Esas No
E. 2021/378
Karar No
K. 2023/232
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/378 Esas
KARAR NO: 2023/232
DAVA: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/10/2021
KARAR TARİHİ: 21/12/2023

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... adıyla tanınan ...'nın , Türkiye'nin bilinen modern şiirin öncü ve popüler şairlerinden olup ayrıca yazar ve çevirmen olduğunu, eserlerinin Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan 100 Temel Eser listesinde yer aldığını, müvekkillerinin ...'nın hayatta olan tek mirasçıları olduğunu, ...'nın tasvir edildiği fotoğraflar ve ...'ya ait eserlerin hak sahiplerinden izin almadan görsellerinin sunulduğu ürünlerde kullanıldığını, izin alınmadan meydana getirilen ürünlerin davalıya ait ... adresli internet sayfası üzerinden satışa sunulduğunu, platform sahiplerinin hukuka aykırı bir şekilde üretilen ürün üzerinden haksız kazanç ve kar elde ettiklerini, arabuluculuk aşamasında ... eserlerinin kullanıldığı ürünlerin hiçbirinin lisansının olmadığı hususunda haberdar etmeleri ile davalı tarafın tecavüzün varlığından haberdar olmalarına rağmen davalının ilgili platformda satışlara devam ettiğini, ... eserlerinin izin almadan kullanılması ve ürün meydana getirilmesi, meydana getirilen bu ürünlerin satışa sunulması ve satılan ürünlerden gelir ve kar elde edilmesinin kusurlu ve hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın ayrıca, hukuka aykırı bir şekilde ürün meydana getirip satan kişi üzerinden her satıştan pay aldığını, hukuka aykırı eylemde bulunan kişinin vasıtasıyla kar elde ettiğini ve zenginleştiğini belirterek, 5.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL elde edilen kâr ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tazminine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; müvekkili şirketin yer sağlayıcı konumunda olduğunu, davacıların hukuka aykırı olduğunu iddia ettiği içerikleri müvekkili şirkete bildirmediğini, bu durumda müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin pazaryeri çalışma modeli ile faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkilinin hukuka aykırı içerikleri araştırmakla sorumlu olmadığını, yer sağlayıcı sıfatına sahip müvekkili şirketin her satıcının hangi ürünü sattığını, bu ürünlerin sahte olup olmadığını, satıcılar tarafından bir üçüncü kişinin markasının kullanılıp kullanılmadığını denetlemesinin mümkün olmadığını ayrıca hukuken böyle bir yükümlülüğünün de bulunmadığını belirterek, davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Mahkememize sunulan 02/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Dava konusu “...” dizelerinin geçtiği şiirin FSEK. nun 2. Maddesi Uyarınca İLİM ve EDEBİYAT ESERİ olduğu, Eser Sahibinin ... (...) olduğu, davacıların söz konusu eser üzerinde, eser sahibinin mirasçısı olmaları nedeniyle beraber hak sahibi olduğu, ... isimli eserelşiire) ilişkin FSEK'ten kaynaklanmış olan mali haklarını kullanma hak ve mali hakları 3. Kişilere karşı ileri sürme hak ve yetkilerine sahip oldukları, 2. Mali hakları davacılara ait alenileşmiş olan ilim ve edebiyat eserinden (“...” isimli şiir)'den, bu şiirin en çok akılda kalan dizeleri alınmış ve fakat FSEK madde 35.de yer alan iktibas serbestisi dışında, söz konusu eserin “...” dizesinin, eser sahibinin ismi de belirtilmeksizin yer sağlayıcı olan davalıya ait ... online alışveriş sitesinden onlarca farklı kişiler tarafından çoğaltılarak (kopyalanarak) ve yayılmış olduğu, bu eylemlerin davacıların mali ve manevi haklarına tecavüz teşkil ettiği, davalının, söz konusu ihlallerden arabuluculuk sürecinde haberdar edildiği, davalının teknik olarak imkan bulduğu ölçüde haberdar edildiği hukuka aykırı içerikleri yayından çıkarmakla yükümlü olduğu ve bu yükümlülüğün ihlali halinde ise sorumlu olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememize sunulan 05/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı tarafın itirazları incelendiği, kök rapordaki görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.

