6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2022/3805 E. , 2023/3782 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili ve asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazı, müteahhit ...'den 20/01/2001 tarihinde haricen yapılan sözleşme ile satın aldığını, daha sonra kooperatife üye kaydedildiğini ve daireyi fiilen teslim aldığını, halen kullandığını, müteahhit ...'in inşaatı tamamlamadan bıraktığını, kalan eksiklikler için ödemeyi arsa sahibine yaptığını, müteahhit arsa sahibi ve kooperatif arasındaki sorunlar nedeniyle tapuyu alamadığını, kendisinin kusurlu bulunmadığını, fazladan para ödemiş olmasına rağmen satın aldığı dairenin tapusunu alamadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Birleşen 2012/1272 E. sayılı davada davacı vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazı , müteahhit ...'den 15/07/2005 tarihinde yapılan harici sözleşme ile satın aldığını, kooperatife üye kayıt edildiğini, daireyi fiilen teslim alıp, halen kullandığını , müteahhit ...'in inşaatı tamamlamadan bıraktığını kalan eksiklikler için ödemeyi arsa sahibine yaptığını, müteahhit arsa sahibi ve kooperatif arasındaki sorunlar nedeniyle tapuyu alamadığını, kendisinin kusurlu bulunmadığını, fazladan para ödemiş olmasına rağmen satın aldığı dairenin tapusunu alamadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
3.Birleşen 2014/1421 E davada davacı vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazı müteahhit ...'den 1994 yılında satın aldığını, daha sonra kooperatife üye kayıt edildiğini, arsa sahibi ...'ın, diğer davalı SS Nilüfer Konut Yapı Kooperatifi ile kendi aralarında yapmış olduğu 26.06.2008 tarihli protokolde sözleşme şartlarının kabul edildiğinin imza altına alındığını, müteahhit ...'in inşaatı tamamlamadan bıraktığını kalan eksiklikler için ödemeyi arsa sahibine yaptığını, müteahhit arsa sahibi ve kooperatif arasındaki sorunlar nedeniyle tapuyu alamadığını, kendisinin kusurlu bulunmadığını, fazladan para ödemiş olmasına rağmen satın aldığı dairenin tapusunu alamadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili; davacıların iddia ve taleplerinin kabul edilebilir olmadığını, müvekkilinin davacıların müteahhit ile yapmış olduğu anlaşmaya taraf olmadığını, müvekkilinin davacılara karşı sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekili; davacıların davalarında haklı olduğunu, dava konu taşınmazın hukuk dışı tabirle kooperatif adı altında, müteahhit tarafından kooperatif üyelerinden alınan paralarla yapılmış bir yap-sat inşaatı olduğunu, müteahhitin arsa sahibi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaparak arsayı teslim aldığını, arsa sahibi ile hiçbir hukuki bağ kurmadan kooperatif kurup kendisinin de başkanı olarak inşaata başladığını, müteahhitin keyfine göre üye kayıt ettiğini, arsa sahibinin daireleri yapmadan kooperatif başkanlığından ayrıldıktan sonra inşaatların yarım bırakıldığını, arsa sahibinin müteahhit ile sözleşmesini feshedip kooperatif üyelerine tapularını vermeyi kabul ettiğini, ancak arsa sahibinin sözleşmeye uymadığını, davacıların daire tapularını alamamalarında kooperatif olarak bir kusurlarının olmadığını, davacıların açtığı davayı kabul ettiklerini savunarak arsa sahibi adına olan tapuların davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
3.Asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili yargılama sırasında sunmuş olduğu beyan dilekçesinde özetle; davacıların her ne kadar müvekkili ile haricen yapılan sözleşme ile dava konusu taşınmazları satın aldıklarını ve daireyi fiilen teslim aldıklarını belirtmiş iseler de, davacılar tarafından ödemenin teyit edilmesi ve yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl ve birleşen davalarda davacıların, davalı kooperatif vasıtasıyla taşınmaz edindikleri ve inşaatın müteahhiti olan ...’den devraldıkları, halihazırda davacıların taşınmazı kullanmakta oldukları, getirtilen belgelerde her üç davacının da kooperatife üye oldukları ve taşınmaz için kooperatife ödemede yaptıkları, taşınmaza ilişkin bedellerin tamamının ödenmediğine ilişkin ispat yükünün davalı tarafa ait olduğu, nitekim davacıların kooperatife ilişkin ödeme yaptıklarını kanıtladıkları, ayrıca davacıların kooperatiften ihraç edildiklerine ilişkin herhangi bir belgenin de bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı ...
vekili ve asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; tapu iptali ve tescil şartlarının gerçekleşmediğini, arsa sahibi olan müvekkilinin muhatabının müteahhit ... olduğunu, müvekkilinin arsa sahibi olarak imzaladığı sözleşme şartlarının gereği gibi yerine getirilmemesinden zarar gördüğünü, müvekkili ile yapılan herhangi bir satış sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği taşınmazların devrini müteahhit ...'e devretmeyi edim olarak yüklendiğini, üçüncü kişilerin müvekkiline yönelik tapu kaydının iptali ve tescili davası açmasının mümkün olmadığını, davacı ...'ın kooperatife veya diğer davalıya yaptığı bir ödemenin mevcut olmadığını, kooperatif evraklarının temin edilmediğini gerekli araştırmaların yapılmadığını, istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
2.Asıl ve birleşen davalarda davalı ... istinaf dilekçesinde ; davacılardan ...'ın yıllarca davalı kooperatifte yöneticilik yaptığını, davacı ...'nin yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı kooperatifin son on yıldır bu kişiler tarafından yönetildiğini, davalı kooperatifin sunduğu cevap dilekçesinde davayı kabul ettiğini, tescil yapılması gerektiğini ileri sürdüğünü, kooperatif kayıtlarını dosyaya sunmadıklarını, davacıların kendi ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemiş olduğundan tescil yapılmadığını, davacı ... ile müvekkili ... arasında herhangi bir harici sözleşme mevcut olmadığını, müvekkilinin işi yarım bırakıp kaçması gibi bir durum olmadığını, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını,istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların davalı kooperatifin üyesi oldukları, davacıların arsa sahibine ait bağımsız bölümlerdeki eksiklikleri tamamladıkları, davacıların uzun yıllardır dava konusu taşınmazlarda fiilen oturdukları, inşaatın bitmiş olduğu sabit olup davalı kooperatifin cevap dilekçesinde taşınmazın kooperatif üyelerinden alınan paralar ile yapıldığının ve davayı kabul ettiklerini beyan etmeleri ile arsa sahibi ile kooperatif arasında yapılan 26.06.2008 tarihli protokolde arsa sahibi tarafından eksik işler bedelinin kooperatiften alındığının belirtildiği, bu durumda kooperatif edimlerini yerine getiren ortaklar için arsa sahibinden tapu devrini isteyebilecekleri, davalı arsa sahibi yönünden husumet şartının gerçekleşmiş olduğu, tapu iptal ve tescil şartlarının oluştuğu, ayrıca kooperatif evraklarının bir kısmının ibraz edilmemiş olmasının dosya kapsamında bulunan bilgi, belge beyanlar karşısında sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili ve asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı ...
vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davalarda davalı ...
vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrar ederek, re'sen dikkate alınacak nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini, temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına uygun olup, her ne kadar İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde yer alan ‘taşınmaza ilişkin bedellerin tamamının ödenmediğine ilişkin ispat yükünün davalı tarafa ait olduğu’ gerekçesi ispat yükümlülüğüne uygun olmasa da, dosya kapsamı ve özellikle davacıların uzun zamandır dairelerde oturuyor olmaları, eksikliklerin sonradan kooperatif tarafından tamamlanması dikkate alındığında, davalının iddiaları olayların günlük akışındaki gerçeklerle örtüşmediği olguları da dikkate alındığında, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.