istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı koopetarifin üyesi olup, ---- kurul kararının altıncı maddesinin iptali için ---- Mahkemesinde açtıkları davanın derdest olduğunu, ---- tarihinde yapılan --------- toplantısında davacının faaliyet raporuna muhalefet şerhi koyarak ret oyu verdiğini, arsa ve tapu gideri olarak gösterilen kalemin belgesinin bulunmadığı gibi gerçeğe de uygun olmadığını, davacının tahmini bütçe oylamasında da ret oyu kullanarak muhalefet şerhinin yazıldığını, bütçede öngörülen tapu masraflarının inşaat faaliyetinin bitmesi nedeniyle gösterilen miktarda yer almasının mümkün olmadığını, her iki konuda alınan kararların kooperatifler kanununa ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu bildirmiş,---- faaliyet raporunun ibrasına ve---- tahmini bütçenin kabulüne dair alınan kararların iptaline, ---- yılında faaliyet raporunda yapılan usulsüzlüklerin ve bu nedenle kooperatif zararının tespiti ile zararın yönetim kurulu üyelerinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iptali talep edilen kararların oy çokluğuyla kabul edildiğini, hiçbir üyenin kararlara muhalefet şerhi koydurmadığını, bu nedenle davanın bu yönden reddinin gerektiğini, ---- yılında yapılan genel kurul ile ----- alınan kararların ilkesel olarak birbiri ile uyumlu olduğunu, davacının usulsüzlük iddiasını izah edemediğini ve bu iddiasını ispat edebilecek somut birilerini ortaya koyamadığı gibi sürekli dava açarak kooperatifin kapanışını geciktirdiğini bildirmiş, davanın usulden ve esastan reddine, dava nedeniyle doğacak yargılama giderinin, vekalet ücretinin ve tasfiyenin dava nedeniyle uzamasından kaynaklanacak üyelerin ödeyecekleri aidatları ve kooperatifin bu nedenle ödeyeceği vergi, kira ücret gibi her türlü giderleri davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davalı Kooperatifin ----tarihinde yapılan ----- Toplantısı'nda alınan kararın iptali ile davalı ----- zararının olup olmadığının tespiti ve varsa zararın yönetim kurulu üyelerinden tahsili talebidir.Mahkememiz tarafından ------- tarihli ilam ile; "Toplanan deliller ----- tutanağı ile dava konusu iptali talep edilen her iki kararın butlan konusu olmayıp iptale tabi nitelikte kararlardan olduğu, her ne kadar davacı toplantıya katılıp kararların aleyhinde ret oyu kullanmış ise de muhalefet şerhini toplantı tutanağına yazdırmadığı, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53(1) maddesinde düzenlenen emredici hüküm gereği iptal davası açabilmek için dava konusu kararlara davacının muhalefet şerhi işletmesinin dava şartı olduğu dikkate alınarak davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.nun 114(2) ve Kooperatifler Kanunu 53.maddelerinin yollaması ile HMK.nun 115(2) maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir. -Davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.nun 114(2) ve kooperatifler kanunu 53.maddelerinin yollaması ile HMK.nun 115(2) maddesi uyarınca usulden reddine," karar verilmiştir.Mahkeme tarafından verilen karar ------ tarihli ilamı ile; mahkeme tarafından verilen kararın HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair karar verilmiştir. --- tarafından verilen ilam -------- tarihli ilamı ile; "Yargılamaya hakim olan ilkelerden sayılan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''Taleple Bağlılık İlkesi'' başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında; ''Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda davacı ----- faaliyet raporunda yapılan usulsüzlüklerin ve kooperatif zararının tespiti ile zararın yönetim kurulu üyelerinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin gerekçesinde bu husustan bahsedilmiş olmasına rağmen taleple ilgili ayrı hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece “taleple bağlılık ilkesi” dikkate alınmaksızın davanın sadece genel kurul karar iptaliyle ilgili usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.O halde, ilk derece mahkemesince, davacının tüm talepleri karşılamadan yazılı şekilde hüküm tesisi ve davacının istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir" ilamı ile verilen ilam mahkememize gönderilmiştir.Yapılan yargılama sonucu bozma ilamından sonra dosya içerisine ---- tarihli rapor ile ---- tarihli ek rapor alınmış olup, davacının ---- tarihinde yapılan ---- yılına ilişkin ----- alınan --- numaralı maddede görüşülen faaliyet raporunun ibrazına ilişkin karar ile ---- numaralı maddede görüşülen tahmini bütçenin kabulüne ilişkin kararın iptalini istediği, ---- numaralı maddenin okunarak müzakereye açıldığı, yapılan oylama sonucu 18 ret oyuna karşılık 26 oy ile oy çokluğu ile kabul edildiği;
5.maddede yer alan -------- dönemi tahmini bütçenin okunarak oylamaya geçildiği, 7 ret oyuna karşılık 21 oy ile kabul edildiği, her iki oylamaya yönelik olarak da davacı tarafından usulüne uygun olarak verilmiş bir muhalefet şerhinin olmadığı tespit edilmiştir. Yapılan yargılama sonucu; davacının ------ tarihli --------katıldığı, yapılan oylamada ret oyu kullandığı ancak muhalefet şerhini tutanağa yazdırmadığı, 1163 sayılı Kooperatif Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca toplantıda hazır bulunup da karara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten kişilerin kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiasıyla Genel Kurul Kararları aleyhine toplantının yapıldığı günden başlayarak 1 ay içerisinde kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açabileceği belirtilmiş olup karara aykırı kalarak olumsuz oy kullananların muhalefet şerhini tutanağa yazdırması dava şartı olduğundan davacının genel kurul kararının iptaline dair talebinin HMK'nun 114/2 , 115/2 maddeleri uyarınca reddi gerekmiştir.Davacının bir diğer talebi ise davalı kooperatifin zararı olup olmadığının tespiti var ise bu durumun davalı Kooperatif üyelerinden tahsili talebidir.6102 sayılı TTK'nun 553/1 "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan, esas sözleşmeden, doğa yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine, hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zararlardan sorumludurlar."6102 sayılı TTK'nun 555/1 "Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilir" Yapılan inceleme sonucu davacının talebinin TTK'nun 553 ve devamı maddelerinde yer alan Yöneticinin Sorumluluğundan Kaynaklı Tazminat talebi olduğu, davaccı sıfatının şirket, pay sahipleri ve şirket alacaklarına ait olduğu, davalı sıfatının da kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları olduğu anlaşılmakla somut olayda husumetin yönetim kurulu üyeleri yerine Kooperatife yöneltildiği, bu haliyle Kooperatifin pasif husumet ehliyeti olmadığı anlaşılmakla bu yönden de açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Genel Kurul Kararının İptali için açılan davanın HMK'nun 114/2, 115 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2.Şirket yöneticilerinin sorumluluğuna karşı açılan tazminat davasının PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE,
3.Karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 391,70-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4.Davalı taraf yararına takdir edilen 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı tarafından sarfedilen 150,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.Taraflarca peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleştiğinde yatarın tarafa iadesine, İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/01/2024