7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/11013 E. , 2014/18284 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Bursa 8. İş Mahkemesi
Tarihi : 08/04/2014
Numarası : 2012/935-2014/268
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Davacı, davalı işyerinde gıda pazarlama personeli- şöfor olarak çalışırken; yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmaması, fazla mesâi ve ulusal bayram genel tatil ücretleri ile 2012 yılı Ağustos ayı ücretinin ödenmemesi nedeni ile iş akdini 22.08.2012 tarihinde haklı sebeple feshettiğini belirterek; kıdem tazminatının akdin fesih tarihinden , ücret, fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının temerrüt tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle, yıllık izin ücretininde temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın haksız ve kötü niyetle açılan bir dava olduğunu, davacının iddia edilen çalışma saatlerinin gerçeği yansıtmadığını, davacının asgari ücret ile çalıştığını ve feshin haksız olması nedeni ile davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. Mahkeme davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Mahkemece ön inceleme duruşmasında "Davalı vekiline bildirmiş olduğu tanıklardan ikisinin ismini seçerek mahkemeye bildirmek üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine, belirtilen süre içerisinde belirtilen işlemin yapılmaması halinde listedeki ilk iki tanık adına bir sonraki celsede dinlenilmek üzere davetiye çıkartılacağının davalı vekiline ihtarına, isimler bildirildiğinde tanıklar adına gelecek celse dinlenilmek üzere adlarına davetiye çıkartılmasına" 2. celsede "Davalı tanıkları Z. A..ve Ş. G..’ın dinlenmesi için davetiye çıkarılmasına adreslerinin davalı vekili tarafından 1 haftalık süre içinde bildirilmesine" 3. celsede "Davalı tanıklarının adresleri bildirilmediğinden davetiye çıkmadığından, davalı tanıklarının dinlenilmesine yer olmadığına" 4. celsede ise "Davalı vekilinin tanık dinletme talebinin süresinde adresleri bildirilmediğinden bir önceki celse 3 nolu ara karar gereğince reddedildiği görülmekle, davalı vekilinin tanık dinletme talebinin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
Mahkemenin ara kararı ile tanık listesini gerekçe göstermeden 2 ile sınırlandırması, savunmanın kısıtlanması sonucunu doğurur. Tanıkların adreslerinin bildirilmesi konusunda davalıya kesin süre verilmeden ve kesin süre sonunda tanıklarını dinletmekten vazgeçmiş sayılacağı ihtarı yapılmadan tanık dinletme talebinin reddine karar verilmesi de hatalıdır. Tanık beyanı takdiri delillerdendir. Hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek davalının tanıkları dinlenmeden eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
2.Kabule göre de; Davacı 31.08.2012 tarihli ihtarnamesiyle 5 gün içinde işçilik alacaklarının ödenmesini talep etmiş, söz konusu ihtarname davalıya 06.09.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde ise kıdem tazminatı için akdin feshi tarihinden, ücret, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil alacakları için temerrüt tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi yürütülmesini, yıllık izin alacağına temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz istemiş, 19.02.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle de kıdem tazminatı için akdin feshinden, ücret, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil alacakları için temerrüt tarihinden faiz yürütülmesini talep etmiş, mahkemece kıdem tazminatı için akdin feshinden, ücret, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve yıllık izin alacakları için temerrüt tarihinden faiz işletilmesine karar vermiştir. Ancak davacı 31/08/2012 tarihli ihtarnamesi ile davalıyı 945,00 TL ücret, 7.500,00 TL fazla çalışma ücreti ve 750,00 TL yıllık izin ücreti miktarı ile sınırlı olarak temmerrüde düşürmüştür. Bu miktarları aşan alacaklar için ıslah tarihinden faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de doğru olmamıştır.