Esas No
E. 2024/45
Karar No
K. 2024/58
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/45 Esas
KARAR NO: 2024/58
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/03/2022
KARAR TARİHİ: 24/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde "... kimlik numaralı, 22.09.1968 doğumlu ..., 12.08.2005 tarihinde; ... İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi’nde (o dönemki unvanı ... İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi) çalışmaya başlamıştır. Merhum ..., ... İnşaat isimli firmanın ve onun hakimi konumunda olan, Davalı ... İnşaat'ı paravan olarak kullanan diğer Davalı ... ... Anonim Şirketi’nin yurtdışındaki işlerinde çalışmıştır. Merhum ..., 18.02.2012 tarihinde .... ülkesinin ... kentinde, işverenlerinin işyerinde kalp krizi geçirerek vefat etmiştir. Merhumun mirasçıları olarak geride Davacı eşi ..., Davacı kızı ..., Davacı kızı ... ve Davacı oğlu ... kalmıştır. Merhumun işçilik alacakları sebebiyle ... İnşaat'a karşı açılan dava; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’nin E.2017/3271, K.2019/1054 sayılı ilamı ile kesinleşmiş ve söz konusu şirketin merhumun işvereni olduğu ve işçilik alacaklarından sorumlu olduğu hükme bağlanmıştır.

Ancak bugüne değin merhumun mirasçıları olan davacılar söz konusu mahkeme ilamındaki işçilik alacaklarını tahsil edememişlerdir. Zira ... İnşaat isimli firma, esasen Davalılar tarafından ... İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi unvanı ile kurulan, Davalılar'ın uzun süre resmiyette ortağı ve yöneticisi olduğu, sonrasında da perde arkasından yönettikleri, içi boş, hukuki sorumluluklarını engellemek amacıyla kurulmuş veya bu yönde bir yapıya evriltilmiş paravan bir şirketten ibarettir.

Hal böyleyken; tamamen kötü niyetle ve sorumluluktan kurtulmak amacı taşıyarak kurulmuş veya bu yönde bir irade ile yönetilmiş ... İnşaat isimli firmadan Müvekkillerimiz'in mahkeme ilamı ile sabit olan alacaklarını tahsil edebilmek amacıyla, ... İnşaat'ın gerçek sahipleri olan Davalılar'a karşı işbu tüzel kişilik perdesinin kaldırılması davasının açılması zorunluluğu doğmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’nin E.2017/..., K.2019/... sayılı ilamı ile kesinleşmiş olan işçilik alacaklarından, ... İnşaat ile aralarındaki organik bağ nedeniyle Davalılar'ın da sorumlu kılınmasına,

Bu talebimizin kabul görmemesi halinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’nin E.2017/..., K.2019/... sayılı ilamı ile kesinleşmiş olan işçilik alacaklarından, ... İnşaat isimli firmanın tüzel kişilik perdesinin kaldırılması yoluyla, söz konusu firmanın işçilik alacaklarının doğduğu zamanki ortakları olan Davalılar'ın müteselsilen sorumlu kılınmasına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davalılar üzerine bırakılmasına, karar verilmesini saygılarımızla bilvekale arz ederiz..." şeklinde iddialarını ve taleplerini belirtmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde "...Müteveffa müvekkil şirket çalışanı değildir. Öncelikle Yurt dışında işçi çalıştırmak isteyen firmaların iş-kur'dan onay alması zorunludur. bu nedenle İş-Kur'a müzekkere yazılarak davacının hizmet sözleşmesinin olup olmadığı sorulmalıdır. Yabancı bir ülkede Türk işçisi çalıştırmak isteyen firmaların işçi teminine veya yurtdışında işçi olarak çalışmak isteyenlerin yurtdışına gönderilmesine aracılık etme konusunda, Kurum ve 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu gereğince Kurum tarafından iş ve işçi bulmaya aracılık izni verilen özel istihdam büroları yetkilidir. İş-Kur tarafından hazırlanan, işçi ve işverenin karşılıklı hak ve sorumluluklarının belirlendiği “Bireysel Tip İş Sözleşmesi” Türkiye İş Kurumu nezdinde işçi ve işveren veya vekiline imzalatılmaktadır. Yurt dışında iş alan Türk şirketleri, çoğunlukla bu işlerde çalıştıracakları işçileri Türkiye’den temin etmektedir. İşçi çalıştırılan ülkenin sosyal güvenlik sözleşmesi yapılan ülkelerden olması halinde, çalıştırılan işçilerin sosyal güvenliği, bu ülkeyle yapılan sosyal güvenlik sözleşmesi hükümlerine göre sağlanmaktadır.

