Aramaya Dön

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVACI: ... - ... ...
DAVALI: ... - ... ...
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH:
KARARIN MAHİYETİ: KISMEN KABUL KISMEN RED

Mahkememizde görülmekte bulunan " Menfi tespit " davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı-alacaklı tarafça, müvekkili aleyhine Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılıdosyası ile haksız ve kötü niyetli olarak İcra takibi başlatıldığını, söz konusu takiplerin iptali ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti için iş bu davayı açtıklarını, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından alacaklı tarafın müvekkili aleyhine 05/02/2016 tarihinde icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin takibe konu senetlerde lehtar/ciranta konumunda olduklarını, bu dosyadan takibin 05/02/2016 tarihinde başlatıldığını ve 22/05/2017 tarihine kadar müvekkili aleyhine hiç bir işlem yapılmadığını, 22/05/2017 tarihinde yapılan işlemin de müvekkilinin sadece kimlik bilgilerinizin sorulmasından ibarettir, söz konusu işlemin cebri icrayı devam ettirmeye yönelik bir haciz işleminin de olmadığını, bu nedenle işlemin zaman aşımı kesen sebeplerden de olmadığını, hamilin ciranta konumundaki müvekkiline takip yapabilmesinin 1 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, dosyadaki alacaklı tarafın 1 yıl boyunca hacze yönelik işlem yapmadığı gibi yapılan kimlik bilgisi istenmesi veya sorguların hacze yönelik işlem niteliğinde de olmadığını, bonoda ciranta olan müvekkili hakkında takibe devam edilebilmesi için gereken 1 yıllık sürenin çoktan geçtiğini, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ise iptal sebeplerinin takibe konu bonolar nedeniyle alacaklı tarafça ödememe protestosu çekilmediğini, bu nedenle lehtar/ciranta konumundaki müvekkili yönünden takibin iptalinin gerektiğini, söz konusu icra dosyasına konu senedin incelenmesi neticesinde müvekkilinin icraya konu senette lehtar konumunda olduğunu ve alacaklı olduğunu iddia eden ...'dan söz konusu senedi ciro yoluyla temlik aldıklarını, müvekkili ile ilgili senette ciranta olarak borçlu sıfatına haiz olduğunu fakat davalı tarafça dava konusu senet sebebiyle herhangi bir protesto çekilmediğini, protesto çekilmediği için müvekkilinin icraya konu senet dolaysıyla bir borcunun bulunmadığını, takibin zaman aşımına uğradığını, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibin 21/12/2015 tarihinde başlatıldığını, 02/06/2017 tarihine kadar müvekkili aleyhine hiç bir işlem yapılmadığını, hamilin ciranta konumundaki müvekkiline takip yapabilmesi için 1 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, dosyada alacaklı tarafın 1 yıl boyunca hacze yönelik işlem yapmadığını, bonoda ciranta olan müvekkilinin hakkında takibe devam edilebilmesi için gereken 1 yıllık sürenin çoktan dolduğunu, yine Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası yönünden iptal sebeplerinin ise alacaklı tarafın bahsi geçen dosya ile müvekkili aleyhine 13/10/2015 tarihinde icra takibi başlattığını, müvekkilinin takibe konu senetlerde lehtar/ciranta konumunda olduğunu, hamilin ciranta konumundaki müvekkiline takip yapabilmesi için 1 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, bu nedenlerle bahsi geçen icra dairelerine ait dosyalardan icra takiplerinin iptaline ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalı yana hükmedilmesini talep ettikleri görülmektedir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından zaman aşımının bir defi olduğunu ve mahkemece resen dikkate alınamayacağını, zaman aşımı definin İİK uyarınca ödeme emrinin tebliğinden sonra 5 gün içinde yapılmasının gerektiğini, Konya . İcra Müdürlüğü'nün dosyasından sebeple açmış oldukları Konya . İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı takibin iptali davasının reddedildiğini, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip için ise yine bu takip için Konya . İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takibin iptali davasının reddedildiğini, ayrıca takibini 06/06/2017 tarihinde kesinleştiğini ve kesinleşmeden sonra 1 yıllık zaman aşımının henüz dolmadığını, takibin kesinleşmesinden sonraki zaman aşımı definde bulunulamayacağını, açılan davanın reddi ile yapılan yargılama giderlerinin de davacı yana hükmedilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmektedir.

Mahkememizce verilen 02/11/2020 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 19/12/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak, dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.

Mahkememizin 06/12/2023 tarihli duruşmasında davacı ... beyanında; " her ne kadar davalı ile sıralı ciranta olsa dahi bu bononun veriliş şekli benim kefil olarak imza atmam istenmesi nedeniyledir yoksa benim herhangi bir davalıyla temel ilişkide bir alışverişim yoktur, karşılığında deri aldıkları için bu bono verilmiştir, deriyi alan kişide ... , ... , ben ... yanında çalışandım" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı-alacaklı tarafça, müvekkili aleyhine Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılıdosyası ile haksız ve kötü niyetli olarak İcra takibi başlatıldığını, söz konusu takiplerin iptali ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti için iş bu davayı açtıklarını, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından alacaklı tarafın müvekkili aleyhine 05/02/2016 tarihinde icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin takibe konu senetlerde lehtar/ciranta konumunda olduklarını, bu dosyadan takibin 05/02/2016 tarihinde başlatıldığını ve 22/05/2017 tarihine kadar müvekkili aleyhine hiç bir işlem yapılmadığını, 22/05/2017 tarihinde yapılan işlemin de müvekkilinin sadece kimlik bilgilerinizin sorulmasından ibarettir, söz konusu işlemin cebri icrayı devam ettirmeye yönelik bir haciz işleminin de olmadığını, bu nedenle işlemin zaman aşımı kesen sebeplerden de olmadığını, hamilin ciranta konumundaki müvekkiline takip yapabilmesinin 1 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, dosyadaki alacaklı tarafın 1 yıl boyunca hacze yönelik işlem yapmadığı gibi yapılan kimlik bilgisi istenmesi veya sorguların hacze yönelik işlem niteliğinde de olmadığını, bonoda ciranta olan müvekkili hakkında takibe devam edilebilmesi için gereken 1 yıllık sürenin çoktan geçtiğini, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ise iptal sebeplerinin takibe konu bonolar nedeniyle alacaklı tarafça ödememe protestosu çekilmediğini, bu nedenle lehtar/ciranta konumundaki müvekkili yönünden takibin iptalinin gerektiğini, söz konusu icra dosyasına konu senedin incelenmesi neticesinde müvekkilinin icraya konu senette lehtar konumunda olduğunu ve alacaklı olduğunu iddia eden ...'dan söz konusu senedi ciro yoluyla temlik aldıklarını, müvekkili ile ilgili senette ciranta olarak borçlu sıfatına haiz olduğunu fakat davalı tarafça dava konusu senet sebebiyle herhangi bir protesto çekilmediğini, protesto çekilmediği için müvekkilinin icraya konu senet dolaysıyla bir borcunun bulunmadığını, takibin zaman aşımına uğradığını, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibin 21/12/2015 tarihinde başlatıldığını, 02/06/2017 tarihine kadar müvekkili aleyhine hiç bir işlem yapılmadığını, hamilin ciranta konumundaki müvekkiline takip yapabilmesi için 1 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, dosyada alacaklı tarafın 1 yıl boyunca hacze yönelik işlem yapmadığını, bonoda ciranta olan müvekkilinin hakkında takibe devam edilebilmesi için gereken 1 yıllık sürenin çoktan dolduğunu, yine Konya 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası yönünden iptal sebeplerinin ise alacaklı tarafın bahsi geçen dosya ile müvekkili aleyhine 13/10/2015 tarihinde icra takibi başlattığını, müvekkilinin takibe konu senetlerde lehtar/ciranta konumunda olduğunu, hamilin ciranta konumundaki müvekkiline takip yapabilmesi için 1 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, bu nedenlerle bahsi geçen icra dairelerine ait dosyalardan icra takiplerinin iptaline ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür, konuyla alakalı olarak TTK 749. Maddesi incelendiğinde; " (1)Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Hamilin, cirantalarla düzenleyene karşı ileri süreceği istemler, süresinde çekilen protesto tarihinden veya senette “gidersiz iade olunacaktır” kaydı varsa vadenin dolduğu tarihten itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (3) Bir cirantanın başka cirantalarla düzenleyen aleyhine ileri süreceği istemler, cirantanın poliçeyi ödediği veya poliçenin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar." şeklinde düzenlemelerin olduğu, yine İİK 168/5 maddesinde " Borçlu olmadığı veya borcun itfa edildiği veya mehil verildiği veya alacağın zaman aşımına uğradığı veya yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bir dilekçe ile bildirerek icra mahkemesinden itirazın kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı " şeklinde düzenleme olduğu, aynı kanunun 72/2 . Maddesinde " Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." şeklinde, aynı kanunun 33/a maddesinde ise " İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir. Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vakı olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder. İcranın devamına karar verilmesi halinde 33 üncü maddenin son fıkrası burada da uygulanır" hükmünün bulunduğu, "... ödeme süresi içinde zaman aşımı itirazında bulunmamış olan borçlu, itiraz süresi geçtikten sonra alacağın zaman aşımına uğradığını tespit için MENFİ TESPİT DAVASI açamaz" (İcra- İflas Hukuku Ders Kitabı ... , ... , ... , ...

5.Baskı Sayfa 129) " Ancak, ödeme emrine itiraz etmemiş ( böylece zaman aşımı ileri sürmemiş) olan borçlu, takip konusu alacağın takip talebinden önceki dönemde zaman aşımına uğradığını bildirerek MENFİ TESPİT DAVASI AÇAMAZ " (Prof. Dr. ... İcra ve İflas El Kitabı 2. Baskı 2013)

Yüksek Yargıtay . HD'nin ... , ... , 18/06/2013 tarihli kararı ile yine ayın dairenin 20/03/2000 tarihli, ... , 10/07/2006 tarihli, ... sayılı emsal kararı da dikkate alındığında somut olayımızda; zamanaşımı nedeniyle açılmış bir menfi tespit davası var. Zamanaşımı bilindiği üzere bir defidir ve bu nedenle de bu yöndeki irade beyanının ileri sürülmesi gerekir. Takip sırasında alacaklıya karşı ileri sürülmeyen zaman aşımı definin salt bu sebepten kaynaklı zaman aşımının dolduğu gerekçesi ile menfi tespit davasını açmasına imkan bulunmadığı anlaşılmakla gerek öğreti gerekse emsal Yargıtay Kararları da dikkate alınarak ve yine davalı vekilinin tazminat talebi yönünden, takip durdurulmadığından, bu hali ile de davacı yanın dava açmasını hak arama özgürlüğü kapsamında değerlendirmekle ayrıca protesto olmayan bonolar yönünden davalı alacaklı temel ilişki yönünden alacağını ispat edememiştir. Bu durumda (Y. . HD: ... E. - ...

K. Sayılı ilamında dikkate alındığında) dava konusu icra dosyalarından protestosuz olan bonolar yönünden davacının davasının kabulüne sair bonolar yönünden kısmen kabul kısmen reddine dair oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE

1.Davacının, davalı aleyhine terditli olarak açtığı Menfi Tespit davasının zaman aşımı yönünden Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... Esas sayılı dosyaları ile Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarından açmış olduğu MENFİ TESPİT DAVASININ AYRI AYRI REDDİNE,

2.Davacının ikinci talebi olan protestosuz bonolar yönünden Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile; davacı ile davalı arasında hüküm ifade etmek üzere Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından davalı - alacaklıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,

3.Davalı vekilinin tazminat talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE,

4.Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.333,85-TL harçtan peşin alınan 672,94-TL harcın mahsubu ile bakiye 660,91-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,

5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

7.Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 136,10TL ile 637,04TL peşin harcı toplamı 773,14‬TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

8.Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 354,40-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 175,61-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

9.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,

10.Taraflarca depo edilip kullanılmayan gider avansının bulunması halinde karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/12/2023 Katip ... Hakim ...

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu İİK md.168/5 TTK md.749
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.