Aramaya Dön

üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C. KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:

KARAR NO

DAVACI: ... -T.C...., ...
DAVALI: ... -T.C...., ...
DAVA: Tazminat (şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİHİ :

Mahkememizin 14/03/2023 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı davacı tarafın istinaf başvurusu üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 12/07/2023 tarih ... Esas ... sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilerek mahkememize iade edilmekle, davanın mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılarak, yapılan incelemesi sonucunda; HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı tarafından Beyşehir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi kanalıyla mahkememize açmış olduğu 06.03.2023 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Beyşehir .Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.04.2022 gün ve ... E. - ... K. sayılı kararı ile Konya ili ... İlçesi ... Mahallesinde kain ... ve ... parsel sayılı taşınmazların tasfiyesi ile sınırlı olmak üzere yeniden ihya edilmesine karar verilen Beyşehir Ticaret Sicil Müdürlüğü (Sicil No:... ) siciline kayıtlı ... Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, zikredilen mahkeme kararında tasfiyeden sorumlu ve şirket müdürünin 15.08.2022 tarihi itibariyle davalı ...'ın olduğunu, şirketinin 09.03.1990 tarihinde faaliyetine başladığını, 2001 yılına kadar faal kaldığını, bu tarihten sonra şirket ortakları olarak anlaşmazlık yaşadıklarını ve çoğunluk hisse sahiplerinin girişimiyle faaliyetlerini durdurduklarını, ana faaliyetlerinin balık işleme, muhafaza ve pazarlama olduğu için bu amaçla ... İlçesi ... Mahallesinde bulunan gayrimenkulleri şirket adına satın alarak üzerine soğuk hava ve işleme tesisi inşaa ettiklerini, firma faaliyetini durdurunca bu tesisin de atıl kaldığını, şirket ortakları olarak yeniden bir araya gelip ticari faaliyetini gerçekleştiremediklerini, karşılıklı güvensizlik, ortak olarak dışlanarak yönetim dışında bırakılması nedeniyle şirketin hayatiyetini kaybetmesi sonuçlarının doğduğunu, faaliyeti duran şirketin ticaret sicil kaydından 6102 sayılı yasanın geçici 7.maddesi gereği re'sen terkin edildiğinden bahisle; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tasfiye halindeki şirket aktif ve pasifleri ile hissesinin gerçek değerinin tespitine ve tasfiye ile yetkili davalıdan tazminine, dava süreci içinde şirkete ait tesis ve arsanın satılması ihtimaline binaen şirket hisseleri ve ... İlçesi ... Mahallesi ... ve ... parsel sayılı yerde bulunan arsa ve tesis üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, dava tarihi itibariyle yasal faize hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava; Limited şirket yöneticisinin/tasfiye memurunun sorumluluğuna bağlı maddi tazminat davasıdır.

Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tasfiye halindeki dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin aktif ve pasifleri ile hissesinin gerçek değerinin tespitine ve tasfiye ile yetkili davalıdan tazminine, dava tarihi itibariyle yasal faize hükmedilmesine, yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Mahkememizin 14/03/2023 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı ile davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Mahkememizin 14/03/2023 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı davacı tarafın istinaf başvurusu üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 12/07/2023 tarih ... Esas ... sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilerek mahkememize iade edilmekle, davanın mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılmıştır. BAM kararı doğrultusunda Beyşehir . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas-... Karar ve Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... -... Karar sayılı dosya örnekleri temin edilerek incelemesi yapılmış ve dosyamız arasına alınmıştır. BAM kararı doğrultusunda davacıya 6100 sayılı HMK'nun 31. Maddesi kapsamında talebini açıklatması için süre verilmiş, davacı 18/10/2023 havale tarihli dilekçesi ile talebini açıklamış ayrıca mahkememizin 12/12/2023 tarihli duruşmasında da talebiyle ilgili beyanda bulunmuştur. 6102 sayılı TTK'da Limited şirket yöneticilerine ilişkin doğrudan bir düzenleme yapılmamış olmakla birlikte TTK'nun 644. Maddesinde anonim şirkete ilişkin bazı düzenlemelerin limited şirketlerde de uygulanacağı kabul edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 644/1-a maddesinde; "1) Aşağıda madde numaraları bildirilen anonim şirketlere ilişkin hükümler limited şirketlere de uygulanır. a) Belgelerin ve beyanların kanuna aykırılığına ilişkin 549 uncu; sermaye hakkında yanlış beyanlar ve ödeme yetersizliğinin bilinmesi hakkında 550 nci; değer biçilmesinde yolsuzluğa dair 551 inci; kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğunu düzenleyen 553 üncü; denetçilerin sorumluluğuna ilişkin 554 ilâ 561 inci maddeler." şeklinde düzenlenmiştir.

Yine tasfiye memurunun sorumluluğuna ilişkin olarak TTK'nun 546.maddesinde;"(1) Pay sahipleri ile tasfiye memuru veya memurları arasındaki uyuşmazlıkların çözümü basit yargılama usulüne tabidir. Mahkeme, gerekli görürse tasfiye memurlarıyla ilgili pay sahiplerini dinleyerek, kararını otuz gün içinde verir. (2) Tasfiye memurlarının sorumluluğu hakkında 553 üncü madde hükmü uygulanır. (3) Tasfiyeye ilişkin genel kurul kararları 418 inci madde uyarınca alınır. " şeklinde düzenlenmiştir.

Anonim şirketlerde kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğunu düzenleyen 6102 sayılı TTK'nun 553. maddesinde; " (1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./28.md.) kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. (2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. (3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz." şeklinde,

TTK'nun 555.maddesinde;"(1) Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler. (2) Pay sahibinin açtığı davayı hukuki ve maddi sebepler haklı gösterdiği takdirde, mahkeme, dava giderleriyle avukatlık ücretini, bu giderler davalıya yükletilemediği hâllerde, davacı pay sahibiyle şirket arasında, hakkaniyete göre paylaştırır. " şeklinde düzenlemeler yapıldığı, uygulama ve öğretide Yönetim kurulu üyelerinin, kanunda veya esas sözleşmede öngörülen yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ederek, şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına vermiş oldukları zarar neticesinde doğrudan ve dolaylı zarar nedeniyle sorumluluk davasının açılabileceği edilmiştir.

Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 25/02/2021 tarih ve ... Es.... Kar. Sayılı ilamında;" Zarar gören şirket alacaklılarının yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Şirket alacaklılarının dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik içerir. Yönetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve anasözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür tasarruflar şirket alacaklılarını etkiler. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, şirket alacaklılarının dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Ancak, şirket alacaklısı TTK'nın 309, 340. maddeleri uyarınca dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatı kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir. İkinci durum ise, doğrudan zarar halidir. Bu ihtimalde yöneticilerin veya denetçilerin eylemleri sonucunda şirket alacaklılarının ortaklığın zararından müstakil olarak gördükleri zararlar söz konusudur. Anılan zarar türünde ortaklığın zarar görüp görmemesinin bir önemi bulunmamaktadır. Bu dava türünde ise alacaklılar, talep ettiği tazminatın kendisi adına hükmedilmesini isterler." şeklinde,

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi'nin 30/05/2019 tarih ve ... Es.... Kar. Sayılı ilamında;"İlk derece mahkemesi davalının tasfiye memuru olarak şirketi zararlandırıcı eylemlerde bulunduğu iddiası karşısında,

TTK'nın 555. maddesi uyarınca tazminatın ancak şirkete ödenmesinin istenebileceği ve kâr payı alacağının ancak şirketten istenebileceği gerekçeleriyle her iki talep açısından davayı reddetmiştir. 6102 Sayılı TTK' nın 555. maddesi uyarınca, şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir ise de pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler. Davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü tasfiye memurunun işlemlerine ilişkin zarar kalemleri davacının doğrudan zararı olmayıp, dolayısıyla zararları olduğundan ancak hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesi talep edilerek dava açılması mümkün olup, somut olayda davacı tazminatın kendisine verilmesini talep ettiğinden, bu talebe ilişkin olarak ilk derece mahkemesince davacının davasının reddine dair verilen karar isabetlidir." şeklinde kabul edilmiştir. (Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 26/02/2020 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamı ile onanmıştır)

Yine 19/12/2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20.maddesi ile eklenen ve 05/04/2023 tarih ve 32154 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A/1.maddesinde; "(1) Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde, yine 7155 sayılı Kanun'un 23.maddesi ile eklenen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-1.ve 2. Maddesinde;"(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde, 6100 sayılı HMK'nun 114/2.maddesinde;" (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde,

HMK'nun 115/1.ve 2. maddesinde;" (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde düzenlemeler yapıldığı anlaşılmıştır.

Beyşehir Ticaret sicil Müdürlüğünden gelen kayıtlara göre dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin 5 ortaklı olduğu, davacının 16 adet, davalının 23 adet hisseye sahip oldukları, şirketin 08/08/2014 tarihinde 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. Maddesine istinaden re7sen terkin edildiği, Beyşehir .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15/06/2022 tarih ve ... Es.... Kar. Sayılı ilamı ile Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ve ... parsel sayılı taşınmazların tasfiyesi ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verildiği, ihya işlemleri için davalı ...'ın yetkilendirildiği ve kararın 15/06/2022 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es. Sayılı dosyasından açılan davada davacının şirketin feshini istediği, mahkemece şirketin halen tasfiye halinde olması nedeniyle feshine karar verilemeyeceği, davacının tasfiye memurunun sorumluluğuna ilişkin dava açabileceği gerekçesi ile davanın hukuki yarar ve pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, kararın 15/03/2023 tarihinde kesinleştiği, davacının dava konusu yapmış olduğu zararın dolaylı zarar mahiyetinde olup, ancak TTK'nın 555. maddesi gereğince şirket pay sahiplerinin dolaylı zarar nedeniyle açacakları davalarda hükmedilecek tazminatın kendilerine değil ancak ortaklığa verilmesini isteyebileceği, davacının da dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanları ile doğrudan kendi adına tazminat talep ettiği, yine dava hukuki niteliği itibariyle,

TTK'nın 553-555. maddeleri kapsamında şirket yöneticilerin sorumluluğuna dayalı tazminat davası olduğu, dava tarihi itibariyle 6102 Sayılı TTK'nun 5/A/1.maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmanın dava şartı olduğu, (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi'nin 03/12/2021 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamı benzer) davacı tarafça dava açarken arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemediği gibi arabuluculuğa başvurduğuna dair her hangi bir beyanda da bulunmadığı,

HMK'nun 115. Ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddesi gereğince dava şartının eksik olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1.Davanın REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcın peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile eksik olan 89,95 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4.Davalı tarafından yapılan gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,

5.Davalı kedisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 13.ve 7/2.maddesine göre hesaplanan 1.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

6.Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan 179,90 TL istinaf karar harcının Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 12/07/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı doğrultusunda talep halinde davacı tarafa İADESİNE,

7.Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE,

Dair, davacı asil ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2023 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 32154 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 7155 sayılı Kanun 6102 sayılı TTK'nun 5/A/1.maddesinde; "(1) Bu Kanunu 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. Maddesine istinaden re7sen terkin edildiği, Beyşehir .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15/06/2022 tarih ve ... Es.... Kar. Sayılı ilamı ile Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ve ... parsel sayılı taşınmazların tasfiyesi ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verildiği, ihya işlemleri için davalı ...'ın yetkilendirildiği ve kararın 15/06/2022 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es. Sayılı dosyasından açılan davada davacının şirketin feshini istediği, mahkemece şirketin halen tasfiye halinde olması nedeniyle feshine karar verilemeyeceği, davacının tasfiye memurunun sorumluluğuna ilişkin dava açabileceği gerekçesi ile davanın hukuki yarar ve pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, kararın 15/03/2023 tarihinde kesinleştiği, davacının dava konusu yapmış olduğu zararın dolaylı zarar mahiyetinde olup, ancak TTK'nın 555. maddesi gereğince şirket pay sahiplerinin dolaylı zarar nedeniyle açacakları davalarda hükmedilecek tazminatın kendilerine değil ancak ortaklığa verilmesini isteyebileceği, davacının da dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanları ile doğrudan kendi adına tazminat talep ettiği, yine dava hukuki niteliği itibariyle, TTK'nın 553-555. maddeleri kapsamında şirket yöneticilerin sorumluluğuna dayalı tazminat davası olduğu, dava tarihi itibariyle 6102 Sayılı TTK'nun 5/A/1.maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmanın dava şartı olduğu, (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi'nin 03/12/2021 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamı benzer) davacı tarafça dava açarken arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemediği gibi arabuluculuğa başvurduğuna dair her hangi bir beyanda da bulunmadığı, HMK'nun 115. Ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 30630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanunu TTK md.309 TTK md.644 K6102 md.1 HMK md.31 K32154 md.31 K6100 md.31 TTK md.5 TTK md.546 HMK md.115/1 K6102 md.644 K6325 md.2 TTK md.644/1 TTK md.555 TTK md.553 HMK md.115 K6102 md.555 K7155 md.23 K6102 md.7 K6102 md.553 K6100 md.114/2 K30630 md.20 HMK md.114/2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.