Aramaya Dön

6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/411
Karar No
K. 2023/415
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA

6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR

ESAS NO: 2022/411 Esas
KARAR NO: 2023/415
DAVACI: ... - ... - ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ... - ...- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 10/06/2022
KARAR TARİHİ: 06/06/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 23/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: taraflar arasında alım-satım işine ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, davacının davalıya fatura karşılığı 77.030,42 TL tutarında ticari mal satışı yaptığını, buna karşılık davalının 31.10.2017 keşide tarihli 51.014- TL. tutarında İ... ... nezdinde 05.03.2018 tarihinde 2018/ 2575 E. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek davanın kabulü ile, ... sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın iptali ve takibin devamı, alacağın %20’sinde az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi, her türlü yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusunun cari hesap dökümü olduğunu ancak,

TTK’nın 89/2.maddesi uyarınca, taraflar arasında yapılmış yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, taraflar tacir olmadıklarından, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, davacının, İİK67/1. Maddesine göre 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açmadığını, davacı, faturaya dayalı alacağını talep etmekteyse de, faturada belirtilen malların müvekkiline teslim edildiğine dair sevk irsaliyelerini dosyaya sunmadıkları, faturada gösterilen malların bir kısmını müvekkile teslim etmediklerini, teslim edilen mallar karşılığı yapılan ödemeler konusunda şifahi olarak mutabakata varmış olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE Dava, davacının "cari hesap" alacağı dayanak göstererek başlattığı takipte davalının yaptığı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. ... sayılı takip dosyasının celbine karar verilmiştir. Takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 25.016,42 TL üzerinden takip başlatıldığı, borçlunun borca itirazı ile takibin durdurulduğu görülmüştür. Taraf vekillerine HMK.

222.maddesi gereğince akdi ilişkinin başından itibaren defter ve kayıtları mahkememize sunmaları yönünde 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı vekilinin müvekkili şirketin ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirdiği görülmüştür. ...Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve ...Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak tarafların tacir olup olmadığı hususunda Mahkememize bilgi verilmesi istenmiştir. Vergi dairesinden gelen yazı cevabında tarafların Bilanço esasına göre vergilendirildiği bildirilmiştir. Tarafların bağlı bulunduğu Vergi Dairelerine müzekkere yazılarak BA/BS formlarının Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.

Dosyanın Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile tarafların ticari defter ve kayıtlarında akdi ilişkinin ne şekilde yer aldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, ticari defterlerinde uyuşan ve uyuşmayan kayıtların neler olduğu, gelen müzekkere cevapları da değerlendirilerek ve mahkemece yapılan uyuşmazlık tespiti çerçevesinde rapor tanzim edilmesi istenilmiş gelen bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.

Bilirkişi raporunda özetle; Davacının ticari defter kayıtları, davacı vekilince bildirilen adreste bulunmadığından, incelemeye ibraz edilemediğini, tarafların mükellefi bulundukları vergi dairelerinden bildirilen ve ticari defter kayıtlarına dayalı olarak tanzim edilen Ba/Bs formlarına göre, her iki tarafın da 8 adet fatura karşılığı kdv dahil 74.393,87 TL tutarında alım satım ilişkisinde bulundukları konusunda mutabakat bulunmadığını, davacı, toplam 77.030,442-TL tutarında mal satmış olduğunu ve bunun 52.

014.Lirasını tahsil etmiş olduğu, bakiye alacağının 25.016,42 TL olduğunu ileri sürdüğünü, Vergi dairesinden bildirilen kayıtlar esas alındığında 74.393,87 - 52.014. -22.379,87 TL tutarında davacının alacaklı olduğu ancak taraflar arasında ticari ilişkinin varlığından hareketle, davacının satım konusu yapmış olduğunu ileri sürdüğü ve birer fotokopisi dosya kapsamında bulunan faturalar dikkate alındığında, KDV dahil 25.016. 42 TL alacaklı olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. 2004 sayılı İİK 67. Maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği, bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlunun; takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu görülürse alacaklının; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği hüküm altına alınmıştır. İş bu davanın süresinde açıldığı görülmüştür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri müddeasını ispata mecburdur. Bu hüküm,“bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre; “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”

Faturanın, onu teslim alan muhatabı borç altına sokabilmesi için her şeyden evvel borç doğurucu bir hukuki ilişkinin mevcudiyeti ve faturanın da bu ilişki nedeni ile düzenlenmiş olması gerekir ve öncelikle taraflar arasında böyle bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının gözönünde tutulması zorunludur. Taraflar tacir olduğundan (bilanço esasına göre vergilendirildiğinden) davalının görev itirazına itibar edilmemiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı, davalı ile ticari ilişkiye yönelik alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazının iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı borçlunun takip dosyasında borca ve ferilerine itiraz ettiği görülmüştür. Somut olayımızda davaya ve takibe dayanak 22.379,87-TL bedel karşılığındaki hizmetin ifa edildiği Vergi Dairesinden gelen müzekkere cevaplarından görülmüştür. Tarafların arasındaki hukuki ilişkinin varlığı ve hizmetin kısmen ifa edildiği, davacı tarafından ispat edilmiştir. Ödemeye yönelik ispat külfeti kendisinde olan davalı/borçlu borcun ödendiğine dair belge ibraz edemediğinden takibe konu 22.379,87-TL bedelin davalı tarafından ödenmediği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, davalının ...31. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2575 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 22.379,87-TL asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı tarafça yapılan itirazın haksız ve alacak miktarının likid olduğu anlaşılmakla davacının tazminat talebinin yerinde olduğu görülerek hükmedilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile;

2.Davalının ...31. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2575 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 22.379,87-TL asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,

3.Hükmolunan 22.379,87-TL'nin %20'si olan 4.475,97-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

4.Fazlaya ilişkin istemin reddine,

5.Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.528,77-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 302,14-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.226,63-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 2.636,55-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8.Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 302,14-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 382,84TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9.Davacı tarafından yapılan; 1.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 87,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.587,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.420,41-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,

10.HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin 1.395,59-TL davalıdan, bakiye 164,41-TL'lik kısmının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, - Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde taraflara İADESİNE,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/06/2023 Katip ... Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.