Esas No
E. 2023/682
Karar No
K. 2023/682
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/682 Esas - 2024/27

T.C.

Ankara Batı

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR

TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO: 2023/682 Esas
KARAR NO: 2024/27
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 19/06/2023
KARAR TARİHİ: 11/01/2024
K. YAZIM TARİHİ: 18/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin nakliye işi yapan bir şoför olduğunu, davalının İstanbul'dan Ankara'ya götürülmesini istediği malzemelerin sevkini sağladığını, 38 adet fatura düzenleyerek hizmet bedelini talep ettiğini, davalının ise müvekkilini oyalayarak ödeme yapmadığını, davalı firma yetkilisi ile yapılan Whatsapp yazışmalarında borcu kabul ettikleri ancak çeşitli bahanelerle ödemeye yanaşmadıklarını, bütün görüşmelere rağmen ödeme yapılmadığı için, bu alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine Ankara Batı İcra Dairesinin ...

E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, ancak davalının borca ve yetkiye itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek; davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın likit olması, itirazın kötü niyetli ve müvekkilini mağdur etmeye yönelik olması nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara katılmamıştır.

DELİLLER

Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları, 14/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.

GEREKÇE

Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.

Davacının tacir sıfatının tespiti amacıyla Sincan Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen 06/07/2023 tarihli cevabi yazı ile; Davacı ...'in 08/10/2018 tarihinden itibaren "Kara Yolu ile Şehirler Arası Yük Taşımacılığı" faaliyetiyle kayıtlı mükellefleri olduğu, bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş, davacının tacir sıfatına haiz olduğu anlaşılmıştır.

Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının bir sureti dosya arasına alınmış, incelenmesinde; Davacı (alacaklı) vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 28/03/2023 tarihli ödeme emri ile 125.000,00TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 12/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 12/04/2023 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 19/06/2023 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan 125.000,00TL alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.

Taraflara ticari defter kayıtların dosyaya sunumu veya bulundukları yerin bildirilmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından müvekkili şirketin ticari defterlerinin bulundukları adres bildirilmiş, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar dosyaya sunulmadığı gibi bulundukları yerle ilgili olarak da herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır. Tarafların uyuşmazlık dönemini kapsayan BA-BS formları ilgili vergi dairelerinden celp edilmiştir.

Dosyaya kazandırılan 14/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacının Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası kapsamında, 28.03.2023 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 125.000,00 TL bakiye alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamındaki taraflara ait 2022 ve 2023 yılları BA-BS formlarına göre; hem davacının BS formlarındaki hem de davalının BA formlarındaki tutarların birbiri ile uyumlu olduğu, dosya kapsamından, davalının davaya cevap vermediği, ticari defter incelemesi için defter adresi ve iletişim bilgilerinin de beyan edilmediği, dolayısıyla davalının ticari defterlerinin incelenemediği, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre; davacının davalıdan bakiye 136.443,80 TL alacaklı gözüktüğü, davacının icra takibindeki talebinin ise 125.000,00 TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dava konusu alacak, faturaya dayalı alacağa dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.

Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.

Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 39 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir.

Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.

Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.

Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip çıkışı olan 125.000,00TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜNE, Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına,

2.125.000,00TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 8.538,75 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.134,69 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.404,06 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.353,22 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 179,90 TL başvurma harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 2.134,69 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.340,19 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacının yargılamada yapmış olduğu 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 350,25 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 2.350,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

5.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 20.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/01/2024

Katip Hakim

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK DIGER Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.