Esas No
E. 2023/231
Karar No
K. 2024/7
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/231 Esas
KARAR NO: 2024/7
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/06/2016
KARAR TARİHİ: 05/01/2024

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ticaret unvanında yer alan --------- işaretinin, esas ve tek unsur olarak ve farklı eklerle birlikte ---------- nezdinde pek çok mal ve hizmetlerde tescilli ve tanınmış marka olduğunu, davalı şirket adına tescil olunan ------- ve -------- numaralı ------- unsurlu markaları ile müvekkilinin ---------- ibareli markalarının benzer olduğunu, -------- sınıf hariç aynı sınıfta yer aldıklarını, davalı markalarındaki esas unsurun -------- ibaresi olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalının -------- ve --------- markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak müvekkili markalarına ayırt edilemeyecek kadar benzediğini, müvekkilinin diğer fînans kuruluşlarından farklı olarak -------- markalı kurumlara teknoloji altyapısı, farklı platformlarda yazılım geliştirme, internet uygulamaları, entegrasyon, sistem yönetimi, güvenlik yönetimi, proje yönetimi ve ofis uygulamaları hizmetleri vermek amacıyla faaliyet gösteren ----------Teknoloji biriminin --------- adlı internet sitesi üzerinden, teknoloji alanında da faaliyet gösterdiğini, tüketicinin farklı işletmeler olduğunu bilse dahi müvekkili ile davalı arasında idari - ekonomik bir işbirliği olduğu yanılgısına düşeceğini, davalı şirket adına tescilli------- ve------ numaralı markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacının dava dilekçesinde marka isimlerini belirtmeksizin sadece --------- nezdindeki tescil numaralarına yer vererek, başka markaları da davasında dayanak yapmaya çalıştığını, bu biçimde oluşturduğu dava dilekçesinin HMK'nın 119. maddesine aykırı olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır teknoloji sektöründe kullandığı “----------” markasının müvekkilinin sunduğu hizmetler ile özdeşleştiğini, --------- nezdinde özel-------- no ile “---------” markasının 27.08.2007 tarihinde tanınmış marka olarak tescil edildiğini, “-------” markasının tanınmış marka olarak tescil edildiği 27.02.2012 tarihinden çok önce “---------”nın tanınmış marka olma statüsüne kavuştuğunu, satış öncesi ve sonrası müşterilere teknoloji alışverişlerinde rehberlik eden davalı şirketin yeni teknolojiler ve müşteri ihtiyaçları doğrultusunda “Şekil + ---------” “-------- --------” markalarıyla satış sonrası katma değerli hizmet verdiğini, markaların bütününün dikkate alınması gerektiğini, davacıya ait markanın ----------renkte ----------- şekli ile ---------- yazılı “--------” ibaresinden oluştuğunu, davalı şirketin “-------- ---------” markasının müvekkili şirket ile özdeşleşmiş ---------- renklerinden oluştuğunu, markanın başında yer alan “-------” devamında ise “--------” ibaresiyle bütün olarak tamamen farklı etki gösterdiğini, --------- olarak davacının markasıyla hiçbir benzerliklerinin olmadığını, taraf markalarında kullanılan -------- de birbirinden farklı olduğunu, tarafların ve markalarının tanınmışlık düzeyinin ortalama tüketici nezdinde markaların karıştırılmasına engel olduğunu, teknoloji ürünleri satılan perakende sektörü ile bankacılık sektörünün karıştırılmasının mümkün olmadığını, davacının "--------" markası ile teknoloji alanında faaliyet gösterdiğine ilişkin beyanının ise mevcut durumu çarpıttığını, "Şekil+------" ve "------- -------" ile markalarının içerisinde yer alan ------------ ibaresinin markaya ayırt edicilik kazandırdığını, ortalama tüketicinin markalarda yer alan ---------- ibaresini görmesinin yeterli olduğunu, davacı tarafın ısrarla müvekkili markalarını "---------" ve "----------" olarak ifade ettiğini, markaların devamında yer alan davalı şirketin tanınan markası --------- görmezden geldiğini, markaların kullanım alanının aynı veya benzer mal ve hizmetlerden oluşmadığını, ---------- markasının ancak aynı yada benzerinin kullanılması halinde davacı için koruma sağlayacağını, aksi halde hiçbir ayırt edicilik unsuru bulunmayan "-------" kelimesinin bir firmanın tekeline bırakılmasının mümkün olmadığını, davanın reddini talep etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:

