7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/8973 E. , 2014/14242 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Amasya İş Mahkemesi
Tarihi : 20/02/2013
Numarası : 2011/679-2013/16
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile maddi ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekilinin temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesi'nin 06.06.2011 tarihli ilamı ile özetle,”...davacı vekilince maddi tazminat adı altında talep edilen alacağın bakiye süre ücreti olduğu anlaşıldığından talebin bu şekilde değerlendirilerek hesaplama yapılması gerekirken reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. ” gerekçesi ile bozulmuştur. Bozma kararına uyan mahkeme, davacının başka bir yerde çalışıp gelir elde edip etmediğini araştırıp ek hesap raporu aldıktan sonra davanın kabulüne karar vermiştir.
Davadaki taleplerden biri veya birkaçı hakkındaki kararın Yargıtay'ın bozma kararının kapsamı dışında kalması nedeniyle kesinleşmesi halinde mahkemenin kısmi bozma kararı üzerine yaptığı inceleme sonucu verdiği yeni kararında, infazda tereddüt oluşmaması açısından eski kararının kesinleşen bölümünün de aynen tekrarlanarak “bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” diye belirtilmek suretiyle yeni hükümde yer alması gerekmektedir
Somut olayda, kıdem tazminatının kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm kısmı bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu alacaklar hakkında yeniden hüküm kurulmaması gerekmekte ise de, infazda tereddüt oluşmaması için anılan alacaklara ilişkin hüküm kısmının tekrarlanarak bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken bu alacaklardan hiç bahsedilmemesi hatalı olmuştur.
3.Davacının manevi tazminatı istemi tümü ile reddedilmiştir. Maddi tazminatı adı altında talep ettiği bakiye süre ücreti 9000,00 TL olarak dava konusu edilmiş, 6750,00 TL'sı hüküm altına alınmıştır. Hal böyle olunca davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Tarife hükümlerine göre reddedilen miktarlar üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilerek davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır.
4.Hüküm altına alınan bakiye süre ücreti bakımından davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediğine göre, alacağa dava tarihi yerine fesih tarihinden itibaren faiz işletilmesi de ayrı bir bozma nedenidir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, karar bozulmalıdır.