Mahkememize sunulan 28/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; kaldırılması talep edilen dava konusu ürünlerin tespitinin herhangi bir URL adresi gerektirmeden yapılabileceği, ancak çok yüksek adette ve benzer sonuçlar ile karşılaşılsa idi tespiti için URL adresinin gerekliliği durumu oluşabileceği, ancak dava konusu talepte, yapılan aramada herhangi bir URL adresi olmadan da tespit edilmesinin kolaylıkla mümkün olduğu, dava konusu şiirlerin FSEK m.2/1 çerçevesinde dil ile ifade olunan ilim ve edebiyat eseri olduğu, davacıların murisinin şüirlerinin bazı parçalarının iktibas serbestisi sınırları haricinde izinsiz olarak www.trendyol.com alışveriş sitesi üzerinden kullanılmasının eser sahibinin mirasçıları olan davacılarının mali haklarından FSEK m. 22 çerçevesinde çoğaltma, FSEK m.23 çerçevesinde yayma ve FSEK m.25 kapsamında umuma iletim haklarının ihlali sayılabileceği, yer sağlayıcı olan davalının, yer sağladıkları içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığı, ancak yer sağlayıcının, haberdar edilmesi halinde, yer sağladığı hukuka aykırı içeriği yayından çıkarmakla yükümlü olduğu, bu kapsamda davalının bahsi geçen... internet sitesinde davacılar murisinin şiirleri ile arama yapıldığında ihlale konu kullanımların teknik olarak herhangi bir URL adresi gerekmeksizin kolaylıkla tespit edilebildiği gözetildiğinde, davalının arabuluculuk aşamasında söz konusu kullanımlardan haberdar olduğu ve böylelikle davalının yer sağlayıcı olması sebebiyle sorumluluğunun doğduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. KANAAT VE GEREKÇE

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/7666 Esas 2022/2582 Karar sayılı kararında "Dairemizin yerleşik uygulamaları doğrultusunda, gerek 5846 sayılı FSEK uyarınca fikir ve sanat eserlerinden doğan mali haklar, gerekse 6769 sayılı SMK uyarınca sınai mülkiyet haklarından doğan maddi tazminat istemlerinin kabulü davalının kastını ya da kusurunu gerektirir. Buna karşılık men, ref ve önleme talepleri davalının kusuruna bağlı değildir. Diğer bir anlatımla, davalının fikri mülkiyet hakkına ihlal teşkil eden eylemi kusuru (bilerek veya bilmesi gerekecek şekilde) olmaksızın işlemesi halinde hakim yine de men, ref ve önleme kararlarını vermelidir. Bu hususta, Türkiye’nin de katıldığı ve 4067 sayılı Kanun ile onayladığı 1994 tarihli TRIPs’in (Agreement Trade Related-Aspecsts of Intellectual Property Righst – Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Sözleşmesi) “Fikri Mülkiyet Haklarının Uygulanması” fasıl ve “Tazminat” madde başlıklı 45. maddesinde, yargı otoritelerinin fikri mülkiyet haklarının ihlali nedeniyle hak sahibi lehine tazminata hükmedebilmek için ihlalde bulunan kişinin bu eylemi bilerek veya bilmesi gerekli olacak şekilde gerçekleştirmiş olmaları gerektiği ifade edilmiştir.

Buna karşılık Sözleşmenin “Diğer Telafi (Tazminat Dışında) Yöntemler” başlıklı 46. maddesinde ise, yargı otoritelerinin tazminatı gerektirmese bile fikri mülkiyet haklarına yönelik ihlalin men, ref ve önlenmesine kararı vermeleri gerektiği ifade edilmiştir.

Hak ihlalinde bulunan davalının hangi hallerde kusurlu, hangi hallerde kusursuz olduğu her somut olayda, o olayın özelliğine göre mahkemece belirlenmelidir. Bununla birlikte, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkındaki 5651 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9. maddeleri uyarınca, internet ortamında hizmet sunan yer sağlayıcı veya aracı hizmet sağlayıcı kuruluşların hizmet sundukları elektronik ortamı kullanan gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlanan içerikleri kontrol etmek, bu içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı bir faaliyetin ya da durumun söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadıkları ve yer sağladığı hukuka aykırı içerik için ancak önceden haberdar edildikleri halde içeriği yayından çıkarmadıkları takdirde umuma iletilen içerikten sorumlu tutulacakları düzenlemesi getirilmiştir. Bu düzenlemelerden yola çıkılarak, internet ortamında bizzat yayına içerik sağlayan (programı üreten, hazırlayan, sunan vs.) kişiler bu eylemleri nedeniyle doğrudan sorumlu iken, içeriği bizzat üretmeyip de, bu içeriklerin telli veya telsiz vasıtalarla umuma iletilmesine veya yeniden iletilmesine imkan, yer veya ortam sağlayan gerçek veya tüzel kurum veya kuruluşların bu eylemlerden dolayı maddi tazminatla sorumlu tutulabilmeleri için, uygulamada “uyar-kaldır” olarak tabir olunduğu üzere, hak sahibi tarafından mutlaka yayına sokulacak içerikler üzerinde delillerini de göstererek kendisinin üstün haklarının bulunduğunu bildirmesi ve izinsiz olarak yayınlanmamasını talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, hak sahibi men, ref ve önleme talebinde bulunabilecek olmakla birlikte, tazminat isteminde bulunamayacaktır. Somut olayda ise, davalı...’nin, hak sahiplerinden izin almaksızın içerisinde müzik eserlerinin de bulunduğu çeşitli TV kanallarının internet altyapısını kullanarak abonelerine ulaşması (yeniden iletim) şeklinde gerçekleşen eyleminde FSEK 25/2. maddesi anlamında eser sahiplerinin umuma iletim hakkını ihlal ettiği, ne var ki, davacının kendi portföyündeki hangi müzik yapımlarının bulunduğu ve bunların izinsiz olarak yayınlanmaması gerektiği hususunda davalı yayın kuruluşunu önceden somut bir şekilde bilgilendirmediği dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesince mahkemece tazminat isteminin reddine, ancak davacının portföyünde bulunan müzik yapımlarının yeniden iletim yoluyla abonelere ulaştırılması eylemenin men, ref ve önlenmesine karar verilmesi gerekirken, davanın tamamen reddine karar, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bu sebeple temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir." belirtilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2023/232 Esas 2023/495 Karar sayılı kararında " Ancak; mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının infazında tereddüt uyandırmayacak şekilde açık ve anlaşılır olması, taraflara ancak durumun gerektirdiği ölçüde külfet yüklemesi gereklidir. Mahkemece, marka hakkına tecavüz edildiği iddia edilen internet adreslerinin (URL) net olarak tespiti ile karşı tarafa bildirim ile satışın engellenmesinin istenmesi gerekirken; sadece marka ibareleri belirtilmek suretiyle aleyhine tedbir istenen şirkete soyut ve sürekli araştırma külfetinin yüklenmesi usule aykırı olduğundan, ...Sat. TİC. A.Ş. Vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. " belirtilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacıların vefat eden şair ... (...)'nın mirasçıları olduklarının, davacıların mirasçıları olduğu vefat eden şair ...'nın tasvir edildiği fotoğrafların ve ...'ya ait eserlerin kullanıldığı ürünlerin davalıya ait Trendyol isimli internet sitesinde satışa sunulduğunun, ...'nın tasvir edildiği fotoğrafların ve ...'ya ait eserlerin kullanıldığı ürünlerin satışa sunulmasında davacıların izin ve rızasının bulunmadığının, satılan ürünler yönünden lisans alınmadığının, bu ürünler üzerinden haksız kazanç elde edildiğinin, FSEK kapsamında korunan mali ve manevi haklara tecavüz edildiğinin, bu hususta davalıya uyarı ve bildirimde bulunulduğunun, haksız ve tecavüz oluşturan eylemlerin devam ettiğinin beyan edilerek maddi ve manevi tazminat talepli bu davanın açıldığı, ... isimli sitenin davalıya ait olduğu, bu internet sitesinin ticari faaliyette bulunan satıcıların hesapları üzerinden ürünlerini sattığı bir pazaryeri konumunda olduğu, bu kapsamda davalının hizmet veren yer sağlayıcısı konumunda olduğu, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkındaki 5651 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9. maddeleri uyarınca, internet ortamında hizmet sunan yer sağlayıcı veya aracı hizmet sağlayıcı kuruluşların hizmet sundukları elektronik ortamı kullanan gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlanan içerikleri kontrol etmek, bu içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı bir faaliyetin ya da durumun söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadıkları, yer sağlayıcıların hukuka aykırı içeriklerden ve tazminattan sorumlu tutulabilmeleri için hak sahipliğini gösterir delillerle birlikte somut bir şekilde yer sağlayıcısına bildirimde bulunulması ve izinsiz olarak yayınlanmamasını talep etmesi gerektiği, somut olay değerlendirildiğinde davacı vekilince dava dilekçesinin ekinde delil olarak davalının yer sağlayıcısı olduğu ve davalıya ait www.trendyol.com isimli internet sitesinde davacıların murisi şair ...'nın tasvir edildiği fotoğraflarından ve ...'ya ait eserlerinden alıntılar yapılarak oluşturulan ürünlerin dava dışı satıcılar tarafından satışının yapıldığına ilişkin görseller sunulmuş ve alınan bilirkişi raporlarında dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk sürecinde davalının hukuka aykırı içeriklerden haberdar edildiği ve hukuka aykırı içeriklerin devam ettiği bu nedenle davalının sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiş ise de arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde davacı vekilince davacıların murisi şair ...'nın şiir ve sözlerinden alıntılar yapılarak oluşturulan ürünlerin davacılardan izin almaksızın davalıya ait internet sitesinde satışa sunulduğu yönünde genel olarak beyanda bulunulduğu, arabuluculuk süreci öncesi, arabuluculuk süreci ve arabuluculuk sürecinden sonraki dava tarihine kadar ki süreçte davacıların murisi şair ...'nın hangi eseri yönünden ve internet sitesindeki hangi satıcı hesabından hukuka aykırı ürün satışı yapıldığına ilişkin somut bir şekilde bildirim ve uyarıda bulunulmadığının anlaşıldığı, bu şekilde somut bir bildirim ve uyarıda bulunulmadan arabuluculuk sürecindeki şair ...'nın eserlerinden alıntılar yapılarak haksız ürün satışı yapıldığına ilişkin genel olarak bildirimde bulunulmasının davalının sorumlu tutulabilmesi için yeterli görülmesinin ve bu şekilde yer sağlayıcı olan davalıya soyut ve sürekli araştırma külfetinin yüklenmesinin yukarıda belirtilen davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkındaki 5651 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9. Maddelerinde belirtilen yer sağlayıcının, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığına ilişkin düzenlemeye aykırı olacağı, yukarıda açıklandığı üzere yer sağlayıcı olan davalının sorumlu tutulabilmesi için FSEK kapsamında tecavüz oluşturan, haksız olarak satışı yapılan ürünlerin ve bu ürünlerin satışının yapıldığı satıcı hesaplarının belirtildiği somut bir bildirimde bulunulması gerektiği, bu şekilde somut bir bilgilendirme yapıldığının davacı tarafça ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,

1.Davanın REDDİNE,

2.Dava açılışında peşin olarak yatırılan 358,63 TL'den Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 269,85 TL'nin düşülerek kalan 88,78 TL bakiye karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat talebi yönünden davalı vekili yararına hesap olunan 6.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat talebi yönünden davalı vekili yararına hesap olunan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,

5.Davalı tarafından yapılan: 7.500,00 TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

7.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

8.Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/12/2023

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog