakkındaki dava red edildiği halde yargılama giderlerinden sorumlu tutulması ve lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi de hatalı olmuştur.
7.Davalı ... hakkındaki dava kabul edilmesine rağmen yargılama giderinden sorumlu tutulmaması ve davacı lehine bu dava konusu taşınmaz yönünden vekalet ücreti takdir edilmemesi de isabetsiz olmuştur.
8.Davalı ...’in ...’a sattığı taşınmaz ile ilgili dava red edildiğine göre davalı ... yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi ve davalı ... taşınmazı borçlu ...’ten almasına rağmen hükümde ...’ten aldığı şeklinde yazılması da hatalıdır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 35 ve 55 nolu bağımsız bölümleri satın alan davalı ... ve ...'in borçluların yanında çalışan insanlar olduğundan ve düşük bedeller ile satın aldıklarından, bu kişiler ile ilgili davanın kabulü ile davalı ...'nin 222.500,00 TL, davalı ...'in 180.000,00 TL olan taşınmazın devir tarihindeki gerçek değeri ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmalarına, dava konusu 34 ve 11 nolu bağımsız bölümleri satın alan davalılar ... ve ...'ın muvazaalı satın aldıkları ispatlanmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'a yapılan devir bakımından mislini aşan bedel farkı olduğunu, bunun dışında davalı ...’un dava tarihindeki mernis adresi ile diğer davalı borçlu ...’nin ortağı ve müteselsil kefili olduğu dava dışı ... Mekanik Tesisat Tarım Hayv inş San ve Tic AŞ’nin taşınmazın devri sırasındaki ticaret sicil adresinin aynı sokakta bulunduğunu, yine davalı ...’un dava tarihindeki mernis adresi ile diğer davalı ...’nin devir resmi senedinde bildirdiği adresin aynı binada olduğunu, davalı borçlunun davalı 3.kişi ...'e devrettiği taşınmaz ile aynı tarih ve resmi devir senedi ile başkaca 3 taşınmaz devri daha yaptığını, buna göre borçlunun zarar verme kastını bilebileceğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yanlış belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.