12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2022/13477 E. , 2023/5467 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda alacaklı ile aralarında boşanma davasının devam ettiğini ortak konutu terk ettiğini buna rağmen halen alacaklının oturduğu adrese ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olduğu iddiasıyla tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, aynı davada "hasım" durumunda olan kişilerin aynı yerleşim yeri adreslerine TK 21/2 maddesi uyarınca yapılan tebligatın geçerli ve usulüne uygun sayılamayacağı gerekçesiyle, şikayetin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin ıttıla tarihi olan 09.07.2021 olarak düzeltilmesine karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Aynı Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Aynı Kanun’un 21/2. maddesine göre gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Tebligat Kanunu’nun 39. maddesine göre Tebligat Kanunu hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz.
Somut olayda takip talebinde alacaklı ve borçlunun adresinin “...” olarak gösterildiği, bu adresin aynı zamanda borçlunun adrese dayalı kayıt sistemindeki adresi olduğu, ödeme emrinin belirtilen adrese gönderildiği, gönderilen tebligatın komşu Mehmet Özer'in borçlunun tanınmadığını beyan etmesi üzerine iade edildiği, aynı adrese gerekli şerh verilerek Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar borçlu ile eşi arasında boşanma davası açılmış ise de tebliğ tarihinde henüz tarafların boşanmalarına karar verilmediği, tebligat yapılan “Gürsu Mah. 372 Sok. No:25/28 Konyaaltı Antalya” adresindeki müşterek hanelerinden şikayetçi borçlunun uzaklaştırıldığına dair de bir mahkeme kararı incelenen dosya kapsamında mevcut olmadığı gibi, Tebligat Yasası'nın 39. maddesinde düzenlenen hasıma tebligat yasağı muhatap adına hasımına tebligat yapılması halinde uygulanabilecek bir madde olup ödeme emri tebligatının Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılması halinde bu yasal düzenlemenin uygulanması mümkün değildir.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine hükmedilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.