Esas No
E. 2014/9401
Karar No
K. 2014/18168
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

7. Hukuk Dairesi         2014/9401 E.  ,  2014/18168 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi : Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

(İş Mahkemesi Sıfatıyla)

Tarihi : 06/05/2014

Numarası : 2012/133-2014/189

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek bazı işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç azışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.

Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir

Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41 inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir. Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir. Yukarıda izah edildiği şekilde fazla mesai alacağının ödendiği konusunda ispat yükü davalı işverene aittir.

Somut olayda davalı işveren fazla mesai alacağının ödendiğine ilişkin belge sunamamıştır. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları haftanın 6 günü 8-17 saatleri arası çalıştıklarını, bu sürenin üzerinde çalışılması halinde karşılığını aldıklarını beyan etmişlerdir. Bu beyanlardan da anlaşılacağı üzeri haftada normal olarak 48 saat çalışmaktadırlar. Dolayısı ile 3 saat fazla mesai sürekli yapılmaktadır. Tanık beyanlarından söz konusu bu haftalık 3 saatlik fazla mesainin aylık ücrete ilave olarak ödendiği anlaşılamamaktadır. Hükme esas alınan bilirikişi raporunda davacının aynı mahkemeye ait 2009/529 Esas sayılı dosyada tanık olarak verdiği ifadede fazla mesai alacaklarının ödendiğini beyan ettiği tespit edilmiştir.

Mahkemece fazla mesai çalışmalarının karşılığının ödendiğini gerekçesi ile fazla mesai alacağı talebi reddedilmiştir. Davacının tanık olarak beyanda bulunduğu ilgili dosya yada ifade sureti mevcut dosya içerisinde bulunmadığı için denetleme imkanı olmamıştır.

Yapılacak iş davacı isticvab edilerek tanık olarak verdiği beyanı da hatırlatılmak sureti ile beyanını almak, sonra diğer tanık beyanları da değerlendirilerek davacının tanık olarak ifade verdiği tarihte gözetilerek fazla mesai alacağının olup olmadığı hususunda bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetli olmamış karar bu nedenle bozulmuştur.

SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.