43. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 43. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/2279
- Karar No
- 2023/1412
- Karar Tarihi
- 14.12.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/2279
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/12/2019
NUMARASI: 2018/370 Esas - 2019/981 Karar
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Taksim Meydan Şubesi tarafından ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne 18.08.2014 ve 15.01.2015 tarihli kredi sözleşmelerine istinaden Esnek Ticari Hesaptan ve ... Kredi Kanından kediler kullandırıldığını, ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kullandırılan kredilerin geri ödenmesinde sorunlar yaşanması nedeniyle kredi hesaplarının Gebze ... Noterliğinin 02.03.2017 tarih ve ... yevmiye numarası ile gönderilen ihtarname ile kat edildiğini, hesap kat ihtarı ile muaccel hale gelen kredi alacaklarının ödenmemesi üzerine borçlular hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği sonrasında davalı borçlular tarafından ödeme emrine itiraz edilip takip durdurulduğundan itirazın iptalini talep zorunluluğu doğduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, faizin kredi sözleşmesi ile belirlendiğini, Genel Kredi Sözleşmesi ile banka defter ve kayıtlarının kesin delil olarak kabul edildiğini, usul ve yasaya uygun, haklı davanın kabulü ile, davalı borçlu ... San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. Yönünden; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı borçlular ... San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. Yönünden; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı takibine yapılan itirazın iptali ile sorumlu oldukları 12.936,79 TL üzerinden takibin devamına ve sorumlu oldukları alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasının, itirazın davacı vekiline tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılması gerektiğini, davanın süresi içinde açılmadığını, davanın açıldığı mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, müvekkillerinin alacaklı bankaya ödenmemiş borçlarının olmadığını, hesap kat ihtarnamesinin müvekkillerine usulüne uygun tebliğ edilmediğinden müvekkillerinin temerrüte düşmediğini, haksız davanın reddine, lehlerine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Toplanan tüm delillere ve dosya kapsamına göre; davacı banka ile davalılar arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği ve davacı tarafından iş bu genel kredi sözleşmesinden kaynaklı toplam 29.954,73 TL alacağın tahsili için davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı ancak davalılar tarafından borca itiraz edildiği,davacı tarafından Mahkememizde açılan iş bu itirazın iptali davasında davalılardan ... San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, diğer davalılar ... ve ...San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. yönünden 12.936,79 TL üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi talep edildiği ve harcında 21.494,73 TL üzerinden yatırıldığı, Mahkememiz tarafından yargılama sırasında alınan hükme dayanak teşkil etmeye elverişli 25.04.2019 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda takip tarihi olan 14.04.2017 tarihi itibariyle alacak tutarının; kredi borçlusu ...San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. ve müteselsil kefil ... San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden 19.526,11 TL asıl alacak, 601,83 TL takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi, 30,09 TL %5 BSMV ve 472,96 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 20.630,99 TL olduğu, davacının 20.630,99 TL alacağının 18.019,80 TL'lik kısmına %28,08 oranında, 1.436,68 TL'sine %33,12 oranında temerrüt faizi uygulamak suretiyle takibe devam edebileceği, müteselsil kefil ... yönünden 19.443,78 TL asıl alacak, 588,13 TL işlemiş akdi faiz ve 29,40 TL %5 gider vergisi olmak üzere toplam 20.061,31 TL olarak hesaplandığı, davacının 20.061,31 TL alacağının 18.019,80 TL'lik kısmına %28,08 oranında, 1.423,98 TL'sine %33,12 oranında temerrüt faizi uygulamak suretiyle takibe devam edebileceğinin tespit edildiği ancak davacı vekili tarafından dava dilekçesinde davalılardan ... ve ... San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. yönünden 12.936,79 TL üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi talep edildiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalılardan ... Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının 20.630,99-TL üzerinden iptaline, davalı ... Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şti. yönünden takibin 18.019,80-TL'lik asıl alacak kısmına takip tarihinden itibaren %28,08 oranında temerrüt faizi, 1.436,68-TL'lik asıl alacak kısmına takip tarihinden itibaren %33,12 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisi uygulanmak suretiyle devamına, fazla talebin reddine, taleple bağlılık ilkesi gereği davalılardan ... ve ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki itirazlarının 12.936,79-TL üzerinden iptaline, davalılardan ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi yönünden takibin 12.021,41-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,08 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisi uygulanmak suretiyle devamına, alacağın likid olması nedeniyle davalıların alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetlerine ve davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; süresi içinde açılmayan işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, genel kredi sözleşmesindeki hükümlerin genel işlem şartlarına aykırı olduğunu, bu sözleşme hükümlerinin uygulanmasının yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkillerinin davacı bankaya ödenmemiş bir borcunun bulunmadığını, buna rağmen yerel mahkemece eksik inceleme neticesinde itirazın iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hesap kat ihtarnamesinin müvekkillerine usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğini, müvekkillerinin temerrüte düşmediğini, yerel mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, işbu hatalı ve eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporuna dayanarak davanın kabulüne karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalılarca istinaf başvurusunun kararın kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlayan 2 haftalık süre dolduktan sonra yapıldığını, işbu davanın hak düşürücü süre dolmadan açıldığını, davalılar tarafından dosyanın eksik inceleme yapılarak karar verildiği iddialarının gerçeklikten uzak olduğunu, hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiğini, davalıların temerrüte düştüğünü, sözleşmede genel işlem koşulu niteliğinde hükümler olduğunu, bilgilendirimin ve müzakerenin yapılmadığı iddiasının ispat yükünün davalılar üzerinde olduğunu, davalılar tarafından iddia edilen bu vakıadan lehine sonuç çıkaranların ise yine davalıların olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde davalılar tarafından ileri sürülen istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan ilamsız icra takibine borçluların itirazının iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalılar vekili tarafından yasal süresi içinde yukarıdaki nedenler ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın İİK 67. Maddesindeki hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı, sözleşme hükümlerinin genel işlem şartlarına aykırı olup olmadığı, eksik inceleme bulunup bulunmadığı, davalıların temerrüte düşüp düşmedikleri noktalarındadır. Alacağı temlik eden ...Bankası A.Ş tarafından davalılar hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ilamsız icra katibi yolu nakdi ve gayri nakdi (depo bedeli) alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, borçlular vekilince süresi içinde borca itiraz edildiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin tebliğe çıkarılmadığı ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir. Dava, itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İİK. 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" düzenlemesini getirmiştir. Bu yasal düzenleme doğrultusunda yapılan icra takibine borçlunun itiraz etmesi halinde davanın bir yıllık süre içinde açılması zorunludur. Bu süre hak düşürücü süredir. Ne var ki, bu sürenin başlaması için itirazın alacaklıya tebliği zorunludur. Yasada bu sürenin itirazın alacaklıya tebliğinden başlayacağı açıkça vurgulanmıştır. Yasa koyucu bu sürenin hak düşürücü süre olması, bu bağlamda hakkı söndüren bir süre olması nedeniyle alacaklının borçlunun itirazlarına tam olarak muttali olması, bunun da ancak itirazın tebliği yoluyla olacağını öngördüğünden sürenin tebligatla başlayacağını kabul etmiştir. Davacının yaptığı icra takibine itiraz edildiğini öğrenmesi de itirazın içeriğini tam olarak öğrendiğini göstermez. Bu nedenle 1 yıllık bu süre borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren başlayacaktır. Somut uyuşmazlıkta; davalı borçlunun itirazının davacıya tebliğ edildiğine dair icra dosya içerisinde evrak bulunmadığı gibi davalının böyle bir iddiası da bulunmamaktadır. Bu durumda eldeki davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. (Emsal Yargıtay 19. Hukuku Dairesinin 2018/2879 Esas - 2019/2545 sayılı Karar) Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Buna göre bir sözleşmede genel işlem koşulları bulunması bu düzenlemeleri geçersiz kılmaz. Ancak sözleşme kapsamındaki karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının geçerli olması, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır. 6098 sayılı TBK'nın 20 vd. maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin hükümler tacirler hakkında da geçerli olmakla birlikte, genel işlem koşullarının TTK'nın 18/2. Maddesinde düzenlenen her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü ile birlikte değerlendirilmesi gerekir. Tacir olan davalıların kullandıkları kredinin hükümlerini bilmediklerini iddia etmeleri mümkün değildir. Ticari hayatta kredi kullandıran tüm bankalar tarafından benzer hükümler içeren sözleşmeler yapılmakta olup, davalı bu hususu bilmediğini ileri süremez. Bu durumda davalıların bu yöne ilişen istinaf sebepleri yerinde değildir. Dosyada taraf deliller toplandıktan sonra uzman bilirkişiden denetime elverişli ve dosya içeriğine uygun rapor alındığı belirlenmekle davalıların eksik inceleme ve bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna dair istinaf sebepleri yerinde değildir. Alacaklı banka tarafından, borçlunun sözleşme adresine çıkarılan tebligat herhangi bir nedenle tebliğ edilememiş olsa bile İİK 68/b maddesi gereğince, sözleşme adresine çıkarılan tebligat borçlu adresine ulaştığı tarihte tebliğ edilmiş sayılır. Bu durumun tek istisnası sözleşme adresini değiştiren borçlunun, yeni adresini noter ihtarı ile bankaya bildirmiş olması halidir. Aksi halde asıl borçluya yapılan ihtarın sonuçsuz kaldığı kabul edileceğinden,
TBK'nın 586. maddesi uyarınca müteselsil kefil hakkında başvuru koşullarının oluştuğunun kabulü gerekir. Somut uyuşmazlıkta asıl borçlu ... Ltd.Şti.'nin sözleşmede bildirdiği adresine çıkarılan tebligatın 04/03/2017 tarihinde ulaştığı, ancak iade edildiği anlaşılmakla asıl borçlunun temerrütü verilen 24 saatlik sürenin bitimi ile 06/03/2017 tarihinde oluştuğu belirlenmiştir. Kefil borçlu ... Ltd. Şti. Ne tebligatın 04/03/2017 tarihinde yapıldığı belirlenmekle bu kefil yönünden temerrüt 06/03/2017 tarihinde oluşmuştur. Diğer kefil ... yönünden ise takip tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiş olmakla davalıların bu yöne ilişen istinaf sebepleri de yerinde değildir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 1.409,30 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 352,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.056,95 TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,
HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.14/12/2023