Dava, davalı adına tescilli --------- numaralı "---------" ve ---------- numaralı "şekil + -----------" markalarının davacı adına tescilli "---------" esas unsurlu markalarla iltibas yaratıp yaratmadığı, davacı markasının tanınmış marka olup olmadığı, bu nedenle davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir. UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:

Mahkememiz 28/11/2017 tarihli, ------- Esas, ---------- karar sayılı dosyasında ; "---------- Kurumu'nda 13/01/2010 başvuru tarihli --------- sayılı ---------------- şekil markasının 09/11/16/21/35/37/38/41 ve 42. sınıflarda, ---------- sayılı, 13/01/2010 başvuru tarihli ---------- şekil markasının 11/16/21/37 sınıflarda davalı adına tescilli olduğu, ----------- markasının --------- sayısı ile tanınmış marka olarak davacı adına tescil edildiği, davacının --------- ibareli markalarının bulunduğu,

Davacı tarafın tanınmış markasının--------- markası olduğu, davaya konu ---------- sayılı ------------ markasında da ---------i ibaresinin --------- yazıldığı, ---------- ibaresinin ---------- ibaresinin altında ve küçük puntolarla yazıldığı, markanın esas unsurunun ------------ ibaresi olduğu, büyük puntolarla yazılarak ön plana çıkarıldığı, davacının tanınmış markasında ve marka tanıtımlarında ağırlıklı olarak --------- kullandığı bilirkişi raporunda tespit edilmekle, davalı markasında da (onca seçenek özgürlüğü varken) --------- ibaresinin --------- yazılması, davacı markasının tanınmışlığı gözönüne alındığında, davalının davacının markasının tanınmışlığından haksız bir şekilde faydalanma amacı güttüğü ve markanın kötüniyetle tescil edildiği kanaatine varılarak ayrıca davacının --------- markasının imajının devri sonucunu doğurabileceğinden markanın tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne, Davaya konu --------- sayılı -------- markasında ise; ---------- ibaresinin ---------- ve büyük yazıldığı, ------------ ibaresinin altta küçük puntolarla yazıldığı, davacının markasının baskın rengi olan--------- kullanılmadığından, davacının 16. sınıfta tescilli ----------- sayılı ----------- şekil markasında ---------- ibaresinin ve şekil unsurunun ön planda olduğu, ---------- ibaresinin altta ve küçük puntolarla yazıldığı, markanın bütünü itibarı ile bıraktığı izlenim ile davalı markasının benzer olmadığı, davacının ---------- markasında -------- ibaresinin küçük puntolarla yazıldığı,---------- ibaresinin ve şeklin ön plana çıkarıldığı, markanın bütünü itabari ile bıraktığı izlenimin benzer olmadığı, davacının 16. sınıfta tescilli ---------- sayılı PLATFORM --------- markasında -------- ibaresinin küçük puntolarla yazıldığı, platform ibaresinin büyük puntolarla yazılarak ön plana çıkarıldığı ve markanın bütüncül izlenim itibarıyla davalı markası ile benzer olmadığı kanaatine varılarak, 16. sınıf ile davacının tescilli markası ve faaliyeti bulunmadığından --------- sınıfta hükümsüzlüğü talebinin reddine, Davacının davalı markasının tescilli olduğu, 21. Sınıfta kayıtlı -------- sayılı -------- ve --------- markalarının bulunduğu, davacının tanınmış markasının asıl unsuru olarak yer aldığı, 37. sınıfta da davacının ----------- sayılı ---------- ve -------- sayılı ------- markasının bulunduğu, davalı markasında her ne kadar ---------- ibaresi ---------- yazılmışsa da, asıl unsurunun ---------- ibaresi olduğu ve --------- sayılı içtihadında da belirtildiği üzere; "tüketicilerin farklı zamanlarda gördükleri markalara ilişkin zihinde kalan izlenim doğrultusunda hareket ettikleri, küçük farklılıklar taşıyan marka ile işaretin farklı zamanlarda ayırt edilmesinin mümkün olmayacağı sonucuna vardığı" dikkate alınarak, markaların tescilli olduğu 21 ve 37. sınıflarda hizmetin alıcı kitlesinin ortalama tüketici grubu olduğu ve davacı tarafın farklı mal üretmeyi yada hizmet sunmaya başladığı düşüncesi yani dolaylı iltibas ihtimali bulunduğu göz önüne alınarak bu sınıflar yönünden davalı markasının hükümsüzlüğüne, Davalının marka tescillerinin davacıya ait tanınmış --------- markasının reklam gücünden ve tanınmışlığından haksız yarar sağlama sonucunu doğuracağı davalı markalarındaki farklılıkların markalara ayırt edicilik sağlamadığı, davalının --------- markasını geri planda ve ön plana çıkarmadan yardımcı unsur olarak kullandığı, davalı adına tescilli --------- sayılı -------- markasının tescilli olduğu tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli --------- sayılı -----------markasının 21.ve 37.sınıf mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.Mahkememiz hükmü taraf vekillerince istinaf edilmiştir. ------------sayılı kararında; "Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı vekillerinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği" kanaat ve sonucuna varılmıştır.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; --------- sayılı ilamında; " Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dava, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davacının tanıtımlarında ve marka kullanımında ağırlıklı olarak tanınmış markası olan -------- renkli --------- şekilli " ----------" ibaresini kullandığı, bu nedenle davalının "----------" ibareli markasındaki --------- ibaresinin --------- renkli kullanılmasının davalının davacının tanınmışlığından haksız olarak faydalanma amacı güttüğünü gösterdiği, bu nedenle bu markanın tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verildiği belirtilmiş,

Bölge adliye mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Ne var ki "--------" ibareli markanın tümden reddi kararı isabetli değildir.

İlk derece mahkemesi ve Bölge adliye mahkemesince davacı markasındaki ayırt edici unsurun -------- renkli "---------" ibaresi olduğu kabul edilmişse de, davacının markasındaki asıl ayırt edici unsur "---------" şeklidir. Davacı şirkete ait "---------" ibaresi ayırt edicilik gücü zayıf, koruma düzeyi düşük, herkesin kullanımına açık bir ibare olduğundan , ayrıca davalı markasının esas unsurunun "--------", "---------" ibareleri olmasıyla birlikte değerlendirildiğinde markalar arasında 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmamaktadır. O halde Mahkemece davalının "-------- -------" ibareli markasına yönelik hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu yönden bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile dosya mahkememize gönderilerek -------- esasını almıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: 556 sayılı KHK'nın 8. Ve 42. maddeleri.

GEREKÇE

Dava, davalı adına tescilli markaların 556 sayılı KHK'nın 8. Ve 42. Maddelerinden kaynaklı hükümsüzlük davasıdır. Mahkememizce ------- Sayılı ilamı ile kararın bozulmasına dair verilen karar öncesinde yapılan yargılamada; Davacı tarafın tanınmış markası --------- markasıdır. Davaya konu --------- sayılı -------- markasında da --------- ibaresinin ------- yazıldığı,--------- ibaresinin --------- ibaresinin altında ve küçük puntolarla yazıldığı, markanın esas unsurunun --------- ibaresi olduğu, büyük puntolarla yazılarak ön plana çıkarıldığı, davacının tanınmış markasında ve marka tanıtımlarında ağırlıklı olarak ------- renk kullandığı bilirkişi raporunda tespit edilmekle, davalı markasında da (onca seçenek özgürlüğü varken) -------- ibaresinin ---------- renkle yazılması, davacı markasının tanınmışlığı gözönüne alındığında, davalının davacının markasının tanınmışlığından haksız bir şekilde faydalanma amacı güttüğü ve markanın kötüniyetle tescil edildiği kanaatine varılarak ayrıca davacının ---------- markasının imajının devri sonucunu doğurabileceğinden markanın tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir.Davaya konu -------- sayılı ---------- markasında ise -------- ibaresinin mavi renkli ve büyük yazıldığı, --------- ibaresinin ise altta küçük puntolarla yazıldığı, davacının markasının baskın rengi olan ----------- renk kullanılmadığından, davacı ve davalı markalarının tescil edildiği mal ve hizmet sınıflarının karşılaştırılması gerektiği, davacının 16. Sınıfta tescilli ---------- sayılı --------- markasında ---------- ibaresinin ve şekil unsurunun ön planda olduğu, --------- ibaresinin altta ve küçük puntolarla yazıldığı, markanın bütünü itibarı ile bıraktığı izlenim ile davalı markasının benzer olmadığı, yine davacının ----------- sayılı --------- markasında da ---------- ibaresinin küçük puntolarla yazıldığı, I+ şekil+ bonus ibaresinin ve şeklin ön plana çıkarıldığı, markanın bütünü itabari ile bıraktığı izlenimin benzer olmadığı, davacının 16. Sınıfta tescilli --------- sayılı PLATFORM ----------- markasında da ----------ibaresinin küçük puntolarla yazıldığı, platform ibaresinin büyük puntolarla yazılarak ön plana çıkarıldığı, ve markanın bütüncül izlenim itibarıyla davalı markası ile benzer olmadığı kanaatine varılarak 16. Sınıf ile davacının tescilli markası ve faaliyeti bulunmadığından 11. sınıfta hükümsüzlüğü talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacının davalı markasının tescilli olduğu, 21. Sınıfta kayıtlı ---------- sayılı şekil + --------- ve --------- sayılı şekil + --------- markalarının bulunduğu, davacının tanınmış markasının asıl unsuru olarak yer aldığı, 37. Sınıfta da davacının ---------- sayılı ---------- ve --------- sayılı ---------- markasının bulunduğu, davalının markasında her ne kadar -------- ibaresi-------- yazılmışsa da davalı markasının asıl unsurunun da --------- ibaresi olduğu, ve --------- sayılı içtihadında da belirtildiği üzere; "tüketicilerin farklı zamanlarda gördükleri markalara ilişkin zihinde kalan izlenim doğrultusunda hareket ettikleri, küçük farklılıklar taşıyan marka ile işaretin farklı zamanlarda ayırt edilmesinin mümkün olmayacağı sonucuna vardığı" dikkate alınarak markaların tescilli olduğu 21 ve 37. Sınıflarda hizmetin alıcı kitlesinin ortalama tüketici grubu olduğu ve davacı tarafın farklı mal üretmeyi yada hizmet sunmaya başladğıı düşüncesi yani dolaylı iltibas ihtimali bulunduğu göz önüne alınarak bu sınıflar yönünden davalı markasının hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir.Davalı vekili davacı tarafın tüm iddialarını tanınmış markasına dayandırdığını, dava dilekçesinde markalarını alt alta sıraladığını ancak raporda değerlendirilen markalara dayanmadığını,------- markasının zayıf bir marka olduğunu ve davacının finans sektöründe markasını kullandığını beyanla itiraz etmiş,dava dilekçesinde dayanılan marka tescil kayıtlarının ve sınıflarının liste halinde bildirildiği ve dayanılmasında usulsüzlük bulunmadığı,itirazların yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Davacının --------- markasının tanınmışlık düzeyi gözönüne alınarak, davalı tarafın davacı markasının zayıf bir marka olduğu ve küçük değişiklikler ve eklemelerin markaya ayırt edicilik kazandıracağı yönündeki itirazı incelenmiş, benzer bir davada -------- sayılı ilamı ile; yerel mahkemenin " davacının ----------- ibareli markasının yazılı ve görsel tanıtım araçları ile gerçekleştirilen kuvvetli reklâm, uzun süreli kullanım, kaliteli ve yaygın dağıtım ile ilgili sektör dışına taşacak biçimde tanınmışlık vasfı kazandığı, başvuru kapsamındaki ürünlerle ilişkilendirilebilecek bazı ürün türlerinin davacının tanınmış markası kapsamında bulunduğu, bu nedenle başvurunun tescilinin davacı markalarının tanınmışlığından haksız yararlanma sağlayabileceği, zira davalının reklâm gücünden haksız biçimde yararlanacağı ve satışlarını artıracağı, bu bağlamda davacı markasının tanınmışlığından istifade ederek toplumun dikkatini çekeceği ve onun temsil ettiği imaj ve güveni hiçbir masraf ve çaba harcamadan kendi markasını taşıyan ürünlere devrini sağlayacağı" gerekçesiyle vermiş olduğu kararı onadığı , --------Hukuk Dairesi'nin onama kararındaki gerekçenin davaya konu uyuşmazlık yönünden de geçerli olduğu, davalının marka tescillerinin davacıya ait tanınmış -------- markasının reklam gücünden ve tanınmışlığından haksız yarar sağlama sonucunu doğuracağı davalı markalarındaki farklılıkların markalara ayırt edicilik sağlamadığı, davalının --------- markasını geri planda ve ön plana çıkarmadan yardımcı unsur olarak kullandığı, kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalı adına tescilli -------- sayılı --------- markasının tescilli olduğu tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli ---------- sayılı --------- markasının 21.ve 37.sınıf mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, bu