Esas No
E. 2019/125
Karar No
K. 2023/342
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/125 Esas
KARAR NO: 2023/342
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/04/2019
KARAR TARİHİ: 21/12/2023

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Davacı -----markası ile---- bu yana her türlü metallerin ve benzeri emtiaların işlenmesi ile elde edilen ---- gösterdiği, tescil ettirdiği -----sahibi olduğu, ------geçmişiyle sektöründe meşhur ve maruf hale geldiği, ------- numaralar ile davacı adına tescil edildiği, davalılardan ------ davacı şirketin eski ortağı olduğu, şirketi temsil etme yetkisine sahip olduğu, üstlendiği ------ konumu gereği şirkete ait tüm bilgi ve sırları, müşteri ve pazar bilgileri elde ettiği, ------- tarihinde hisselerini diğer ortaklara devrederek yöneticilik görevinden ve ortaklıktan ayrıldığı, davacı tarafından daha sonra öğrenildiği üzere, davalı ----------- davacı şirketteki ortaklığı, şirketi temsil etme yetkisi ve müdürlük görevinin devamı sırasında --------- kurduğu ve bu şirkette müdürlük görevini üstlendiği, davacı şirketin sektörde belirli bir seviyeye ulaştırdığı ----markasının elde ettiği imajı transfer etmek gayesi ile hareket ettiği, ----------- davacı ile aynı iştigal alanında faaliyet gösterdiği, davalıların davacının İzni olmaksızın, hukuka aykırı şekilde --------- markasını kullandığı, davalının davacıya ait --------- plana çıkararak davacı markası ile iltibas yaratacak şekilde ------- faturalar hazırlayıp kullandığı, üretim ve ticaret yaptığı alanlarda ve özel olarak ürettiği ürünlerde-------- ibaresini kullanarak davacı marka hakkına tecavüz ettiği, davacının geçmişten bu yana ticari faaliyetini ------- yürüttüğü ancak davalılardan ------- ayrılır ayrılmaz müdür iken elde ettiği şifre ile ---------- adresini ele geçirdiği ve siteye yeni kurduğu şirketin bilgilerini eklediği, ilgili mail adresinin hala davalı şirket tarafından hukuka aykırı olarak kullanıldığı, yine uzun yıllar---- ana sayfasında büyük ibarelerle ------- amblemi kullanıldığı, internet sitelerine 'ait geçmişi gösteren ---- tespit edilebildiği kadarıyla, ----- tarihinde söz konusu internet sitesinin ana sayfasında davalıların hala --------- logosunu kullandığı, mahkemece bu konuda uzman bir bilirkişinin görevlendirilmesi halinde, davacıya ait marka ve logonun internet sitesinin ana sayfasında ne kadar uzun süre kullanıldığının anlaşılacağı, şu anda-------- adresli siteye girildiğinde iletişim bölümünde hala ------ aldığı, ana sayfada fotoğrafları bulunan ambalajların üzerinde ------ibaresinin yazılı olduğu, ----- davalılar tarafından kullanım şeklinin, davacıya ait ---------- doğrudan iltibas yaratacak şekilde ve müşterileri yanıltacak derecede benzer olduğu, sektörlerin aynı olmasının iltibas oluşturduğu, bü durumun davacı şirket ile davalının piyasa tarafından karıştırılma ihtimalini doğurarak, davacı şirketin markası aleyhine tecavüz oluşturduğu, davalının markanın tanınmışlığından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde faydalanma, iltibas yaratma ve haksız menfaat elde etme kastı olduğu, söz konusu haksız kullanımlar neticesinde ilgililer hakkında ----------- sayılı dosyası ile davalının ticaret unvanının terki ile maddi ve manevi tazminat, --------- dosyası ile haksız rekabetin önlenmesi ve maddi manevi tazminat talebinde bulunulduğu, söz konusu dosyaların birleştirildiği, yargılamaya --------- Esas sayılı dosyası üzerinden devam edildiği ve mahkemenin -------- kararı ile davalıların davacı ile aynı sektörde faaliyet gösterirken daha önce davacı tarafça kullanılan ---------- kullanmak, davacı şirketin müşterileri ile irtibat kurarak ticari ilişki kurmak suretiyle haksız rekabette bulunduklarının tespitine, haksız rekabetin men'ine, davalıların -------- adresini ticari faaliyetlerinin tanıtımında kullanmasının önlenmesine, 219.594,09-TL maddi tazminatın ve 50.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların davacının ------ibareli tescilli markalarına tecavüz ettiği tespitine, davalı şirketin ticaret unvanından -------- ibaresinin terkinine karar verildiği, davalıların haksız kullanıma son vermemesi neticesinde ------- suç duyurusunda bulunulduğu ve ------- Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, bahsi geçen dosya üzerinden verilen ---- tarihli karar ile; Sanık -------- üzerine atılı "marka hakkına tecavüz” suçunu işler sabit bulunduğu, sanığın 10 ay hapis ve 8OTL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davalılar hakkında ikame edilen hukuk ve ceza davaları ile davalıların davacı şirketin marka hakkına tecavüz ettiği ve haksız rekabette bulunduğunun sabit olduğu, mahkeme kararlarına rağmen marka hakkına vaki tecavüzün ısrarla sürdürüldüğü, davalı şirketin yol açtığı işbu hukuka aykırı durumun engellenmesi ve davacı şirketin uğramış olduğu zararın tazmin edilmesi gerektiği, davacı şirketin yoksun kaldığı kârla birlikte fiili kaybının söz konusu olduğu ve itibarının zedelendiği, bahsi geçen ---- davasının davacı tarafından ----------tarihinde ikame edildiği ve dosya üzerinden atanan bilirkişi tarafından davacı şirketin dava tarihine kadar olan zararının hesaplandığı ve hükme esas alındığı, açıklanan sebeplerle davalı şirketin hukuka aykırı işbu eylemlerinin men'ine karar verilmesi ve davacı şirketin------- tarihinden bu yana uğradığı flili zararın ve yoksun kaldığı kazancın SMK md 151/2-b bendi uyarınca hesaplanarak davalıdan tazmin edilmesi gerektiği, davalıların karşılıksız faturalar ile karlarını düşük gösterdiği, bu durumun davacı lehine hesaplanacak tazminatın haksız bir şekilde olması gerekenden düşük çıkmasına neden olacağı, bahsedilen durumun davalılar nezdinde yapılan------------ incelemesi ile ortaya çıktığı, davacı aleyhine hakkaniyete aykırı bir hesaplama yapılmaması için, davalıların yapmış olduğu işlerden ticari teamüllere göre ne kadar kar etmesi gerektiğinin araştırılmasını, davalı firmanın alım-Satımın yanında ithalat-ihracat ve üretim de yapan bir firma olduğu, yurtdışı firmalara da satış yaptığı, --------- tarafından yayımlanan -----Sayfasına sektördeki kar marjının ortalama % 30 olduğu, yapılacak hesaplamalarda belirtilen kar marjının da dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, marka hakkına vaki tecavüzün durdurulması ve men'i, davacıya ait markalarla iltibasa yol açan ürün, tabela, ambalaj vs.satışının/kullanımının/pazarlamasının durdurulması, markayı ihlal eden ürünlere/ambalajlara vs. el konularak imhası, davalıların ------- tarihinden bu yana markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazancın tespiti ile yargılama sırasında artırılmak üzere HMK md. 107 uyarınca şimdilik 1000-TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsili, kararın masrafı davalılara yükletilerek gazetede yayınlanmasını talep etmişti

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:

Davalı -----davacı şirketin kurucu ortaklarından olduğu, davacı şirketteki 950 pay oranı ile 20 yıllık bir zamanda davacı şirketin yönetimini sağladığı, şirkete pazar bulduğu, endüstriyel olarak yeni ürünler geliştirdiği, davacı şirketin kuruluşundan itibaren gayret ve çabasıyla şirketin büyümesine katkıda bulunduğu, -------- davacı şirket ortaklığından ayrıldığı, ayrılma esnasında tarafların sözlü olarak anlaştığı, ------- kardeşi ve ortağı olan davacı firma sahibinin, davalıya dilediği şirketi kurup dilediği işi yapması konusunda muvafakat verdiği, söz konusu anlaşmanın şahitler huzurunda yapıldığı, taraflar arasında görülmekte olan bir başka davada tanık sıfatıyla ifadesine başvurulan---------sayılı dosyasında verdiği beyanında iki kardeşin yaklaşık olarak 30 yıldır beraber iş yaptıklarını,---------- yılında ihtilafa düştüklerini ------ayrılmak istediğini, kendisinin de olduğu bir ortamda sözlü olarak anlaşarak ayrıldıklarını,----------- istediğin her işi yapabilirsin diye söylediğini ifade ettiği, uzun yıllardır söz konusu sektörde faaliyet gösteren ve ayrılırken de eski ortağı olduğu şirket yetkilisi ile anlaşma sağlayan davalının uzun yıllardır içinde bulunduğu ve bildiği sektör olan aynı alanda faaliyet göstermesi ve bunu yaparken de taşımaktan gurur duyduğu soyadını kullanmasının gayet doğal olduğu ve marka tecavüzü olarak değerlendirilemeyeceği, davacı şirketin kurucu ortağı olan ve şahsi çabalarıyla şirketin büyümesinde büyük katkı sağlayan davalının davacı şirketteki ortaklığından ayrıldıktan sonra işleri yürütemeyen ve kötü gidişe engel olamayan davacı şirketin davalının büyümesinden rahatsız olarak tam 21 ay sonra davalılar aleyhine ilk davayı ikame ettiği, huzurdaki davanın da davacının kötü niyetli ve gerçeklik barındırmayan iddialarıyla ikame edildiği, davalının davacı tarafın kullanmış olduğu markalarla ticari faaliyetlerini devam ettirmediği, davalı adına tescilli ------- markası bulunduğu, markada göze çarpan işaretin ----------- ibaresi olduğu, davalıya ait markanın, davacı şirkete ait marka ile-----------Dikkate alındığında iltibasa mahal verecek derecede benzerliğin olmadığı, markaların farklılıkları ilk bakışta dahi göze çarptığı, davalının, davacı beyanlarının aksine faturalarında, ürünlerinde, broşürlerinde tescil ettirmiş olduğu ------ markasını kullandığı, kullanmakta olduğu bu markayı davacı şirketten ayrıldıktan hemen sonra tescil etti davacı beyanlarında bahsedildiği gibi bu tür haksız bir kullanımın söz konusu olabilmesi için davacı tarafından tescil edilmiş ve kullanılmış, kullanımı sonucunda belli bir kitle tarafından tanınırlığa erişmiş, belli bir imaj elde etmiş bir markanın söz konusu olması gerektiği, davacı şirketin ----- nedeniyle marka tecavüzünden bahsediyor olsa da söz konusu şirketin marka olarak faturalarında, ürünlerinde, tanıtımlarda, vb. ----- markasını kullandığı, ticari faaliyetlerini bu markayla yürüttüğü, -------ise bu aile şirketinin bir ismi olarak kullanıldığı, davalının ticaret hayatına devam ederken soyadını kullanmasının doğal olduğu, davalının davacıya ait markaların kullanmadığı ancak kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının, adına tescil ettirmiş olduğu ------- marka hakkının kendisinde olduğunu iddialarının yersiz olduğu, malın şeklini veya mala asli değerini veren şekli içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği, davacının adına tescil ettirmiş olduğu ----- doğada bulunan bir tür karbon minerali olduğu, dolayısıyla ---------- marka tesciline konu olmasının zaten mümkün olmadığı, davacının bu husustaki usulsüz ve kötü niyetle yapılmış tescile dayanan marka üzerinden hak iddialarının yersiz olduğu, davacının davalıya şirket nezdindeki hissesini devrederek ayrıldığında kendi şirketini kurmasına muvafakat ettiği, yine davalının marka tescili başvurusu yaptığı süreçlerin hiçbir aşamasında kurumun marka tescil kararına karşı itiraz yahut dava yoluna gitmediği, uzun bir süre sonra söz konusu davaları haksız olarak ikame ettiği, günden güne işlerini takip etmemeleri ve güven sorunları sebebiyle küçülen davacı şirketin davalıya zarar vermek ve ticari faaliyetlerini haksızca engellemek, dava dilekçesinde bahsedilen davalar ile işbu davayı ikame ederek davalı üzerinden haksız kazanç sağlamak gayesinde olduğu Davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra sektördeki tecrübesi ve iş yönetimindeki başarısı sebebiyle, davacı şirketten birçok işçinin kendi rızasıyla davalı şirketine gelerek burada çalışmaya başladığı, davacı tarafa ait markanın meşhur ve maruf olduğunun söylenemeyeceği, bu sebeple davacı şirkete ait firmanın meşhur marka olduğu ve bu sebeple Zararlarının oluştuğu söyleminin gerçeği yansıtmadığı, davacı tarafın dava dilekçesinde davacının------ ele geçirdiğini iddia ettiği, söz konusu sitenin isim ve kullanım hakkının dava dışı ----- ait olduğu, ------- kendisine ait internet sitesini kullanmak, kullanmamak ve dilediğine kullandırmak hakkına da sahip olduğu, bunun sonuçlarının davalıya yükletilmesinin başta dürüstlük kuralına olmak üzere hukuka aykırı ve ters bir durum olduğu, -------- tanık olarak dinlenildiği zaman internet sitesi hakkındaki davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığının ortaya çıkacağı, bu hususla ilgili mahkemece verilmiş ve kanun yoluna götürülmüş bir hüküm bulunduğu, bu durumun güncel bir iddiaya konu olamayacağı, mezkur sitenin kullanımının davacıda olduğu, davalı tarafından kullanılmasının mümkün olmadığı, buna rağmen konunun tekrardan mahkeme önüne getirildiği, davacının kötü niyetli olarak yargılamayı yanıltmaya çalıştığı, davacı tarafından davalının karşılıksız faturalarla elde ettiği karı düşük gösterdiğinin iddia edildiği, davacının bu iddialarını taraflarınca yapılan vergi dairesi incelemelerine dayandırdığı,

VUK 5. maddesi vergi mahremiyeti hususunu düzenlediğini ve buna göre, "mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine mütaallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya gizli kalması lazım gelen diğer hususları ifşa edemezler ve kendilerinin veya üçüncü şahısların nef'ine kullanamazlar" hükmünü içerdiği, davacının böyle bir araştırmayı hukuki yollarla yapmış olmasının mümkün olmadığı, davalının karşılıksız fatura düzenlemesi yahut faturasız satışlar yapmasının söz konusu olmadığı, davacının davalının elde ettiği net kazancı talep ettiği, ancak bu kazancı talep hakkı bulunmadığı, zira bu seçimlik hakkın, hak sahibine, marka hakkına tecavüz dolayısıyla elde edebilecekken edemediği ve haksız olarak sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin sağladığı kazancı tazmin etmesi amacıyla tanındığı, davalının şahsi tanınırlığı ve sektördeki başarılı, güven veren duruşu sayesinde müşterileriyle iyi ilişkiler içinde olarak ticari faaliyetlerini sürdürdüğü, elde etmiş olduğu kazancını kendi emeği ve kişisel başarılarıyla sağladığı, bu hususun davalının ticari ilişkiler içerisinde bulunduğu kimselerin mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmesi halinde verecekleri beyanlarla da ortaya çıkacağı, haksız kazanca sebep olduğu iddia edilen -------- ibaresinin davalının soyadı olduğu, soyadını yaptığı işte kullanan bir kimsenin bu şekilde kötü niyetli davrandığı ve haksız kazanç elde ettiği yönündeki iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğu, zira bir şahsın yaptığı işe soyadını vermesinin yaygın bir davranış şekli olduğu, bu sebeple davalının elde ettiği karın sebebi olarak zaten kullanmamakta olduğu, usule uygun tescil edilmemiş davacıya ait markaların gösterilmesinin mümkün olmadığı, davalının elde etmiş olduğu kazancın sebebi olarak; yalnızca davacı şirketin markalarının gösterilemeyeceği, keza davalının kişisel olarak kurmuş olduğu güven ilişkisi ile de çeşitli firmalarla ticari faaliyetlerini sürdür firmaların, davalının şahsına ve tecrübesine güvendiği, davacının hak iddia etmekte olduğu marka sebebiyle değil arada kurulan bu güvene dayalı olarak davalı ile iş yaptıklarını, davalının ticari ilişkiler içerisinde olduğu --------şirketlerinden bu hususta görüş alınabileceği, davacının dilekçesinde davalı aleyhine açılmış bulunan haksız rekabetin önlenmesi talepli davalardan söz ettiği, henüz kesinleşmeyen mahkeme kararının işbu davada huzura getirilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, ayrıca davalının haksız rekabete yönelik faaliyetlerinin tespiti ve men'ine ilişkin kararın davacıya ait olan ve davalının kullanımında olduğu gerekçesiyle verildiği, işbu dava konusuyla bir ilgisi bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, Davacının tescilli -------- markalarının davalılar tarafından kullanılması nedeniyle davacının marka hakkına vaki tecavüzün durdurulması, men'i , ref' i hükmün ilanı SMK 151/2b gereğince maddi tazminata ilişkin davadır.

Mahkememizde aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda; Davacının ----markasının, davalı adına tescilli olan ------ markası arasında benzerlik olmadığı Davalının bu kullanımlarının, davacı adına tescilli olan ---------harkasının tescil kapsamındaki hizmetler kapsamına girdiği, söz konusu ürünlerin ve hizmetlerin bilinçli tüketicilere de hitap ettiği, davalının kullanımlarından davalı -------sitesindeki ürünlerin veya verilen hizmetlerin aynı kökenden geldiğini düşünebileceği ya da davacı ve davalı şirketlerin idari/ekonomik açıdan bağlantılı olduğunu düşündürebileceği, dolayısıyla bilinçli tüketici nezdinde dahi iltibasa neden olabileceği ve marka hakkına tecavüzün koşullarının mevcut olduğu, Davalının davacı markasını kullanmak yolu ile elde ettiği kazancı davalının ------ tarihleri arasında davacı markasını kullanmak yolu ile toplam ------- kazanç elde ettiği, Davalının faturalarında en son ----- unvanını kullandığı ancak --- yılında deki kullanımını ne zaman sonlandırdığının tesj edilemediği, Sayın Mahkemenin davalının dava konusu markayı kullanımının ---- tarihte sonlandığına karar vermesi halinde davalının ------ tarihleri arasında davacı markasını kullanmak yolu ile toplam 121.813,04-TL kazanç elde ettiği kanaatine varıldığına dair raporunu sunmuşlardır. Mahkememizde aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda; Davacının ------ markasının, davalı adına tescilli olan ---- markası arasında benzerlik olmadığı, Davalının bu kullanımlarının, davacı adına tescilli olan -------- markasının tescil kapsamındaki hizmetler kapsamına girdiği, Söz konusu marka kullanımının bilinçli tüketiciler nezdinde ürünlerin veya verilen hizmetlerin aynı kökenden geldiğini ya da davacı ve davalı şirketlerin idari/ekonomik açıdan bağlantılı olduğunu düşündürebilecek düzeyde olduğu, bu nedenle ----- kullanımının bilinçli tüketici nezdinde iltibas yoluyla marka hakkına tecavüz oluşturduğu ve marka hakkına tecavüz koşullarının ----- tarihine kadar mevcut olduğu, Davalının, davacı markasını kullanmak yolu ile elde ettiği kazancın; Davalı ------ numarası ile kayıtlı olup şirket ---- tarihinde almış olduğu ortaklar kurulu kararına istinaden ünvanını ----- olarak değiştirmiştir. Bu değişiklik ---- yayınlanmıştır. Dava konusu olayda ---------- kullanılması neticesinde elde edilen gelir hesaplanacaktır. Hesaplama yapılarken davalının marka kullanımı ile ilgili sektör bilirkişisi ve marka bilirkişinin tespitleri doğrultusunda --------- faturadaki satışın marka kullanımın da son düzenlenen fatura olduğu kabul edilmiş olup yapılan inceleme neticesinde ve sektör bilirkişisinin de yapmış olduğu inceleme ve görüşü doğrultusun da ---- yıllarında, davalının ---- ibaresini markasal olarak kullanıldığı, ----- yıllarında ise markasal kullanımının bulunmadığı tespit edilmiştir.

Davalının Dava konusu ürün satışından elde ettiği gelir incelendiğinde davalının en son Davalının faturalarında 'en son ----- unvanını kullandığı, dolayısı ile davalının elde etmiş olduğu gelirde -------- baz alınarak hesaplamıştır. Davalının Dava konusu marka ile elde etmiş olduğu -------- sunmuş olduğu kurumlar vergisi beyanındaki karlılık durumu baz alındığında elde edilen gelir karlılık durumu ve ödenmesi gereken gelir kaybı aşağıdaki şekilde olmuştur. Dava konusu ürünün satışı neticesinde elde edilen ciro ve gelir aşağıdaki gibi olduğu davalının davacıya SMK 151- 2-b kapsamın da (Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.) 121.813,03 TL Tazminat ödemesi gerektiği Manevi tazminat, tazminat sahibinin toplum içinde itibarı, statü ve güvenin sarsılmasının karşılığını giderilmesine olup manevi tazminatın tarafların kusur ve tutumları doğrultusun da tamamen sayın mahkemenin takdirinde bulunduğu, kanaatine varıldığına dair raporunu sunmuşlardır. Mahkememizde aldırılan 17/06/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; Aynı heyet tarafından düzenlenen 17.06.2021 tarihli ek rapor ile kök raporda açıklanan görüşü değiştirecek bir veriye rastlanmadığı belirtilmiştir.Mahkememizde aldırılan 26/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Brüt Satış Karlarının ----yılları ortalaması; ----- %15,2 kanaatine varıldığın belirtilmiştir .Mahkememizde aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda; Davalının ------ ibaresini kullanımları dolayısıyla davacı markaları ile hem marka hakkına tecavüz açısından ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, Davalının ticaret unvanını değiştirdiğinin ilan edildiği ----- tarihine kadar ihlal teşkil eden eylemlerinin devam ettiği, Yeniden Davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığından dosya içerisinde bulunan bilgi/belgelerin incelenmesi neticesinde Davalının ürettiği ve satışını yaptığı ürünlerin tamamında haksız marka kullanımı tespit edildiği, 6769 Sayılı Kanunun 151/2-b maddesine göre Davalının ----- tarihleri arasında toplam net gelirinin/kazancının 4.959.354,73 TL olduğu kanaatine varıldığına dair raporunu sunmuşlardır. Mahkememizde aldırılan --- tarihli bilirkişi raporunda; Davalının --- tarihleri arasındaki ---- kullanımlarının, davacı adına tescilli ------- aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, aynı/ benzer mal ve hizmetleri kapsadığı, davacı markası ile davalı kullanımları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalı kullanımlarının davacı marka haklarını ihlal eder nitelikte olduğu, Davalının ----ibareli kullanımlarının haklarını ihlal eder nitelikte olmadığı,Davacının ---- olarak hesaplanmıştır. Bu durumda yoksun kalınan kazanç hesaplamasının ---- tarihleri arası davalının net satışlarına davacının aynı dönemler için net kar oranının uygulanarak bulunması gerektiğinden Davalının --- tarihleri arası net satışları ----Davacının ---- tarihleri arası net kar oranı ortalama : % 3,5 Yoksun kalınan net gelir/kazanç ----olarak hesaplandığı, sonuç ve kanaatine ulaşıldığına dair raporunu sunmuşlardır. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.

İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirketin ----- esas unsurlu markaların tescilli sahibi olduğu ve davalı tarafından davacı şirkete ait ----- ticaret şirket unvanında e-posta ve internet sitesinde kullanıldığı, bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalı hakkında marka hakkına tecavüz sebebiyle hapis ve para cezası verildiğinin, davalının marka hakkına tecavüz nedeniyle ----- tarihiden beri markayı kullanmak yoluyla elde ettiği gelirin hesaplanarak tazminat olarak ödenmesini talep ettiği, davalı tarafından cevap dilekçesi ile davalı asilin davacı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, -----yılında şirket ortaklığından ayrıldığını, davacı tarafça dilediği işi kurmasına muvafakat edildiğini, davacıya ait markaların davalı tarafından kullanılmadığını, davacıya ait markanın meşhur marka olmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği, ilk olarak aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda marka hakkına tecavüzün mevcut olduğunu, maddi tazminatın terditli olarak ----- olarak hesaplandığı, daha sonra aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda tazminatın ---- olarak hesaplandığı, daha sonra itiraz üzerine aldırılan -----tarihli ek raporda, kök rapordaki görüşün muhafaza edildiği, bilirkişi raporlarının özellikle maddi tazminat talebi yönünden hüküm kurmaya el verişli ve dosya kapsamına uygun olmaması sebebiyle aldırılan ----tarihli bilirkişi raporunda maddi tazminatın ---olarak hesaplandığı, daha sonra aldırılan --- tarihli raporda bu defa maddi tazminatın ----olarak hesaplandığı, en son alınan rapor ile diğer raporlar arasında özellikle maddi tazminat yönünden büyük farklar olması nedeniyle çelişki giderilecek şekilde ---- tarihli yeni bir bilirkişi raporu aldırılmış burada da maddi tazminatın ---- olarak hesaplandığı belirtilmiştir.

Buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davacı şirketin ---- ibareli markanın ---- numaralı ----Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalı tarafın ise -----------Sınıflarda tescilli sahibi oldukları, taraf ticari faaliyetleri incelendiğinde, her iki firmanın da ----- ürünleri sattıkları, ticari faaliyet alanlarının hemen hemen aynı alanda olduğu, davacı şirketin --- esas unsurlu ticaret unvanı ile ---- beri ticari faaliyetinde bulunduğu, davalı ---- yetkilisi olduğu diğer davalı --- tescil edildiği, davalı ---- daha önce davacı şirket ortağı iken ayrıldığı ve iş bu davalı şirket ortağı olduğu, öncelikle marka hakkına tecavüz yönünden taraflar arasında görülen ---- Karar sayılı dosyası ile davalılar ----davacının ---- yönelik tecavüzde bulunduğunun tespitine ayrıca davalı şirketin ticari unvanında yer alan -----ibaresinin terkinine karar verildiği, iş bu kararın ---- tarihinde kesinleştiği yine davalı ----davacı markasına yönelik tecavüzü sebebiyle ------ dosyası ile mahkumiyetine karar verilip hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, iş bu kararın da ---- tarihinde kesinleştiği, gerek bahsi geçen dosyalar gerekse dosyamızda alınan tüm bilirkişi raporları ile, davalı tarafından----- markasının, ticaret unvanında, ---- kullanıldığının sabit olduğu, bu durumun da özellikle tarafların ticari faaliyetlerinin aynı olması, her iki tarafça kullanılan -----aynı olması sebebiyle tüketiciler nezdinde her ikisinin aynı kaynaktan doğmuş veya aralarında idari veya fiili bağlantı olabileceği izlenimi uyandırdığı,------- markasal olarak hem de ticari unvan itibariyle gerçek ve üstün hak sahibinin davacı şirket olduğu, davalı kullanımlarının hukuka akırı olduğu bu sebeple 6769 Sayılı SMK' nın 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz olduğu kanaatine varılmış bu sebeple davacının SMK 149. Maddesi uyarınca maddi tazminat talebinde bulunabileceği, davacı tarafından ---- tarihinden itibaren maddi tazminat talebinde bulunulduğu zira daha önce ----- tarihinde açıldığı ve tazminat talebinin bu dava tarihinden sonraki kullanımlara ilişkin olduğu, davalı tarafından ---- markasının kullanılmadığı yönünde savunmalarda bulunulmuşsa da dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davalının -----ibaresini içeren ticaret unvanını ---- tarihinde değiştirdiği, bu suretle bu ticari unvanı --- tarihine kadar kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüzün bu tarihe kadar devam ettiğinin kabulü gerektiği, bu sebeple tazminat hesabının ----tarihleri arasında hesaplanması gerektiği, önceki aldırılan bilirkişi raporlarındaki tazminat hesaplarının SMK 151.2-b kapsamında hesaplandığı fakat tazminat bedellerinin tecavüzün süregeldiği yaklaşık 5 yıl dikkate alındığında, ---- hesaplandığı, daha sonra aldırılan bilirkişi raporu ile ise ----- olarak hesaplandığı bu defa rakamlar arasında fahiş fark olması sebebiyle yeni bir heyetten çelişki giderilecek şekilde rapor alındığı, davalıya ait ticari defterlerden özellikle giderlerin de fazlalığı ve ticari defterlerin tam olarak gerçek ticari faaliyetleri yansıtmayacağı da dikkate alındığında, en son aldırılan --- bilirkişi raporunda davalının net gelirinin ---------olarak hesaplandığı, karlılık oranının %3,5 olarak hesaplandığı, buna göre de tazminat hesabının 1.283.628,02 TL (Bir milyon ikiyüz seksenüç bin altıyüz yirmisekiz TL, 02 Kuruş) olarak hesaplandığı, bu bedelin hem davalının markaya tecavüz süresi hem incelenen ticari defterleri de dikkate alındığında dosya kapsamına daha uygun olduğu, mahkememizce hüküm kurmaya elverişli iş bu bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminatın bu bedel üzerinden kabulüne fazlaya ilişkin istemin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;

1.Davalı tarafından davacının markalarına yönelik tecavüzün durdurulmasına ve menine davalı tarafından davacı markasının tabelalarda ürünlerde ve ambalajlarda her türlü satışının, kullanımın, pazarlanmasının durdurulmasına, markayı ihlal eden ürün ve ambalajlara ve her türlü materyale el konulmasına,

2.Maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile --------- tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmün --------- yayın yapan tirajı yüksek 5 büyük gazeteden birinde hüküm kesinleştiğinde masrafı davalılardan alınmak üzere ilanına,

3.Alınması gereken 87.684,63 TL harçtan alınan 44,40 TL peşin harç + 85.364,00 TL tamamlama harcın toplamı olan 85.408,40 TL' nin mahsubu ile kalan 2.276,23 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 85.408,40 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan toplam 16.359,90 TL yargılama giderinden davanın ret ve kabul oranına göre, 10.280,00 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davalılar tarafından yapılan toplam 5.100,00 TL yargılama giderinden davanın ret ve kabul oranına göre 2.050,00.TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, bakiye kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına,

6.Tecavüzün tespiti ve önlenmesi talebi yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 25.500,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

7.Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 171.199.08 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

8.Maddi tazminat talebinin red edilen kısmı yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 171.199.08 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine,

9.Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı asil ve vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/12/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog