Esas No
E. 2023/2348
Karar No
K. 2023/5859
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/2348 E.  ,  2023/5859 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/392 E., 2022/249 K.
HÜKÜM/KARAR: Reddine

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten alacağına karşılık olan çeki tahsil için bankaya ibraz ettiğinde karşılığının bulunmadığını, şirket ve şirketin yetkilisi ... için icra takibine başladığını, Antalya 14. İcra Müdürlüğü'nün 2012/8376 E. sayılı dosyasındaki takibin şirket için 18.01.2013 tarihinde kesinleştiğini, yapılan sorgulamalarda şirket adına kayıtlı taşınmaz olmadığını, 4 adet alacağı karşılamayacak araçlara haciz konulduğunu, Alanya İcra Müdürlüğü tarafından talimat dosyası ile 18.02.2013 tarihinde yapılan haciz işleminde de şirket yetkilisinin yurtdışına kaçtığının tespit edildiğini, hacze kabil mal bulunmadığının anlaşıldığını, bu arada 12.10. 2012 tarihinde davalı şirketin Belek'te bulunan 83 adet taşınmazının bir gün içinde diğer davalı ...'a üzerindeki 25 Milyon TL ve 10 Milyon TL'lik banka ipotekleri olduğu halde devredildiğinin öğrenildiğini, kalan 8 adet taşınmazın da 3 gün sonra devredildiğinin belirlendiğini, davalı ...'in 82 yaşında olduğunu, bu yapılan işlemlerin alacaklılardan mal kaçırma amaçlı olduğunu ifade etmiş ve davalıların yaptığı bu tasarrufların iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili verdiği cevap dilekçesinde kesin aciz belgesinin bulunmadığını, bunun dava şartı olduğunu ayrıca diğer davalı ile müvekkili arasında muvazaa olmadığını, aralarında sözleşme yaptıklarını, belirli bir bedel karşılığında Efesude isimli şirkete taşınmazların devredileceğini ve devredildiğini fakat belirlenen meblağlar şirketin durumu nedeniyle ödenmeyince ve bu konuda dava açılınca ...'a taşınmazların geri iadesinin sağlandığını belirtip tasarrufun iptali şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Efesude isimli şirket vekili de davanın açılması için ön şartların mevcut olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemenin 19.03.2015 tarihli ve 2013/144 E., 2015/102 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2.Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 15.09.2021 tarihli, 2021/1894 Esas ve 2021/4710 Karar sayılı ilamı ile;

1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere toplanan delillere göre davalı ... vekilinin aşağıda belirtilen bent haricindeki yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

Bu tür davaların dinlenebilmesi için,davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.'nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.'nun 279. maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Somut olayda; mahkemece davalı borçlu adına kayıtlı 91 adet gayrımenkulün mal kaçırma kasdı ile davalı ...'a devredildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmişse de dosya içeriğine göre varılan sonuç doğru görülmemiştir.

Davacı’nın davalı Efesude İnşaat Tur Tic. San Ltd. Şti’nden 05.10.2012 keşide tarihli çeke dayalı olarak alacaklı olduğu, söz konusu çekin tahsilini teminen Antalya 14. İcra Müdürlüğü’nün 2012/8376 sayılı dosya ile takibe geçildiği, iş bu dosyaya yetki itirazında bulunulması sebebi ile Alanya İcra Müdürlüğü’nün 2012/7469 sayılı dosya ile takibe devam edildiği, davalı borçlunun aciz halinde olduğunun anlaşıldığı, adına kayıtlı dava konusu gayrımenkullerin 83 adeti 12.10.2012 tarihinde kalan 8 adet taşınmazın da 15.10.2012 de ...’a devredildiği, anlaşılmaktadır.

Davalı ... beyanlarında, dava konusu 83 adet gayrımenkulün (dava dilekçesinde ayrıntıları belirtilen) dava konusu tasarruf tarihinden önce adına kayıtlı olduğunu, adına kayıtlı 83 adet taşınmazın 07.09.2011 tarihinde davalı Efesude İnşaat Tur Tic. San Ltd. Şti’ne devredildiğini, davalı Efesude İnşaat’ın aralarındaki adi nitelikteki sözleşme şartlarına uymaması sebebi ile söz konusu gayrımenkullerin yeniden üzerine devirlerinin talep edildiğini, davalı ile husumet halinde bulunduklarını, davalı Efesude İnşaat trafından söz konusu gayrımenkullerin devredilmediği, bu sebeple davalı Efesude İnşaat aleyhine Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/516 E sayılı dava dosyası ile 06.09.2012 tarihinde dava açıldığını belirtmiştir.

Davalılar arasındaki Serik 1. Asliye Hukuk Mahkmesi’nin 2012/ 516 sayılı dosyası devam ederken davalı Efesude İnşaat yetkilisi tarafından 12.10.2012 tarihinde dava konusu 83 adet taşınmazın davalı ...'a iade edildiği, Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/516 sayılı dosyasında iade edilen gayrımenkuller yönünden tapu iptal ve tescil davasının reddine, davalı Efesude İnşaat tarafından elden çıkartılan bir kısım gayrımenkul yönünden ise davalı Efesude İnşaat’ın 615.400 Euro tazminat ödemesine karar verildiği, söz konusu kararın davacı ... ve davalı Efesude İnşaat tarafından temyiz edilmeksizin 06.01.2015 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

Davalı ...’ın dosyamız davacısının alacağının doğum tarihinden önce Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/516 E sayılı dosya ile tapu iptal ve tescil davası açmasına, dava konusu 83 adet taşınmaz ile ilgili tapu iptal davasında da belirtildiği ve tapu kayıtlarından da anlaşıldığı üzere öncesinde ...’a ait olduğunun anlaşılmasına ve davacı alacaklının alacağının dayanağının söz konusu tapu iptal ve tescil davasından önceye dayandığını da ispat edememesine göre mahkemece davalı ...’ın 82 yaşında olup, dava konusu taşınmazların devrinin adi nitelikteki sözleşmeye göre yapılmasını ve davalı ...’ın açtığı tapu iptal ve tescil davası sonucunu temyize götürmemesini gerekçe göstererek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3.Ayrıca İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, dava konusu mal ve hak, lehine tasarruf yapılmış olan 3. kişinin elinde ise iptal davasının konusu o mal veya hak üzerinde cebri icraya devam edilmesi, lehine tasarruf yapılan kişi o mal veya hakkı elinden çıkarmış ise o zaman davanın konusu 3. kişinin o mal veya hakkın değeri oranında tazminata mahkum edilmesi gerekir. Üçüncü kişinin mal veya hakkı dava sırasında elinden çıkarması veya elinden çıkardığının dava sırasında öğrenilmesi halinde davanın ıslahına gerek olmadan davacı alacaklı davaya bedel davası olarak devam edilmesini isteyebilir veya devralan 4. kişiyi davaya dahil ederek davaya devam edebilir.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre dava konusu edilen 1175 ada, 21 parselde bulunan 8 adet taşınmaz ile ilgili dosyaya gönderilen aktif ve pasif tapu kayıtlarına göre söz konusu gayrımenkullerin davalı ...’a ait olmadığı anlaşılmaktadır. Söz konusu gayrımenkullerin davalı borçludan kime devredildiği ve elden çıkartılıp çıkartılmadığı da belirlenmeksizin iş bu 8 adet gayrımenkul yönünden de davanın kabulü yönünde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

Davacının Antalya ili Serik ilçesi Belek Mahallesi 141 ada 1 parseldeki dava dilekçesinde ayrıntıları ve bilgileri yazılı 83 ayrı bağımsız bölüm hakkında açmış olduğu tasarrufun iptali davasının, alacağın daha önceye dayandığı ispat edilemediğinden, dava özel şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

Davacının Antalya ili Serik ilçesi Belek Mahallesi 1175 ada 21 parseldeki dava dilekçesinde ayrıntıları ve bilgileri yazılı 8 ayrı bağımsız bölüm hakkında açmış olduğu davanın, dava tarihinde iptale tabi tasarruf bulunmaması ve dava açıldıktan sonra tasarrufların yapılmış olması nedeniyle, hukuki yarar yokluğu nedeniyle, bu taşınmazlara ilişkin tasarrufun iptali davasının USULDEN REDDİNE,

karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilli ve davalı ...

vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu uyuşmazlığın esası hakkında inceleme yapmadan davanın usulden ve hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dışı 3. kişilere devredilen 1175 ada, 21 parselde bulunan 8 adet taşınmaz yönünden HMK m. 125 gereğince, mahkemenizce tespit edilecek değer üzerinden "tazminat" talebimi bulunduğunu, davalılar (Efesude ... Ltd. Şti ile muris ...) arasındaki Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/516 Esas sayılı dosyasında verilen karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olmasının da davalılar arasında ortak hareket edildiğinin göstergesi olduğunu, müteveffa davalı ...'in yaşının 82 olması, 1 günde apar topar taşınmazların devri işleminin gerçekleşmesi, taraflar arasındaki yazılı anlaşmanın niteliği de dikkate alınarak, arka planda kalan davalıların asıl niyetlerine mahkemece itibar edilemeyeceğinden yapılan tasarrufun iptali ile davacı alacağı kadar cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesi gerekir iken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... Mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde; nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3/2 maddesi delaltiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427 ve devamı maddeleri,

2.2004 sayılı İcra İflas Kanun'un 277 ve devamı maddeleri

3.Değerlendirme

1.Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davalı ... lehine, davanın usulden reddedilmesi sebebi ile maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Davacı vekillinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacı ve davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog