7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/9068 E. , 2014/18839 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Bursa 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 30/12/2013
Numarası : 2013/44-2013/874
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Maki Makine Kauçuk Kalıp Aparat Ltd. Şirketi ve AS-Kav Kalıp Aparat İmalat San. ve Tic. Ltd. Şirketleri vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar Maki Makine Kauçuk Kalıp Aparat Ltd. Şirketi ve As-Kav Kalıp Aparat İmalat San. ve Tic. Ltd. Şirketlerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı, ücretlerinin parça parça ve eksik ödenmesi, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücretleri ile asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ücretleri ile ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı Maki Makine Kauçuk Kalıp Aparat Ltd. Şti., davacının ihtarname çekerek iş akdini feshettiğini bildirdiğini, davacının kendi isteğiyle istifa etmesi nedeniyle hak ve alacağı olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının çalışma ücretlerinin parçalı olarak ve zamanında ödenmediği, yine fazla mesai ücretlerinin verilmediği gibi hususlar değerlendirildiğinde, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24'ncü maddesi gereğince işçi tarafından feshinin haklı bir neden taşıdığı, bu nedenle de yapılan fesih işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma ve genel tatil çalışması yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma ve genel tatil çalışmasının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının tanık beyanlarına göre fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacakları hesaplanmıştır. Davacının davalı işyerinde 27.12.2006-22.10.2012 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilmiştir. Davacı tanıklarından biri davalı işyerinde 2005-2009 yılları arasında, diğeri ise 2007 yılı Ocak ayından 2010 yılı Şubat ayına kadar davalı işyerinde çalıştığını beyan etmiştir.
Tanıkların tanıklıkları kendi çalıştıkları dönem için dikkate alınabilir. O halde tanıkların davalı işyerinde çalıştıkları tarihler belirlenerek, tanıkların çalışma süresi dikkate alınarak davacının fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.