7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/9224 E. , 2014/19130 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Adana 4. İş Mahkemesi
Tarihi : 16/04/2014
Numarası : 2012/515-2014/266
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait çiftlik işyerinde 20/05/2000 tarihinde işe başladığını, SGK ya 01/02/2001 tarihinde bildirim yapıldığını, 2012 Ağustos sonuna kadar çalıştığını, davacının işyerinde traktör kullandığını ve çiftliğin tamirhanesinde çalıştığını sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, izin ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesi uyarınca, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. 4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir. Davanın, İş Kanunu kapsamı dışında kalması halinde, Mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
İş Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, 50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz. İşçi tarım ve orman işlerinin yapıldığı bir işyerinde çalışıyor ise, bu işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlığın iş mahkemesi yerine görevli hukuk mahkemesine çözümlenmesi gerekir.
Ancak, tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerinde 50 dahil daha az işçi bulunmasına rağmen, işyerinde sendika örgütlenmesi sonucu Toplu İş Sözleşmesi bağıtlanmış ise, üye sendika üyesi işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlığın 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 66 ncı maddesi uyarınca iş mahkemesinde görülmesi gerekir. Bunun dışında 4857 sayılı İş Kanununun 4 üncü maddesinde tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde çalışanların kanun kapsamına girmeyeceği açıklandıktan sonra aynı madde de ayrık durumlara yer verilmiştir. Buna göre;
1.Tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı atölye ve fabrikalarda görülen işlerde,
2.Tarım işlerinde yapılan yapı işlerinde,
3.Halkın faydalanmasına açık park ve bahçelerde
4.Bir işyerinin eklentisi durumundaki bahçe işlerinde, çalışanların, İş Kanunu kapsamında olacakları belirtilmiştir.
Sonuç olarak tarım ve orman işletmelerindeki bitki ve hayvan üretimi, bakım ve yetiştirmesi dışında kalan işler İş Kanununa tabidir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 23.05.1960 gün ve 11-10 ile 10.05.1974 gün ve 3-44 sayılı kararları uyarınca, özellikle iş hukukunda istisnaî hükmün genişletilerek değil, dar yorumlanması gerekir. İşçiler yararına getirilen düzenlemelerin yine işçiler yararına yorumlanması asıldır. Somut olayda; davacının şoför olarak çalışması nedeniyle tarım işçisi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de Mahkemenin bu kabulü dosya kapsamına uygun değildir.
Davacı ve davalı tanık beyanlarına göre davacının traktör şoförlüğü yaptığı, tarla sürmek, ekim dikim işi yapmak, hasat, ürün taşıma gibi çiftlikteki tarım işlerinde çalıştığı, çiftlikte bakım ustası olarak R.. A..'ın bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının şoför olarak çalıştığı gerekçesiyle İş Kanunu kapsamında olduğu kabul edilmiş ise de tanık beyanlarına göre davacının tarım işletmesinde yaptığı işin sürüm, ekim ve hasat gibi bitki üretimi kapsamında yapılan tarım işleri olduğu anlaşılmaktadır. İşyerinde 50 kişiden az işçi çalıştığı anlaşıldığından Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasını inceleyerek karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.