Aramaya Dön

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

TALEP

Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 06/04/2021 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı işveren şirket, müvekkili yüklenici şirket ve dava dışı ... Müşavirlik şirketleri arasında Karaman ilindeki ... alıveriş merkezinin elektrik işlerinin yapılması konusunda 23/01/2020 tarihinde taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince müvekkili şirkete sözleşme bedelinin %77'lik kısmının nakden ve hakedişler şeklinde ödenmesine kalan %23'lük kısmının da yapılacak alışveriş merkezinin 41 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın mülkiyetinin verilmesine karar verildiğini, davalı işveren şirket tarafından müvekkili şirkete elektrik işlerinin yapılacağı yerler hazır edilerek teslim edildiğini, yapılan işlere istinaden ilk üç aylık dönemde hazırlanan hakediş raporlarının karşılıklı onaylanarak ödemelerin yapıldığını ancak 01/04/2020 tarihinde hazırlanan 4. hakediş raporunun davalı şirket tarafından onaylanmadığını ve hakediş bedelinin ödenmediğini, müvekkilce kesilen faturanın da davalı tarafça iade edildiğini ve faturanın iptal edildiğini, son olarak 02/11/2020 tarihinde işin tamamının bitirilerek taraflarca geçici kabul tutanağı düzenlendiğini, eksikliklerinde zamanın bitirilerek teslim edildiğini, taraflarca imzalanan kabul tutanağının işin doğru bir şekilde yapıldığının ve malzemelerin doğruluğunun göstergesi olduğunu, davalı iş veren şirket yönünden de yapılan işin teslim alındığı ve kabul edildiğinin göstergesi olduğunu, davalı şirket tarafından açılan tespit davasında verilen raporla da işin tamamlandığının tespit edildiğini, bu tespit dosyasına verilen rapora karşı itirazlarının olduğunu ancak bu itirazlarının değerlendirilmediğini, bazı konularda da hukuki yorumlar olduğu için bilirkişi tarafından yorumlanamayacağını, müvekkilinin işini teslimi ile alması gereken hakediş bedellerinin ödenmediğini, noter ihtarı ile ödenmesinin ihtar edildiğini ancak süresi geçmiş olmasına rağmen ödeme yapılmadığını, davalı tarafça müvekkile noter ihtarı yapılarak müvekkilce gönderilen faturaların kendi kayıtları ile uyuşmadığı ve kabul edilmediğinin müvekkile bildirildiğini ancak fatura itiraz süresi içinde faturalara itiraz edilmediğini, bu nedenle faturaların davalı tarafça kabul edildiğinin açık olduğunu beyanla öncelikle ihtiyati haciz ve ihtiyat tedbir şartları oluştuğundan davalının üzerine kayıtlı gayrimenkuller üzerine tedbir kararı verilerek satışının önlenmesi için tedbir konulmasına, müvekkilinin sözleşme gereğince yapmış olduğu işlere karşılık kesilen faturalar neticesinde TL, EURO ve USD cinsinden alacakları olan 17.120,30EURO, 263.507,52USD ve 641.124,35TL'nin merkez bankası kuruna göre karşılık gelen toplam 2.949.625,18TL'den fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla ve sözleşmeye göre yeni birim fiyatlı işler konusunda güncel fiyatlar kullanılarak mahkememizce bilirkişi aracılığıyla hesaplama yapılması ile belirlenecek bedeller üzerinden ileride arttırılmak üzere şimdilik 1.500.000,00TL'nin faiz tutarının noter ihtarı ile belirtilen 18/01/2021 tarihi itibariyle başlatılması kaydıyla yargılama gideri ve vekalet ücretleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 09/04/2021 havale tarihli açıklama dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki taleplerine ilişkin dava değerinin üç adet faturaya ilişkin olduğunu, bunların;

15.02.2021 tarihli ... nolu, 263.507,52 USD bedelli e-arşiv faturanın bilirkişi raporu geldiğinde arttırılmak üzere şimdilik 103.507,52 USDlik kısmı için,

15.02.2021 tarihli ... nolu, 17.120,30 EURO bedelli e-arşiv faturanın tamam için,

15.02.2021 tarihli ... nolu, 2.141.646,56TL bedelli e-arşiv faturanın ise talebimiz olan 641.124,35-TL'sinin bilirkişi raporu geldiğinde arttırılmak üzere şimdilik 493.803,17TL'lik kısmı için kısmi olarak dava açıldığını, Bu bedellerin bilirkişi raporu alındıktan sonra ıslah edilip tamamlama harçlarının yatırılacağını beyanla güncel kur bedelleri dikkate alındığında dava değerinin

842.489,10-TL(USD Fatura için)

163.707,73-TL(EURO Fatura için)

493.803,17-TL(TL Fatura için)

1.500.000,00TL olduğunu ve bu bedel üzerinden harçların yatırıldığını beyan etmiştir.

Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 22/06/2021 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafça verilen cevap dilekçesinde olayların çarptırılmaya çalışıldığını, işlerin projeye aykırı yapıldığının iddia edildiğini ancak işin bitişi ile birlikte düzenlenen geçici kabul tutanağının görmezden gelindiğini, davalı tarafın iş bedelinin eksiksiz ödendiği iddiasının da gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin şantiyenin başlangıcından itibaren belirlenen program dahilinde yapılan her işi uygulama projeleri ve keşifleri davalı şirkete ve müşavir şirkete gönderdiğini, yapılan işlerin resim ve videolarının çekildiğini, davalı tarafın proje dışında fazlandan iş yapıldığı iddiasının da kabul edilemez olduğunu, böyle bir durumdan işin tamamlanmasıyla düzenlenen geçici kabul tutanağında hiç bahsedilmediğini ve tutanağa geçirilmediğini, davalının cevap dilekçesinde bahsi geçen fatura iadesini kabul ettiğimize yönelik olarak bu iadesi kabul edilerek iptal edilen faturanın pandemi nedeniyle davalı tarafça ödenmeyeceği bildirilen fatura olduğunu, müvekkilinin de bu durum nedeniyle faturayı iptal ettiğini, bu durumun borcun olmadığı anlamına gelemeyeceğini, işin hemen bitirilmesini isteyen davalının müvekkili şirketin malzeme teminininden sonra şantiyeyi pandemi gerekçesiyle kapatması nedeniyle işlerin yapılamadığını ve bu süreçteki zararı müvekkili şirkete yüklemeye çalıştığını, müvekkilinin kesilen faturalar nedeniyle 629.597,00TL KDV ödediğini, bedeli alınmayan fatura nedeniyle de müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkili tarafından kurulan sistemlere dışarından müdahale edilmesi nedeniyle oluşacak zararlardan müvekkilinin sorunlu tutulamayacağını, davalı tarafça yapılması söylenen işlerin sözleşme dışı ve projeye uygun olmayan işler olarak dile getirilmesini kabul etmediklerini beyanla önceki talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 16/05/2023 havale tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçelerinde talep ettikleri bedelleri alınan bilirkişi raporu ile belirlenen bedeller üzerinden olmak üzere arttırdıklarını,

Alacaklarının EURO yönünden dava dilekçesindeki talepleri gibi 17.120,30EURO olarak devam ettiğini, USD yönünden 103.507,52USD olan taleplerini 160.000,00USD artırılarak 263.507,52USD'ye yükselttiklerini, TL yönünden 493.803,17TL olan taleplerini 147.321,18TL artırılarak 641.124,35TL'ye yükselttiklerini beyanla 17.120,30EURO, 263.507,52USD ve 641.124,35TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 09/06/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesindeki iddialarının gerçek dışı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını öncelikle zamanaşımından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yapılan sözleşme gereği müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini ancak davacı tarafça karşılıklı yapılan sözleşmeye ve uygulama projesine aykırı işler yapıldığını, taraflarca kabul olunan sözleşme bedelinin 3.147.898,46TL, 224.348,90USD ve 71.928,05EURO olduğunu, müvekkilce 1.350.000,00TL değerindeki taşınmazın davacı tarafa devredildiğini ayrıca 3.997.712,70TL nakit ödemesi yapıldığını, müvekkilce sözleşme bedelinin ödendiğini ve müvekkilinin borcunun kalmadığını, davacı tarafça düzenlenen ve müvekkilce iade edilen fatura bedellerinin sözleşme gereğince yapılması gereken işlerle ilgili olmadığını, müvekkilce tespit davası açıldığını ve tespit dosyasında alınan raporla yapılan fazla işlerin de tespit edildiğini, davacı tarafça yapılan sözleşmeye aykırı fazla işlerin müvekkilinin onayı alınmadan yapıldığını, müvekkilinin onayı olanmadan yapılan işlerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafça imalatı yapılayan işlere ilişkin alınan malzemelere yönelik düzenlenen ve ödenmesi talep edilen fatura bedellerinden de müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafın basiretli tacir gibi davranmayarak yaptığı bu işlere ilişkin kendi sorumluluğunu müvekkile yüklemeye çalıştığını, yapılan işle ilgili tespit edilen eksiklerinde davacı tarafça giderilmediğini, davacı tarafın sözleşme gereğince işini layıkla yapmadığından dolayı kusurlu olduğunu, hiç kimsenin kusurlu davranışı nedeniyle hak iddia edemeyeceğini, davacı tarafın tedbir talebinin de haksız olup şartlarının oluşmadığını beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 13/07/2021 havale tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; geçici kabul tutanağının düzenlenmesi işin tam ve eksiksiz teslim edildiği anlamına gelemeyeceğini, bu tutanakla eksikliklerin tespit edilerek tamamlanmasının istenildiğini ancak davacı tarafça işin layıkıyla yapılmadığını, davacı tarafın kusurlu olduğunu, kusurlu davranışlar nedeniyle hak iddia edemeyeceğini, müvekkili şirketin onayı olmadan yapılan işlerin yanı sıra tespit dosyasına sunulan rapor içeriği ile de tespit edildiği üzere tamamlanmamış işler olduğunu, sözleşme gereği işini tam olarak ifa edilmediğini, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, sözleşme bedelinin müvekkilce ödendiğini, borcun kalmadığını, müvekkili şirketin kurumsal bir şirket olup Karaman ilinin ilk AVM'nin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, ticari hayatının devam ettiğini herhangi bir mal kaçırma gibi bir durumunun söz konusu olmadığını, davacı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmadığını, yapılan sözleşme ile ek malzeme alımı ve imalatların ancak iş sahibinin yazılı muvafakati ile olacağının kararlaştırıldığını ancak davacı tarafın buna uymadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 12/05/2023 tarihli ihbar dilekçesinde özetle; davanın müşavir firma olan ... Tic. Ltd. Şti.'ne ihbar edilmesi gerektiğini, ihbar edilmemesi halinde müvekkil açısından büyük maddi zarara yol açacağını, bu nedenle dosya karara çıkmadan önce müşavir firma olan ... Tic. Ltd. Şti.'ne davanın ihbar edilmesini talep etmiştir.

İhbar olunan ... Tic. Ltd. Şti vekili mahkememize vermiş olduğu 02/06/2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesindeki taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin yapılan AVM işine ilişkin müşavirlik hizmeti sunduğunu, sözleşme gereğince müvekkilinin kendi üzerine düşen edimini yerine getirdiğini, geçici kabul tutanağı düzenlendikten sonra tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için davacı şirkete süre verildiğini, süresi içinde davacının eksiklikleri gidermekte tereddüte düştüğünü, kesin hakedişlerin ve yeni birim fiyatlarının işveren davalı şirketin oluruna tabi olduğunu ancak bunlara ilişkin davalı şirketin onayının bulunmadığını ve bu durumun şerh edilerek imza altına alındığını, davacı şirketin müvekkili müşavirlik şirketinin onayını dahi almadan yapmış olduğu imalatların sözleşmeye aykırı olduğunu, dosya kapsamında alınan rapor kapsamında da davalı şirket tarafından sözleşme gereğince davacıya ödeme yapıldığının açık olduğunu, davacı tarafça davalı şirketin onayı alınmadan alınan ve yapılan işlere ilişkin düzenlenen fatura bedellerinin ödenmesi taleplerinin haksız olduğunu, müvekkili şirketin danışmanlık hizmeti karşılığı dışında hiçbir kazancı olmayan tarafsız bir tüzel kişilik olduğunu, kendi üzerine düşen sorumluluğu hakkıyla yerine getirdiğini, müvekkili şirketin davaya konu anlaşmazlıktaki konumu gereği doğmuş ya da doğması muhtemel bir zarardan sorumlu tutulamayacağını beyanla davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLER, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili davasıdır.

Davalı ... Tic. Ltd. Şti. ile davacı yüklenici ... Ltd. Şti. arasında 23/01/2020 tarihli "... Avm Elektrik İşleri Taşeron Sözleşmesi" başlıklı sözleşme ile; Karaman ili ... Mah. ... pafta ... ada ... parselde bulunan arsa üzerine yapılacak olan AVM inşaatının elektrik işlerinin davacı yüklenici tarafından davalı yararına yapılmasının kararlaştırıldığı, söz konusu sözleşmeye ek olarak imzalanan "Özel İdari Sözleşme" ve "Hakediş ve Ödemeler Protokolü'ne göre, işin bedelinin davalı işveren tarafından davacı yükleniciye hakedişler şeklinde ödeneceğinin düzenleme altına alındığı, 23.01.2020 tarihinde davalı işveren ile davacı yüklenici arasında yer teslim tutanağı düzenlendiği ve işe başlanıldığı, 1. hakediş raporlarının davacı şirket tarafından 03.02.2020 tarihinde 2 adet, 2. hakediş raporlarının 28.02.2020 tarihinde 2 adet, 3. hakediş raporlarının 21.03.2020 tarihinde 3 adet olarak düzenlendiği ve bu hakedişlere istinaden davacıya ödemelerin yapıldığı konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Dava tarafları arasındaki uyuşmazlık, davacı şirket tarafından düzenlenen 4. ve 5. hakediş raporlarının sözleşme kapsamında bulunmayan veya davalının sonradan icazet vermediği işlere ilişkin olarak düzenlenip düzenlenmediği, 4. ve 5. hakediş raporlarının fazla imalat niteliğinde bulunup bulunmadığı, söz konusu hakediş raporlarına göre yapılan işte eksik ya da ayıplı ifa durumunun olup olmadığı, bu hakediş raporlarına istinaden davacının bir alacağının olup olmadığı konularında toplanmaktadır.

Mahkememizce, Karaman Sulh Hukuk Mahkemesinin ... d.iş sayılı dosyası celp edilip incelenmiş, davacı ve davalı tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle muhasebe uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, Karaman . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... talimat dosyası aracılığıyla mahallinde keşif yapılarak bir fen mühendisi, bir inşaat mühendisi ve bir elektrik mühendisi bilirkişi heyetinden dava tarafları arasındaki sözleşmelere göre davacının yüklenicisi olduğu işin inşaat alanındaki vaziyetinin ne olduğu, varsa eksik bırakılan veya ayıplı işlerin neler olduğu, yine varsa ayıpların gizli mi, açık ayıp mı oldukları, iş bitirme yüzdesinin ne kadar olduğu, bitirilmesi vaat edilen işin gerçek bedelinin parasal anlamda ne olduğu, varsa eksik ve ayıplı işler ayrı ayrı hesaplanıp düşüldükten sonra bitirilen iş bedelinin ne olduğu, fazla imalat olup olmadığı, varsa fazla imalatların neler olduğu, ve bedelinin ne olduğu, buna göre taraflar arasındaki alacak borç durumunun ne olabileceği konularında rapor alınmış, ihbar olunan müşavirlik şirketinden ve Karaman Belediye Başkanlığından davaya konu elektrik projesinin son hali dosyaya celp edilerek Karaman . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... talimat dosyası aracılığıyla mahallinde yeniden keşif yapılarak daha önce rapor tanzim eden bilirkişi heyetinden dava konusu olan 4. ve 5. hakediş raporlarına istinaden düzenlenen faturalara konu işlerin AVM yapılıp yapılmadığı, bu işlerin projede ne şekilde göründüğü, proje haricinde bir imalat olup olmadığı, bu işlerin taraflar arasındaki sözleşme ve dosyadaki beyan ve delillere göre fazla imalat sayılıp sayılamayacağı, tarafların fazla imalatlar konusunda örtülü veya açık bir irade uyuşmasının bulunup bulunmadığı, faturalandırılan işlerin AVM'nin elektrik tesisatı için gerekli olup olmadığı, gereksiz iş yapılması gibi bir durumun olup olmadığı, dava konusu hak ediş raporlarında belirtilen işlerin taraflar arasındaki sözleşme ve işin teslim tarihindeki piyasa rayiçleri dikkate alınarak parasal anlamda ne miktarda olduğu ve bunun davalıdan istenilip istenilemeyeceği konularında yeniden rapor alınması gerekli görülmüştür. Buna istinaden bilirkişi heyeti yeterli açıklıkla ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınan 11/04/2023 havale tarihli raporu dosyaya sunmuştur.

Taraflar arasında anlaşmanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmakta olup, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek (TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise, eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK'nın 471/1). Ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumluluğunun düzenleyen TBK'nın 474. maddesi uyarınca açık ayıplar yönünden iş sahibi imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde, gizli ayıplar yönünden ise, 477/son maddesi uyarınca da, ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunluluğu bulunmaktadır. Ayıbın bildirilmemesi halinde eser kabul edilmiş sayılır. Ayıp ihbarı yapılması vakıasından lehine sonuç çıkaracak olan iş sahibi olduğundan ayıp ihbarı yapıldığını HMK 190 ve TMK 6. madde gereğince iş sahibi ispatlamalıdır. Eksik işler yönünden ise ihbar yapılmasına gerek olmayıp, zamanaşımı süresi içerisinde eksikler yönünden istemde bulunulması mümkündür.

Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp, imâl edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir.

Eksik iş ise sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade eder. Eksik işler bedelinin istenebilmesi için teslim sırasında ihtirazi kayıt konulmasına ya da ihtar çekilmesine gerek bulunmamaktadır. Eksik işler yönünden TBK’nın 474 ve 477. maddesindeki hükümler uygulanmaz. Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşik içtihat ve uygulamalarında, iş bedelinin tamamının yüklenici tarafından taşerona veya iş sahibince yükleniciye ödenmesi halinde eksik ve kusurların giderim bedeli hüküm altına alınabilir ise de iş bedelinin ödenmemiş olması halinde eksik ve kusurların giderim bedeli değil, varsa fazla ödenen bedelinin iadesine karar verilmesi gerektiği, bu nedenle eksik ve kusurlar gözetilerek yapılan işin fiziki oranı belirlenip iş bedeline uygulanarak mukayese edilmesi sonucu eksik veya fazla ödemenin belirlenmesi gerektiği; sözleşme dışı ve fazla işler yönünden ise iş yapılmış ve bunun iş sahibinin yararına olması durumunda TBK’nun 529. maddesine göre vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenecek bedelinin istenebileceği kabul edilmektedir.

Davanın her iki tarafı tacir olduğundan ve uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren ticari işten kaynaklı olduğundan HMK'nun 222.maddesi uyarınca dava taraflarının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak 14/01/2022 tarihli rapor dosyaya kazandırılmıştır.

Davacı ve davalı tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapan muhasebe uzmanı bilirkişi anılan raporunda, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dava konusu faturaların, davacı firmanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ilgili dönem BS formunda da beyan edildiği, davacı firma kayıtlarının kendi içerisinde birbirini doğruladığı, kayıtların muhasebe usul ve esaslarına göre tutulduğu, davalı firmanın incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre ise, dava konusu faturaların, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı bu faturalarla ilgili olarak 17.02.2021 tarihli ... yevmiye nolu Konya . Noterliği aracılığı ile dava konusu faturalara yasal süresinde itiraz ederek faturaların iade edildiği, davalı firma kayıtlarının kendi içerisinde birbirini doğruladığı, kayıtların muhasebe usul ve esaslarına göre tutulduğu tespit edilmiştir.

Dava taraflarının iddia ve savunmaları, dilekçe ekinde sundukları deliller ile dosyaya celp olunan idari kurumların yazı cevapları ve mahalde keşfen yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan 11/04/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde;

Dava eser sözleşmesinden kaynaklı olduğundan işin teslim tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olup gerek dava tarihi gerekse de ıslah tarihi itibariyle zamanaşımının dolmadığı, dava konusu olan 4. ve 5. hakediş (Kesin Hakediş) raporlarında belirtilen tüm işlerin AVM'de yapılmış olduğu, davalı tarafın davaya konu iş için danışmanlık hizmeti almış olduğu ve aynı zamanda taraflar arasında imzalanan Özel İdari Şartnamenin 18.1. maddesine göre tam yetkili olarak davalıya vekalet eden ... Müşavirlik firması ile davacı firmanın ortak çalışması ile uygulama esas projelerinin oluşturulduğu, oluşturulan projelerden sonra davalı tarafından yetkilendirilmiş olan ... müşavirlik ve davacı taraf arasında mutabık kalınan projelere göre imalat yapıldığı, bu nedenle yapılan bu imalatların fazla imalat sayılamayacağı, yapılan işler sonrasında oluşturulan hakedişleri davacının, davalı taraf ve müşaviri olan ... müşavirlik firmasına sunduğu, ilk 3 hakedişte ve sonrasında davaya esas olan 4. ve 5. hakedişlerin de aynı yöntem ile davalıya danışmanı olduğu firmaya sunulduğu ve onay istendiği, mailler aracılığı ile yapılan yazışmalarda ... Müşavirliğin, 07.01.2020 tarihli mailinde, davacıya davaya konu iş için hazırlanmış hakedişlerin format halinde gönderildiği, davacının, davalı tarafından yetkilendirilmiş olan ... müşavirlik firmasının talimatlarını dikkate aldığı, işveren davalı tarafından yetkilendirilmiş olan ... müşavirlik firması ile davacı tarafın As-built proje ve davaya konu kesin hakediş imalatlarını onayladığı, dava dosyası içerisinde bulunan 02/11/2020 tarihli Geçici Kabul Tutanağının sözleşmenin tarafları olan davalı ile davalı tarafından yetkilendirimiş ... Müşavirlik ve davacı tarafından imzalandığı, bu husus huzurda beyanı alınan davalı şirket temsilcisine sorulduğunda ... Müşavirlik şirketinin kendisinden icazet almadığını, harici iş ve işlemlerden bilgisinin olmadığını beyan ettiği, oysa ki yukarıda belirtilen şekilde Özel İdari Şartnamenin 18.1. maddesine göre tam yetkili olarak davalıya vekalet eden ... Müşavirlik şirketinin bu konuda yetkili olduğu, bununla birlikte yapım süresi boyunca davacının göndermiş olduğu maillere göre işin koordineli bir şekilde yapıldığı ve davalı tarafın isteğine göre imalatların yapıldığı, ... Müşavirlikten gelen projeler ile dosyaya sunulan As-built projelerin uyumlu olduğu, geçici kabul tutanağında dava konusu AVM'de As-built projelere göre davacının yapmış olduğu imalatlarda eksik işlerin olduğunun tespit edildiği, fakat bu eksik işlerin tamamlanması için davacıya süre verildiği ve verilen süre zarfında eksik işlerin tamamlandığı ve bu hususun taraflar arasında imza altına alındığı, buradan hareketle dava konusu hakedişlere göre yapılan imalatlara ilişkin taraflar arasında irade birliğinin sağlandığı, davaya konu işlerin elektrik mevzuatına uygun olarak yapıldığı, gereksiz bir imalat bulunmadığı, detaylarına bilirkişi raporunda yer verildiği üzere davacının yerine getirdiği işte ayıplı kabul edilebilecek mahiyette bir ifanın bulunmadığı, öte yandan AVM'de mevcut durumda yapılmış olan elektrik tesisat imalatlarının değişen uygulama şartlarına göre yapılmış olduğu, davalı vekilinin aşamalardaki savunmalarında dile getirdiği uygulama şartlarının değişmesinin, taraflar arasında imzalanan keşif icmali dışına çıkılmasının, ahde vefa ilkesine aykırı olmadığı, uyarlama ve değişim sınırları içerisinde olduğu, yine bilirkişi raporunda detaylarına yer verildiği üzere sözleşmede belirtilen hususlar ve piyasa rayiçlerine göre yapılan tespitte davacının, dava konusu işten kaynaklı bakiye alacağının 644.767,074TL, 266.832,61USD ve 17.272,17EURO toplamı kadar olduğunun belirlendiği, Karaman Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/53 d.iş sayılı dosyasına sunulan raporun yöntemine uygun olarak hazırlanmaması ve ayrıca keşfen yapılan incelemedeki tespitlerle örtüşmemesi sebebiyle hükme esas alınamayacağı, buna göre bilimsel verilere ve yeterli gerekçeye sahip 11/04/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunun hakkaniyete ve dosya kapsamına daha uygun olduğu, her ne kadar davalı vekiline 08/11/2023 tarihindeki celse de taraf yemini delili hatırlatılarak kesin süre verilmiş ise de davalı tarafın verilen kesin süre içerisinde davacıya yemin yöneltmediği sonuç ve kanaatine varılarak davacının talebi de gözetilmek suretiyle aşağıdaki şekilde davanın kabulü yönünde hüküm tesisi gerekli olmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

DAVANIN KABULÜ İLE;

1.)641.124,35TL'nin 17/02/2021 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.)263.507,52USD'nin 17/02/2021 tarihinden işleyecek kamu bankalarının bir yıl vadeli USD para cinsiyle açılmış mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.)17.120,30EURO'nun 17/02/2021 tarihinden işleyecek kamu bankalarının bir yıl vadeli EURO para cinsiyle açılmış mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.)Hazine tarafından karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5.)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 202.161,44TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 25.616,25TL ve yargılama sırasında alınan 56.273,12TL ıslah harcı toplamı olan 81.889,37TL harcın mahsubu ile bakiye 120.272,07TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

6.)Davacı tarafından yapılan 59,30TL başvuru harcı, 25.616,25TL peşin harç, 56.273,12TL tamamlama harcı, 8,50 vekalet suret harcı, 1.846,80TL keşif harçları, 6.100,00TL bilirkişi ücretleri ve 2.938,10TL posta-tebligat ve keşif giderleri toplamı olan 92.842,07TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

7.)Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

8.)Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 285.973,53TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

9.)Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dair; davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/12/2023

Başkan Üye Üye Katip

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog