Esas No
E. 2014/3949
Karar No
K. 2014/14713
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2014/3949 E.  ,  2014/14713 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi : Trabzon 1. İş Mahkemesi

Tarihi : 30/01/2014

Numarası : 2010/813-2014/38

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı, maaşlarını alamadığını ve işyerindeki genel müdürü ve genel yayın yönetmeninin hakaretlerine maruz kaldığını, bu sebeple iş sözleşmesini İş Kanunun 24/II maddesi uyarınca bildirimsiz olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.

Davalı, davacının işyerinden haksız olarak kendisinin ayrıldığını, davacı ve diğer bazı kişilerin işyerini topluca terk ettiklerini, gazete şifrelerinin de ellerinde bulundurmaları sebebiyle gazete çıkarılmasının da tehlikeye girdiğini, genel müdürün davacı ve arkadaşlarına hakaret ettiği iddiasının doğru olmadığını, davacı ve arkadaşları yüzünden İstanbul'dan bilgi işlem personeli getirilmek zorunda kalındığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin feshinin haklı nedene dayandığının ispat yükünün işverene ait olduğu, işveren tarafından haklı fesih hususunun kanatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı iş akdini genel müdür ve genel yayın yönetmeninin hakaretlerine maruz kalması nedeniyle feshettiğini ileri sürmüştür. Emsal olarak Dairemizce incelenen 2013/26956-2014/4922 E.K. sayılı kararı ile aynı nedenle iş akdini feshettiği anlaşılan bir başka işçiye ait dosyada, tanık beyanlarının duyuma dayalı olması nedeniyle hakaret iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bu dosyada ise davacı tanıklarından ikisi davacıdan önce iş akdini feshettikleri ve fesihle ilgili bilgilerinin olmadığını beyan etmişlerdir. Davacı tanığı N.. B.. ise şirket yöneticisinin davacıya ve diğer çalışanlara her zaman kötü davrandığını, hakarete varan sözler söylediğini, hatta şirketten kovması nedeniyle davacının davalı şirkette artık çalışamayacağını anlaması üzerine davalı şirketten ayrıldığını beyan etmiş ise de davacı iş akdini hakarete uğraması nedeniyle haklı nedenle feshettiğini ileri sürmektedir. Ancak davalı tanığı Ö.. C..’in beyanından diğer işçilerin işi toplu olarak bırakarak ayrıldıkları tarihte davacının izinli olduğu, diğer işçilerin ayrılması üzerine davacının işe çağrıldığı, davacının işyerine gelmediği ve diğer işçilerle birlikte noter kanalıyla gönderdiği ihtarname ile iş akdini hakaret nedeniyle feshettiğini bildirdiği anlaşılmaktadır. Davacının hakarete uğradığını iddia etmesine karşın olay tarihinde izinli olduğu anlaşılmakta olup davacının kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

3.Basın İş Kanununda bazı işçilik alacaklarının günlük yüzde beş fazla ödeme tutarları ile ödeneceği düzenlenmiş olup dava dilekçesinde fazla mesai ve genel tatil ücreti alacakları için % 5 fazla ödeme alacakları miktar belirtilmek ve harcı yatırılmak suretiyle talep edilmemiştir.

Bilirkişi raporunda % 5 fazla ödeme alacaklarının hesaplanması üzerine ıslah dilekçesi ile % 5 fazla ödeme alacaklarının talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece açıkça belirtilmemekle birlikte hüküm altına alınan miktarlardan % 5 fazla ödeme alacakların da kabul edildiği anlaşılmakta ise de daha önce talep edilmeyen ve dava konusu yapılmayan, başvurma harcı yatırılmayan ya da ek dava yoluyla talep edilmeyen alacakların ilk defa ıslah dilekçesi ile talep edilmesi üzerine hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Kabulü göre de % 5 fazla ödeme alacaklarından hakkaniyet indirimi yapılıp yapılmadığı ve yapıldı ise oranı karardan anlaşılmamakta olup bu husus da doğru olmamıştır.

SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 27/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.