7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/8295 E. , 2014/18900 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 06/03/2014
Numarası : 2013/102-2014/155
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı- karşı davalı temyizi yönünden; davacı-karşı davalı, Davalı işyerinde 13.03.2009 - 01.03.2013 tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş akdinin kendisi tarafından işçilik alacaklarının ödenmediği ve yer değiştirmeye zorlandığı gerekçesi ile feshedildiğini bildirerek kıdem tazminatı ile yemek ücreti, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı, davacının imzaladığı iş sözleşmesinde Türkiye'nin her yerinde çalışmayı kabul etmesine rağmen yer değişikliğini kabul etmeyerek işten ayrıldığını ve başkaca bir alacağının da bulunmadığını bildirerek davanın reddini ve davacı işten ayrılırken ihbar öneline uymadığından ihbar tazminatının tahsilini istemiştir. Mahkemece davacı-karşı davalının iş akdini haksız şekilde feshettiği kanaati ile davanın kısmen kabulüne ve davalı-karşı davacının ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı-karşı davalının iş akdini feshinin haklı olup olmadığı ve buna bağlı olarak da kıdem tazminatıne ve davalı-karşı davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmayacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. 4857 sayılı İş Kanununun 32 nci maddesinin dördüncü fıkrasında, ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır. 5953 sayılı Basın İş Kanununun 14 üncü maddesinin aksine, 4857 sayılı Yasada ücretin peşin ödeneceği yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Buna göre, aksi bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sora ödenmelidir. Ücreti ödenmeyen işçinin, bu ücretini işverenden dava ya da icra takibi gibi yasal yollardan talep etmesi mümkündür. Ücretin ödenmediğinden söz edebilmek için işçinin yasa ya da sözleşme ile belirlenen ücret ödenme döneminin gelmiş olması ve işçinin bu ücrete hak kazanması gerekir. 4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların ödenmemesi durumunda da işçinin haklı fesih imkânı bulunmaktadır.
Somut olayda davacı-karşı davalı 28.02.2013 tarihli ihtarnamesi ile gerekmediği halde görev yerinin değiştirilmesi ve fazla mesai ücretinin ödenmemesi sebeplerine dayalı olarak iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini bildirmiştir. Yargılama sonucu davacının fazla mesai ücreti alacağının bulunduğu açıktır. Buna göre davacı-karşı davalının yapmış olduğu fesih haklı olup, mahkemece bu hususa dikkate edilmeksizin, davacı-karşı davalı lehine kıdem tazminatına hükmedilip, davalı-karşı davacının ise ihbar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
3.Mahkemece davacının hafta tatili ve genel tatil ücreti taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Oysa dosyada bulunan nöbet çizelgelerinde davacının bazı genel tatil günlerinde çalıştığı ve özellikle aynı çalışma noktasında çalışan diğer işçilerin izinli olduğu dönemlerde hafta tatillerinde de çalıştığı anlaşılmaktadır. Buna rağmen davacının bu çalışmalarının karşılığı olarak ücretlerinin zamlı şekilde ödenip ödenmediği bilirkişi raporundan anlaşılmamaktadır. Mahkemece bu husus gözetilmeden hafta tatili ve genel tatil ücreti yönünden denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulmuş olması isabetli olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
4.Davalı- karşı davacı temyizi yönünden; davacı dava dilekçesi ile yemek ücreti talebinde bulunmuş olup, mahkemece bu talebin kabulüne karar verilmiştir.
Gerek taraflar arasında imzalanmış olan iş akdinin 12. maddesinin (a) bendine ve gerekse davalı-karşı davacının savunmasına göre bu tür yemek yardımları davalı-karşı davacının yapmış olduğu güvenlik hizmeti sözleşmelerinde düzenlenmesine bağlı olarak sunulan ve süreklilik arz etmeyen yardımlardır. Bu husus bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesinde de tekrar edilmiştir. Mahkemece, yemek ücreti talebinin reddine karar vermek gerekirken, kendi gerekçesi ve bilirkişi raporu ile çelişir şekilde yemek ücreti alacağının kabulüne karar verilmiş olması doğru olmayıp bozma nedenidir.