kararın taraflarca istinaf edilmesi sonrasında -------- Sayılı ilamı ile Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı vekillerinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, verilen bu kararın taraflarca temyiz edilmiştir. ---------Sayılı kararı ile yapılan temyiz incelemesinde, Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Dava, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davacının tanıtımlarında ve marka kullanımında ağırlıklı olarak tanınmış markası olan --------- şekilli " ---------" ibaresini kullandığı, bu nedenle davalının "----------" ibareli markasındaki ---------- ibaresinin ---------- kullanılmasının davalının davacının tanınmışlığından haksız olarak faydalanma amacı güttüğünü gösterdiği, bu nedenle bu markanın tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verildiği belirtilmiş, Bölge adliye mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.Ne var ki "----------" ibareli markanın tümden reddi kararı isabetli değildir. İlk derece mahkemesi ve Bölge adliye mahkemesince davacı markasındaki ayırt edici unsurun ---------- renkli "----------" ibaresi olduğu kabul edilmişse de, davacının markasındaki asıl ayırt edici unsur "---------" şeklidir. Davacı şirkete ait "---------" ibaresi ayırt edicilik gücü zayıf, koruma düzeyi düşük, herkesin kullanımına açık bir ibare olduğundan , ayrıca davalı markasının esas unsurunun "--------", "--------" ibareleri olmasıyla birlikte değerlendirildiğinde markalar arasında 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmamaktadır.O halde Mahkemece davalının "-------- -----------" ibareli markasına yönelik hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu yönden bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile mahkememize ait kararın kısmen bozulmasına karar verilmiş, verilen bozma kararı sonrası dosya Mahkememizin yeni esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuş, 05.01.2024 tarihli celsede bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. ----------Kurumundan davaya konu marka tescil kayıtları celp edilmiş, 13/01/2010 başvuru tarihli ---------- sayılı --------- ----------- şekil markasının 09/11/16/21/35/37/38/41 ve 42. Sınıflarda, ----------sayılı, 13/01/2010 başvuru tarihli ------------ şekil markasının 11/16/21/37 sınıflarda davalı adına tescilli olduğu görülmüştür.------------ Kurumundan davacı adına tescilli marka kayıtları celp edilmiş, ---------- markasının --------- sayısı ile tanınmış marka olarak tescil edildiği, davacının ------------- ibareli markalarının bulunduğu görülmüştür.Dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK 8/IV maddesinde "tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvuru yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir" düzenlemesi mevcuttur. Davacı tarafın tanınmış markası ------- markasıdır. Az yukarıdaki tespitlerden sonra Yargıtay Bozma ilamında bozma dışında bırakılan ----------- tescil numaralı marka yönünden verilen kısmi hükümsüzlük kararı yönünden yapılan değerlendirmede, il kararda belirlendiği üzere; Davaya konu ---------- sayılı şekil + ----------- markasında ise ----------- ibaresinin ----------- ve büyük yazıldığı, ----------- ibaresinin ise altta küçük puntolarla yazıldığı, davacının markasının baskın rengi olan --------- kullanılmadığından, davacı ve davalı markalarının tescil edildiği mal ve hizmet sınıflarının karşılaştırılması gerektiği, davacının 16. Sınıfta tescilli ----------- sayılı ----------- şekil