Bununla birlikte organik bağ ilişkin iddiaların tarafımızca kabulü mümkün değildir. Nitekim ... ... A.Ş. Bünyesinde hiçbir çalışması bulunmamakla birlikte müvekkil holdingin diğer davalı ile faaliyet alanları tamamen farklı olup organik bağ ilişkin iddialar gerçeğe aykırıdır. Davanın ... ... A.Ş. Yönünden husumetten reddi gerekmektedir. Davacının iddialarının tarafımızca kabulü hiçbir şekilde mümkün olmamakla birlikte hak ve alacakları zamanaşımına uğramıştır. Bu nedenle taleplerinin kabulü mümkün değildir. Davanın reddi gerekmektedir. Tüm bu açıkladığımız nedenlerle, davanın USULDEN REDDİNE, Mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde ESASTAN REDDİNE karar verilmesini talep etmekteyiz..." şeklinde savunmasını belirtmiştir.

DELİLLER

.... İş Mahkemesi'nin ... numarası ve 03/02/2023 karar tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilen dosyanın mahkememize tevzi edildiği, 2024/45 esasını aldığı anlaşıldı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi'nin 2017/3271 esas, 2019/1054 karar numaralı ve 22/06/2017 tarihli kararı incelendi.

GEREKÇE

Dava, davacıların taraf olduğu İstanbul BAM 29. HD’nin 2017/3271 Esas ve 2019/1054 Karar sayılı ilamından, davalıların da sorumlu tutulmasına ilişkindir.

Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir.

Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.

Somut olayda davacılar, işbu davadan önce .... İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile ... İnşaat şirketine karşı, mirasçı sıfatıyla müteveffa ...’in işçilik alacaklarına ilişkin dava açmıştır.

Yapılan yargılama sonucunda İstanbul BAM 29. HD’nin 2017/... Esas ve 2019/... Karar sayılı ilamı ile kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti genel tatil alacağı ve hafta tatil alacağı olmak üzere toplam 5 kalem alacak için toplamda 53.027,33 TL tazminat ödenmesine hükmedilmiş ve karar kesinleşmiştir. Davacılar, kesinleşen davanın davalısı ... İnşaat’tan alacaklarını tahsil edemediklerini beyan ederek, işbu davanın davalıları ile ... İnşaat arasındaki organik bağ iddiası ile kesinleşen ilamdan davalıların sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

.... İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, işbu dosyanın davalılarının o dosyada taraf olmadığı, davanın ihbar edilmediği ve dolayısıyla feri müdahil olarak yer almadıkları görülmüştür. Açılan işbu dava, davalılara yöneltilen yeni bir işçilik alacakları davasıdır. Tüzel kişilik perdesinin aralanması ve şirketler arasındaki organik bağ iddiası ayrı bir dava konusu olmayıp, dava konusu işçilik alacaklarından kimlerin sorumlu olduğu noktasında araştırılması gereken bir iddiadır. Dolayısıyla görevsizlik kararı veren .... İş Mahkemesi’nin 2022/173 Esas ve 2023/66 Karar sayılı ilamında belirtilen davanın mutlak ticari davalardan olduğu gerekçesi yerinde değildir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, somut olayda davanın işçilik alacaklarına ilişkin olması, mutlak ticari davalardan olmaması sebebiyle mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;

1.Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İstanbul İş Mahkemeleri olduğunun tespitine,

2.Karar kesinleştiğinde Mahkememiz ile .... İş Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğundan görevli merci tayini için dosyanın HMK md. 21/1-c ve HMK md. 22/2 uyarınca ortak görevli üst mahkemeye gönderilmesine,

3.6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekâlet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/01/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.