12. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/121
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/10/2023 (Ara Karar)
NUMARASI: 2023/676 Esas
İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 17/10/2023 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, müvekkili tarafından Çerkezköy İlçesi ... Mahallesinde yapımını üstlendiği fabrika inşaat işi için davalı şirketten cephe paneli ve başkaca ürünler satın aldığını, cephe panellerinin montajı sonrasında ayıplı ve inşaatta kullanmaya elverişli olmadığı tespit edildiğinde derhal davacıya bilgi verildiğini ve davalı çalışanları tarafından şantiyede inceleme yapıldığını ve ürünlerin ayıplı olduğu kabul edilerek değiştirileceği sözü verildiğini, ayrıca ana üretici firmanın da incelemeler yaparak rapor hazırlayacağı bildirilmiş ise de aradan geçen uzun süre zarfında karşı yanca bir çözüm üretilmediğini, şimdilik fatura tutarı olan 34.302,25-USD üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI: Mahkemece, davaya konu alacağın varlığı ve miktarı açılan davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacak olması, yargılamanın bulunduğu aşama gözetildiğinde henüz delillerin toplanmamış olması, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen protokol alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğuna dair yaklaşık olarak ispata yeterli olmamakla ayrıca karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmadığından, bu hali ile,
İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olmasına kanaat edilerek davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, müvekkili tarafından fabrika inşaat işi için davalı şirketten cephe paneli ve başkaca ürünler satın alındığını, ancak cephe panellerinin montajı sonrasında ayıplı ve inşaatta kullanmaya elverişli olmadığının tespit edildiğini, davalı çalışanları tarafından şantiyede inceleme yapılarak, ürünlerin ayıplı olduğunun kabul edildiği ve değiştirileceği sözü verildiğini, davalıya tüm ödemelerin eksiksiz şekilde yapıldığını buna rağmen davalı tarafın ayıplı ürünleri değiştirmeyip bedellerini de ödemediğini, ekte sunulu rapor ile de davalının müvekkiline sattığı ürünlerin içerisinde yer alan boşluk nedeni ile yüzeyde dalgalanmalar oluştuğunun açıkça ispatlandığını, dosyaya giren icra hukuk dava dosyası ve icra dosyasına sunulan beyanlar, karşı yan ile yapılan protokoller, yapılan ödemeler karşısında Yargıtayca aranan yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiğini, son çek ödemesine dair ödeme protokolü ile de ödemelerin eksiksiz yapıldığının ispatlandığını, bu nedenlerle kararının kaldırılmasını ve haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, İİK'nin 257 vd. uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İİK'nin 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nin 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden,bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin geldiğini kanaat verecek derecede ispat etmek durumundadır.
İİK 257. maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Somut olayda; taraflar arasında takip borçlusu ve eldeki dosyada davacı şirket vekili ile davalı vekili tarafından imzalanan sulh protokolü ile "Ankara ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, açılan icra ceza dosyası, icra hukuk mahkemesi dosyası olduğu, borçlunun cebri icra tehdidi altında bulunduğu, cari hesaba mahsuben 20.03.2023 ibraz tarihli 380.000-TL bedelli çek nedeniyle başlatılan toplam takip dosyası borcu toplam 499.872-TL alacaklı vekiline ödendiğinde icra takibinin kapatılacağı ve icra ceza dosyasından feragat edileceği kararlaştırılmıştır. Davacının iddiası davalıdan satın alınan ürünler ayıplı olduğundan sözleşmeden dönme ile icra takibinde protokol ile alacaklı davalıya ödenen bedelin iadesi isteğine ilişkindir. Davacının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıbın niteliği hususları yapılacak yargılama neticesinde belirlenecektir.Davacı taraf ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin delil tespiti raporu alındığı, zararın yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlandığını ileri sürülmekte ise de; bilirkişi raporu takdiri delil olup mahkemece diğer delillerle birlikte değerlendirilecek olup ; davacının ödediği bedelin iadesi,muaccel alacağın varlığı hususunda yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle duraksamadan delil değerlendirmesi yapılamamaktadır. Sunulan protokol ise; ürün karşılığı davacı tarafça verilen çekin, başlatılan kambiyo takibi sırasında cebri icra tehdidi altında ödendiği tutanak altına alınmış olup, davacı iddialarına ilişkin kanaat veren delil niteliğinde bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece, ihtiyati haciz isteyen tarafça sunulan delillerin bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat/kanaat verici delil seviyesinde bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden; istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.