ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T. C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/285 Esas - 2023/1370
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; davalı şirketin işleteni olduğu ... plakalı aracın davacı sigorta şirketine ZMS(Trf.) Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araca 10.06.2021 tarihinde %75 oranında kusurlu olarak çarparak olay yerinden de uzaklaştığı gibi davacıya sigortalı ... plakalı araçta bulunan ...'ün yaralanmasına da neden olduğunu ve davacı sigorta şirketi tarafından ...'e toplamda 38.100,00TL ödemenin yapıldığını, Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Genel Şartları B.4-Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı başlıklı bölümünün “F” maddesinde;“... f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,...” denilmekle davacının sigorta ettirenden rücu hakkının bulunduğunun açık olduğu belirtilerek, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı şirket tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, 09/07/2023 tarihli kusur bilirkişisi raporu, 21/11/2023 tarihli hesap bilirkişisi raporu, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca dava dışı ... hakkında düzenlenen 20/12/2021 tarihli maluliyet raporu ile tüm dosya kapsamı.
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca dava dışı ... hakkında düzenlenen maluliyet raporunda, dava dışı ...'ün 10/06/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu oluşan skar yaralanmasının tıbbi iyileşme ve rehabilitasyon süresine göre 21 gün geçici iş göremezliğe neden olduğu, trafik kazası geçirdiği tarihten itibaren tedavi süresince geçici iş göremezlik süresinin 3 gününde başka birinin sürekli bakımına ihtiyacı olduğu, trafik kazasına bağlı yaralanmasının ağırlık ölçüsü dikkate alındığında Sgk kapsamı dışında fatura edilemeyen tedavi giderlerinin (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane muayene farkı, v.b.) tarafımızca hesaplandığında 1000 (bin) TL kabul edilmesinin uygun olacağı, tüm vücut sürekli; Engel oranı Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri ve eklerine göre %5 olduğu, Özür oranı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik' hükümleri ve eklerine göre %5 olduğu, Çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü sürekli kayıp orany Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca %5,1 olduğu belirtilmiştir.
Kusur bilirkişisi raporunda, davacı sigorta şirketi tarafından malullük tazminatı ödenmiş olan dava dışı yolcu ...'ün de içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK'nun 52/a-b. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla 625 oranında kusurlu olduğu, davalı şirkete ait ... plakalı araç sürücüsü ...'ın, meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK'nun 57/a. ve 84/h. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %75 oranında kusurlu olduğu, dosya muhtevasına göre davacı sigorta şirketi tarafından malullük tazminatı ödenmiş olunan dava dışı yolcu ...'ün içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın kullanımına ve aracırı kazaya karışmasına etkisi olmadığı gibi kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığını somut olarak söylemek de mümkün olmadığı, dolayısıyla müterafik kusurlu olduğunu belirtir somut delil olmamakla birlikte bu husustaki nihai değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Hesap bilirkişisi raporunda, davacı ... Türk Sigorta ġirketinin davalı araç işletenine rücu hakkının bulunup bulunmadığı konusundaki hukuki değerlendirme Sayın Mahkemenin takdirine ait olmak üzere; rücu hakkının bulunduğunun kabulü halinde; davacı sigorta şirketinin rücuen tazminini talep edebileceği miktarın;
I.Alternatif: 33.000,00TL asıl alacak ve takdire göre; 5.371,31TL işlemiş avans faizi ve/veya 3.157,15TL işlemiş yasal faiz yönünden itirazın iptali ile takibin devamının gerektiği;
II.Alternatif: 37.950,00TL asıl alacak ve takdire göre; 6.177,01TL işlemiş avans faizi ve/veya 3.630,72TL işlemiş yasal faiz yönünden itirazın iptali ile takibin devamının gerektiği belirtilmiştir.
GEREKÇE
Dava; trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın kendi sigortalısı davalıdan rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı trafik kazası nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla ilamsız icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 08.02.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 17.02.2023 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. 10/06/2021 tarihinde, davalının maliki olduğu, davacı tarafça sigortalı olan ... plakalı aracın ... plakalı araç ile karıştığı kaza neticesinde ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan dava dışı ...'ün yaralandığı, yolcunun yaralanmasına göre oluşan maluliyeti kapsamında davacı sigorta şirketince yolcuya ödeme yapıldığı, açılan işbu dava ile yapılan ödemenin sigortalıdan rücuen tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır. ... plakalı aracın 21/07/2020 - 21/07/2021 tarihleri arasında davacı sigorta şirketince trafik sigortası poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, 10/06/2021 tarihinde meydana gelen kazanın poliçe kapsamında kaldığı, yolcu ...'ün yaralanması sebebiyle sigorta şirketine müracaatı üzerine yolcunun vekili Av. ...'a 10/01/2022 tarihinde 3.846,61TL vekalet ücreti ve 33.000,00TL tazminat olmak üzere toplam 36.846,61TL ödeme yapıldığı, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği iddiasıyla rücu koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yapılan ödemenin rücuen tahsilinin talep edildiği tespit edilmiştir.
Mahkememizce alınan kusur raporuna göre, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın olay yeri dört yönlü kavşağa yaklaşırken hızını azaltarak tedbirli ve dikkatli bir şekilde kavşağa girmesi gerekirken aksi seyirle kazanın meydana gelmesinde etkili olduğundan %25 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise olay yeri dört yönlü kavşağa yaklaşırken "yol ver" tabelası bulunmasına rağmen öncelikli geçiş hakkını ... plakalı araca vermeyerek kazanın meydana gelmesinde etkili olduğundan %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Dosyaya sunulan kusur raporlarındaki tespitler ile mahkememizce alınan kusur raporu arasında çelişki bulunmadığı, belirlenen kural ihlallerinin kazanın oluş şekline göre yerinde olduğu ve kusur oranlarının kural ihlalleriyle uyumlu olduğu değerlendirilmekle rapor hükme esas alınmıştır.
Davadışı yolcunun maluliyetinin tespiti için hastaneye sevk edilmek üzere mahkememize müracaatı için zarar gören ...'e tebligat çıkartılmışsa da tebligatın iade döndüğü görülmüş, davacı tarafça 20/12/2021 tarihli İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen rapor dosyaya sunulduğundan bu rapordaki tespitler ile yetinilmesine karar verilmiştir. Anılan rapora göre, zarar görenin sürekli maluliyetinin %5 olduğu, geçici işgöremez kaldığı sürenin 21 gün olduğu ve 3 gün süreyle başkasının sürekli bakımına ihtiyacı olduğu anlaşılmıştır.
Tespit edilen kusur durumu ve maluliyet oranına göre oluşan gerçek zararın belirlenmesi ve varsa davacı yanın rücu edebileceği tutarın hesaplanması için dosya kül halinde hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, yapılan hesaplamalarda zarar görenin gerçek zararı tespit edilmiş ve yapılan ödemenin gerçek zarardan fazla olmadığı belirlenmiştir. Düzenlenen raporda ikili alternatif hesaplama yapılmıştır. Bunun birinci sebebi davacı yanın 5.100,00TL vekalet ücretinin tahsilini talep etmesine karşın bilirkişi raporunda vekalet ücretinin 4.950,00TL olarak hesaplanmasıdır. İkinci sebebi ise, ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizin türü yönündendir. Asıl alacağın 33.000,00TL olduğu belirlidir, ancak vekalet ücreti yönünden yapılan değerlendirmede ödeme tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin Arabuluculuk, Uzlaşma ve Her Türlü Sulh Anlaşmasında Ücret başlıklı 16. Maddesinde bulunan "1136 sayılı Kanunun 35/A maddesinde uzlaşma sağlama, arabuluculuk, uzlaştırma ve her türlü sulh anlaşmalarından doğacak avukatlık ücreti uyuşmazlıklarında bu Tarifede yer alan hükümler uyarınca hesaplanacak miktarlar, akdi avukatlık ücretinin asgari değerlerini oluşturur. Ancak, arabuluculuğun dava şartı olması halinde, arabuluculuk aşamasında avukat aracılığı ile takip edilen işlerde aşağıdaki hükümler uygulanır: Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin üçüncü kısmına göre (ilk 40.000,00TL için %15) hesaplanır. Şu kadar ki miktarı 7.200,00TL’ye kadar olan arabuluculuk faaliyetlerinde avukatlık ücreti, 1.080,00TL maktu ücrettir. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında 33.000,00TL'nin %15'i 4.950,00TL olduğundan raporda bu vekalet ücreti yönünden yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir. Yine sigortalı aracın kullanım durumu dikkate alındığında hususi kullanımın bulunduğu bu sebeple davacı yanın yasal faiz talep edebileceği değerlendirilmekle yasal faiz yönünden yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir.
Sonuç olarak 33.000,00TL asıl alacak ve 4.950,00TL vekalet ücreti ile 3.630,72TL işlemiş faiz yönünden davacının davalıya rücu edebileceği belirlenmiştir. Rücu edilecek tutar bu şekilde belirlenmiş olup rücu koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise;
Poliçe düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde; “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı başlıklı maddede “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a-) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b-) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c-) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç-) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d-) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1 maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e-) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f-) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Genel Şartlar B.4-f. bendi kapsamında sigortacının, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterlidir. Sigorta genel şartları B.4-f. bendin kapsamında sigortalı, sürücünün olay yerini terk etmiş olması durumda ancak; -Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, -Bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur.
Davacının talebinin genel şartlar B.4-f. maddesi gereğince sürücünün olay yerini terkine dayalı olduğundan, olay yerini terkin zorunlu nedenlerden kaynaklanmamış olması halinde davacı, zarar görene yapmış olduğu ödemeyi, sorumlu olduğu "gerçek zarar" ile sınırlı olarak sigortalısından talep edebilir. Bu bilgiler ışığında dosya değerlendirildiğinde; kaza tespit tutanağında ... plakalı araç ve sürücüsünün kaza yerinde olmadığından kusurlamanın yapılamadığı tutanak altına alınmış olup, davalı tarafça olay yerinin terk edilmesine ilişkin bir gerekçe, sebep ileri sürülmediği gibi davaya cevap da verilmediği, dosya kapsamında olay yerini terk etmenin zorunlu sebeplerden kaynaklandığının tespit edilemediği, bu sebeple olay yerinin mazeretsiz olarak terk edildiği, yasada açıklanan terke ilişkin zorunlu halin bulunmadığı, rücu koşullarının oluştuğu kabul edilerek gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davalının haksız itirazının iptaline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Alacak likit (bilinir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı yan takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 7.590,00TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Ankara Batı İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 37.950,00TL asıl alacak, 3.630,72TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 41.580,72TL yönünden iptaline, takibin 41.580,72 TL yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2.Asıl alacağın likit olduğu ve davalı yanın takibe haksız itiraz ettiği anlaşılmakla, asıl alacağın %20'si olan 7.590,00TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3.Alınması gereken 2.840,37TL karar ve ilam harcından peşin alınan 534,98TL harcın mahsubu ile bakiye 2.305,39TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.353,22TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 2.208,99TL'sinin davalıdan, 144,23TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 534,98TL peşin harç, 179,90TL başvuru harcı, 25,60TL vekalet harcı olmak üzere toplam 740,48TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından sarf edilen 251,00TL tebligat ve posta gideri ile 3.200,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.451,00TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 3.239,50TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5.Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6.Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 2.714,71TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/12/2023
Katip Hakim
(e-imzalıdır)