markasında ----------- ibaresinin ve şekil unsurunun ön planda olduğu,----------ibaresinin altta ve küçük puntolarla yazıldığı, markanın bütünü itibarı ile bıraktığı izlenim ile davalı markasının benzer olmadığı, yine davacının -------- sayılı --------- şekil markasında da --------- ibaresinin küçük puntolarla yazıldığı, ----------ibaresinin ve şeklin ön plana çıkarıldığı, markanın bütünü itabari ile bıraktığı izlenimin benzer olmadığı, davacının 16. Sınıfta tescilli ----------sayılı -------- markasında da ---------- ibaresinin küçük puntolarla yazıldığı, platform ibaresinin büyük puntolarla yazılarak ön plana çıkarıldığı, ve markanın bütüncül izlenim itibarıyla davalı markası ile benzer olmadığı kanaatine varılarak 16. Sınıf ile davacının tescilli markası ve faaliyeti bulunmadığından 11. sınıfta hükümsüzlüğü talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacının davalı markasının tescilli olduğu, 21. Sınıfta kayıtlı --------- sayılı -------- ve ---------- sayılı ------------- markalarının bulunduğu, davacının tanınmış markasının asıl unsuru olarak yer aldığı, 37. Sınıfta da davacının ------------ sayılı ----------- sayılı --------- markasının bulunduğu, davalının markasında her ne kadar --------- ibaresi ---------- yazılmışsa da davalı markasının asıl unsurunun da --------- ibaresi olduğu, ve -------- sayılı içtihadında da belirtildiği üzere; "tüketicilerin farklı zamanlarda gördükleri markalara ilişkin zihinde kalan izlenim doğrultusunda hareket ettikleri, küçük farklılıklar taşıyan marka ile işaretin farklı zamanlarda ayırt edilmesinin mümkün olmayacağı sonucuna vardığı" dikkate alınarak markaların tescilli olduğu 21 ve 37. Sınıflarda hizmetin alıcı kitlesinin ortalama tüketici grubu olduğu ve davacı tarafın farklı mal üretmeyi yada hizmet sunmaya başladğıı düşüncesi yani dolaylı iltibas ihtimali bulunduğu göz önüne alınarak bu sınıflar yönünden davalı markasının hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir.Davalı vekili davacı tarafın tüm iddialarını tanınmış markasına dayandırdığını, dava dilekçesinde markalarını alt alta sıraladığını ancak raporda değerlendirilen markalara dayanmadığını,-------- markasının zayıf bir marka olduğunu ve davacının finans sektöründe markasını kullandığını beyanla itiraz etmiş,dava dilekçesinde dayanılan marka tescil kayıtlarının ve sınıflarının liste halinde bildirildiği ve dayanılmasında usulsüzlük bulunmadığı,itirazların yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Davacının--------- markasının tanınmışlık düzeyi gözönüne alınarak, davalı tarafın davacı markasının zayıf bir marka olduğu ve küçük değişiklikler ve eklemelerin markaya ayırt edicilik kazandıracağı yönündeki itirazı incelenmiş, benzer bir davada ---------- sayılı ilamı ile; yerel mahkemenin " davacının --------- ibareli markasının yazılı ve görsel tanıtım araçları ile gerçekleştirilen kuvvetli reklâm, uzun süreli kullanım, kaliteli ve yaygın dağıtım ile ilgili sektör dışına taşacak biçimde tanınmışlık vasfı kazandığı, başvuru kapsamındaki ürünlerle ilişkilendirilebilecek bazı ürün türlerinin davacının tanınmış markası kapsamında bulunduğu, bu nedenle başvurunun tescilinin davacı markalarının tanınmışlığından haksız yararlanma sağlayabileceği, zira davalının reklâm gücünden haksız biçimde yararlanacağı ve satışlarını artıracağı, bu bağlamda davacı markasının tanınmışlığından istifade ederek toplumun dikkatini çekeceği ve onun temsil ettiği imaj ve güveni hiçbir masraf ve çaba harcamadan kendi markasını taşıyan ürünlere devrini sağlayacağı" gerekçesiyle vermiş olduğu kararı onadığı , ---------- Dairesi'nin onama kararındaki gerekçenin davaya konu uyuşmazlık yönünden de geçerli olduğu, davalının marka tescillerinin davacıya ait tanınmış ----------markasının reklam gücünden ve tanınmışlığından haksız yarar sağlama sonucunu doğuracağı davalı markalarındaki farklılıkların markalara ayırt edicilik sağlamadığı, davalının --------- markasını geri planda ve ön plana çıkarmadan yardımcı unsur olarak kullandığı, kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalı adına tescilli ---------- sayılı --------- --------- markasının tescilli olduğu tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli --------- sayılı ---------- markasının 21.ve 37.sınıf mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın ---------- sayılı --------- ---------- markası yönünden yapılan değerlendirmede; Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere davacı tarafın tanınmış markası ---------- markası olduğu, bu markanın ayırt edici unsurunun ----------- renkli ---------ibaresinin değil davacı markasındaki ayırt edici unsurun "-----------" şekli olduğu, "------------" ibaresi ayırt edicilik gücü zayıf, koruma düzeyi düşük, herkesin kullanımına açık bir ibare olduğundan , davalı markasının esas unsurunun "--------", "---------" ibareleri olduğu, davalı tarafın --------- ibaresini kendi markasının satışını yaptığı ürünlerin güvenilirliğini arttırmaya yönelik ibare olarak kullandığı, tüketicide güven artırma unsuru olarak kullandığı, davalı tarafın markasının, markasında kullandığı şekil ve ibarelerin tüketici tarafından teknoloji ürünlerin satışının yapıldığı ve davacı ile iltibas oluşturmayacak kadar ayırıcılığı olan kullanımlar olduğu dikkate alındında markalar arasında 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kabul edilerek bu marka yönünden hükümsüzlük davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile,

1.Davalı adına tescilli ------- sayılı ---------- markası yönünden hükümsüzlük davasının REDDİNE,

2.Davalı adna tescilli --------- sayılı ----------- markasının 21.ve 37.sınıf mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, -11 ve 16.sınıflarda hükümsüzlüğü talebinin REDDİNE,

3.Karar kesinleştiğinde kesinleşme şerhli gerekçeli kararın --------- Kurumu ' na Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından gönderilmesine,

5.427,60 TL karar ve ilam harcı tayini ile peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 398,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

6.Davacı tarafça başlangıçta alınan 29,20 TL başvurma harcı, 29,20 TL peşin harç, 4,30 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 62,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

7.Davacı yararına kabul edilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

8.Davalı yararına red olunan kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

9.Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 454,00 TL tebligat, müzekkere masrafı olmak üzere toplam 3.454,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranları (%50) gözönüne alınarak 1.727,00 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,

10.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,

11.Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde taraflara iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/01/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog