T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/601 Esas - 2024/14
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara Batı İcra Dairesi bünyesinde bulunan ... iflas dosyasında müflis olan davalı şirket için 27.12.2022 tarihinde iflas masasına alacak kaydı yapıldığını, müvekkili ile müflis şirket arasında tanzim edilen 01.01.2021 vade tarihli senedin iflas müdürlüğüne sunularak alacak kaydı talebinde bulunulduğunu, müdürlükçe alacak kaydı taleplerinin 23.12.2022 tarihli yazıyla, İİK md 243 gereğince değerlendirilmek üzere dosya içerisine alındığını, devamında ise iflas dairesinin 11.05.2023 tarihli kararında “Dosyada mevcut belge suretleri ile yapılan inceleme neticesinde İİK 206-207-230 muddeleri gereğince talep edilen 750.000,00 TL'nin reddine 4 üncü sıraya kaydına" karar verildiğini, müvekkilinin müflis şirketin zor durumunda şirket yetkilisine borç para verdiğini ve karşılığında başvuruda ibraz edilen kambiyo evrakının alındığını, müflis şirketin borca aval olarak katılmış olduğunu, nitekim senedin keşide tarihi incelendiğinde şirket adına borçların ödendiğinin görüleceğini, bu yönüyle şirket defterlerine delil olarak dayandıklarını, müvekkilinin vermiş olduğu parayı sadece temerrüt faizi ile geri istediğini,
İİK 195 gereğince alacaklarının tespit edilerek iflas tarihine kadar faiz hesaplanmasını talep ettiklerini, defter incelemesinde aldıkları senedin keşidesi sırasında şirket kayıtlarına nakit girişi olmadığı tespit edilirse bu konuda tanık dinleteceklerini beyan ederek, alacaklı olduklarının tespiti ile müvekkili şirketin sıra cetvelinin 4.sırasına kayıt ve kabulüne, olacak tespit edilirken İİK 195 gereği iflas tarihine kadar faiz hesaplanarak anaparaya eklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
Dava konusu senet sureti, davalı/müflis şirketin ticari defter ve kayıtları, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası, 08/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, bonoya dayanan alacak nedeniyle kayıt kabul istemine ilişkindir. Mahkememizin 16/02/2022 tarih 2022/77-149 E-K. Sayılı ilamı ile davalı şirket hakkında iflas kararı verilmiş, verilen karar temyiz kanun yolu incelemesinden geçerek 22/12/2022 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosyaya kazandırılan 08/12/2023 tarihli raporda özetle; "...Dosya kapsamı ve müflis davalı şirketin 2017-2018-2019-2020-2021 yılları ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde, Borçlusu ... olarak görülen davacının dava konusu alacağı olan 750.000,00 TL tutarında senedin ticari defterlerde kayıtlı olmadığı, kayıtlarda bu miktar bir giriş veya çıkışın bulunmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı vekili borç para verdiği davalıdan aldığı senede dayanarak kayıt ve kabul isteminde bulunmuştur.
Kıymetli evrak, içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve başkalarına da devredilemediği vasıflı ve soyut bir borç ikrarıdır. (6102 s. TTK m.645 ve Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, 2.b., Ankara 1997, s.975; Kınacıoğlu, N.: Kıymetli Evrak Hukuku, 5.b., Ankara 1999, s.247). Bononun keşidecisi bonoda gösterdiği belirli bir bedeli kayıtsız ve şartsız olarak bizzat ödemek konusunda soyut bir taahhütte bulunmaktadır. Soyutluk (mücerretlik) ise senedin içerdiği hakkın doğumuna sebep olan temel hukuki ilişkinin senet metninden anlaşılamaması anlamına gelir. Soyutluğun senede yüklediği ilk özellik, hamilin artık senette gösterilen alacağın alacaklısı olduğu konusunda, senetten başka bir delil sunmasına gerek bulunmaması; alacağını sadece bu senetle ispatlayabilmesidir (Öztan, s.173; Poroy, R./Tekinalp, Ü.: Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 15.b., İstanbul 2001, s.25).
Ancak bu kuralın geçerli olması için senedin kambiyo vasfını taşıması, bir başka deyişle kanundaki zorunlu unsurlarını taşıması gerekmektedir. Dava konusu senet incelendiğinde, bononun zorunlu unsurlarından olan düzenlenme tarihinin bulunmadığı, bu nedenle bono vasfında olmadığı anlaşılmaktadır. Bonodaki imza inkar edilmediğinden bononun adi senet olarak kabulü gerekir. (Yargıtay 11.HD 2020/3096 esas,2021/4744 karar sayılı ilamı) Zorunlu unsurlarında eksiklik olması halinde senet, kambiyo senedi niteliği kazanamadığından kambiyo senetlerine özgü güvence ve kolaylıklardan faydalanılması da mümkün olmamaktadır.
Bu nedenle adi senede ilişkin borcu bulunduğunun ispat yükü davacı taraftadır.
Bu kapsamda davalının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde borçlusu ... olarak görülen davacının dava konusu alacağı olan 750.000,00 TL tutarında senedin ticari defterlerde kayıtlı olmadığı gibi kayıtlarda bu miktar bir giriş veya çıkışın bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalının dava cevap dilekçesi sunmadığı ve iddiaları inkar ettiği hususu ile davacının yemin deliline dayanmadığı da gözetilerek tek başına adi senede dayalı davacının davalıya borç verdiği iddiasını ispat edemediği ve senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı da gözetilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/01/2024
Katip Hakim
(e-imzalıdır)