Esas No
E. 2014/9428
Karar No
K. 2014/14869
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

7. Hukuk Dairesi         2014/9428 E.  ,  2014/14869 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi : Mersin 3. İş Mahkemesi

Tarihi : 20/12/2012

Numarası : 2012/249-2012/94

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.

2.Davacı vekili, davacının davalı tarafından haksız olarak işten çıkarıldığını öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret alacağı, fazla çalışma, yıllık izin, hafta tatili, genel tatil ücreti ve manevi tazminat alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

Davalı, iş akdi sona erdiğinde davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacağı ödemesi yapıldığını, davacının bunun üzerine ibraname verdiğini, davacının ücretinin asgari ücret olduğunu, davacıya fazla çalışma yaptırılmadığını ve davacının hiç bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece; iş akdinin davalı işverence haksız olarak sona erdirildiği, davacıya fesihte ödenen ücret alacağı ve tazminatların mahsubu gerekeceği ,davacının yaptığı fazla mesai ve genel tatil çalışması alacaklarının işverence ödendiğinin tanıklarca ifade edildiği, davacının hafta tatillerinde çalıştığını ispatlayamadığı, iş sözleşmesinin feshinin manevi tazminatı gerektirmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Fazla çalışma yaptığını ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma ve genel tatil alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışma ve genel tatil günlerinde çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın ve genel tatil günlerinde çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma ve genel tatil günlerinde çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve genel tatil ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ya da genel tatil günlerinde çalıştığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu ya da genel tatil günlerinde çalıştığı yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ve daha fazla genel tatil günlerinde çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı ve genel tatil günlerinde çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ve genel tatil ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının ya da genel tatil günlerinde çalışıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.

Somut olayda, mahkemece davacının fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacağının davalı işveren tarafından ödendiğinin tanık beyanları ile sabit olduğu kabul edilerek taleplerin reddi yönünde hüküm kurulmuş ise de; fazla çalışma ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispat ile yükümlü olan işçi, çalışma karşılığı ücretlerin ödendiğini ispat ile yükümlü olan ise işveren olup, işveren ödemeyi ancak yazılı belge ile ispat edebileceğinden, tanık beyanlarından hareketle davalı işverenin fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarını ödediğinin kabulü hatalıdır. Mahkemece, tanık beyanları ile ispatlanan fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacağının hüküm altına alınması gerekli iken yazılı gerekçe ile reddedilmesi hatalı olup bozma nedenidir.

3.Kabule göre de, davacının fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil, ücret alacağı, manevi tazminat ve ihbar tazminatı istemleri reddedildiği halde yargılamada kendisini vekil aracılığıyla temsil ettiren davalı yararına, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre belirlenecek bir miktarda vekalet ücretine hükmedilmemesi de hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde taraflara iadesine 30.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog