karara çıkan Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/04/2023 tarihinde sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı aracı ile ... üzerinde ... istikametinden ... istikametine seyri esasında km 64+600 e geldiğinde havanın yağmur yağışlı zeminin ıslak vaziyette olduğunu, aracının direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, yolun sağ kısmından yoldan çıkıp takla atmak suretiyle toprak zeminde duruşa geçerek tek taraflı ölümlü yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazada ... plakalı araçta yolcu konumunda olan müvekkili ...'ın yaralandığını, müvekkilinin köprücük kemiğinin kırıldığını, bu sebeplerle müvekkilinin geçici ve sürekli olarak iş göremez hale geldiğini, maddi açıdan mağdur olduğunu, kesin müvekkilinin köprücük kemiği kırılmış olduğundan ameliyat olmak zorunda kaldığını, müvekkilinin kaza nedeniyle sair yaralanmaları da mevcut olduğunu, müvekkili açıklanan nedenler dolayısıyla ve mahkememizce de alınacak raporla sabit olacağını, sürekli olarak iş göremez hale geldiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin haklarının ve her türlü haklarının saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin uğramış olduğu sürekli iş göremezlik zararına istinaden şimdilik 50,00- TL maddi tazminat bedelinin davalı sigorta şirketine ait ... numaralı poliçede yer alan kişi başına ölüm ve sakatlanma teminatı olan 1.200.000,00 TL'lik limitten karşılanması gerektiğini, müvekkilinin geçici olarak iş göremezlik halinde kaldığını, dolasıyla geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve kaçınılmaz tedavi giderlerine ilişkin zararlardan sigorta şirketlerini poliçe gereği sorumlu olduklarını, müvekkilinin vücudunda kaza sonucu gerçekleşen yaralanmalar ve bu yaralanmalar nedeniyle geçirmiş olduğu operasyonlar göz önünde bulundurulduğunda bu yaralanmaya sahip kişilerin tam olarak iyileşene kadar kendi işini göremeyeceğini, yaşamını tek başına devam ettiremeyeceğini, en azından bu süre zarfından sürekli olarak başkasının bakımına ihtiyaç duyacağını, müvekkilinin geçirmiş olduğu tıbbi müdahaleler de dikkate alındığında meydana gelen kaza neticesinde bir bakıma muhtaç olduğuna dair herhangi bir şüpheye mahal olmadığını, taraflarınca yakın tarihte karara çıkan bölge adliye mahkemesi kararının dikkate alınarak taleplerinin dikkate alınmasını, fazlaya ilişkin talep ve ek dava aça haklarının saklı kaymak kaydı ile, müvekkilinin geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle maddi zararlarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik asgari 150,00 TL maddi tazminat bedelinin diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61, 2918 sayılı KTK'nın 88. Ve Türk Borçlar Kanunu'nun 163. Maddeleri gereği teselsüs hükümleri uyarınca temerrüt tarihi olan 06/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalından müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ticaret sicil adresi ... olup huzurda görülmekte olan dava yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkeme ... Ticaret Mahkemeleri olup, yetkili itirazlarının kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesini, sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın taleplerinin belirsiz alacak talebine konu olması mümkün olmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 6704 sayılı yasa ile değişik 97. Maddesi uyarınca işbu davadan öncc müvekkili şirkete yapılmış olan usule uygun bir başvurunun söz konusu olmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından gerekli belgeler eksiksiz olarak müvekkile ibraz edilmediğini, davacı tarafından kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun maluliyet oranlarını ispatlar sağlık kurulu raporu olmadan müvekkili şirket tarafından, tazminat taleplerinin değerlendirilemeyeceğini, sigorta şirketlerinin maluliyet belirleme görevi ve yetkisi bulunmadığını, davacı tarafça yapılan başvurunun usulüne uygun bir başvuru olmasından bahsedilmesinin hukuken mümkün olmadığını, hiçbir talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafça davaya konu kazaya, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün sebebiyet verdiğini, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, davacının tazminatı talebine konu maluliyetinin iddia olunan kaza sonucu oluştuğu ve davacının iddia ettiği şekilde malul kaldığı ispata ve tespite muhtaç olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği gibi, yargılamaya konu kaza , kaza sonucu malul kalıp kalmadığı, kaza ile illiyet bağı, tazminat talebine konu maluliyetin davaya konu kaz aile illiyet bağı davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, davacıya SGK'dan gelir sağlanıp sağlanmadığı hususunun araştırılmasını, davacının işbu davada taleplerine konu geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri taleplerinden müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacı ile araç sürücüsü arasında soruşturma aşamasında uzlaşma söz konusu olup , C.M,K'nın uzlaşmaya ilişkin hükümleri uyarınca davanın reddine karar verilmesini, davacı talebine konu tazminatın hesaplanması için geçek gelirin davacı tarafça ispatı ve buna ilişkin delil sunulması gerektiğini, müvekkili şirket, davacı tarafça usulüne uygun temerüde düşürülmediğinden faiz talebine ve oranına itiraz ettiklerini, müvekkili şirket aleyhine tazminat hesaplanması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine tazminat hesaplanması halinde hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile davanın, ilk itirazlarının kabulü ile usulden, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi taktirde, esasa ilişkin cevapları uyarınca davanın esastan reddine, davanın ihbarına, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller: Davacı gerçek kişinin ...Hastanesi'nden görmüş olduğu tedavilere ilişkin evraklar ve CD örneği, davacı gerçek kişinin ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden görmüş olduğu tedavilere ilişkin evraklar ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Davalıın taraf yetki ilk itirazında bulunduğu, öncelikle bu hususun incelenmesi gerektiği, dava dilekçesinin davalı tarafa 25/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 03/08/2023 tarihinde yasal cevap verme süresi içerisinde davaya cevap verdiği anlaşıldığından yetki ilk itirazının süresinde yapıldığı, davalı vekilinin müvekkili sigorta şirketinin merkezinin İstanbul Anadolu yakasında olduğunu belirtilerek İstanbul Anadolu mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Yetkide "Genel Yetkili Mahkeme" 6100 sayılı HMK'nın 6.maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre; "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir." 6100 sayılı HMK'nın "Şubeler ve Tüzel Kişilerle İlgili Davalarda Yetki" başlıklı 14.maddesi gereğince; "(1) Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. (2) Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. "6100 sayılı HMK'nın "Sigorta Sözleşmelerinden Doğan Davalarda Yetki" başlıklı 15.maddesi gereğince; "(1) Zarar sigortalarından doğan davalar, sigorta, bir taşınmaza veya niteliği gereği bir yerde sabit bulunması gereken yahut şart kılınan taşınıra ilişkinse, malın bulunduğu yerde; bir yerde sabit bulunması gerekmeyen veya şart kılınmayan bir taşınıra ilişkinse, rizikonun gerçekleştiği yerde de açılabilir. (2) ... sigortalarında, sigorta ettirenin, sigortalının veya lehtarın leh veya aleyhine açılacak davalarda onların yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. (3) Bu hüküm deniz sigortalarından doğan davalarda uygulanmaz." 6100 sayılı HMK'nın "Haksız Fiilden Doğan Davalarda Yetki" başlıklı 16.maddesi gereğince; "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." Trafik Kazalarından Kaynaklanan davalarda ayrıca yetki hükümleri düzenlenmiştir. 2918 sayılı KTK'nın "Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 110.maddesi gereğince; "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir. "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Sigortacıya Başvuru Ve Yetkili Mahkeme" başlıklı C.7.maddesinde; "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce bu Genel Şartların Ek-6’sında belirtilen tazminat ödemelerinde istenecek belgelerin tamamı ile birlikte ilgili sigortacıya yazılı başvuruda bulunması gerekir.
Sigortacının başvuru tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi kısmen veya tamamen karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde ya da tazminat tutarında anlaşma sağlanamadığı hallerde sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinde, kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde ya da zarar görenin ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabileceği gibi uyuşmazlığın çözümü için Sigorta Tahkim Komisyonuna da başvurulabilir." Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince; kazanın meydana geldiği yerin Kızılcahamam/Ankara olduğu, davacının yerleşim yerinin ...olduğu, davalı sigorta şirketinin ticaret sicil kaydına göre merkezinin Ataşehir/İstanbul olduğu ve başkaca şubesi bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Huzurdaki dava yukarıda belirtilen düzenlemeler karşısında mahkememiz davaya bakmaya yetkili değildir. Dava yetkisiz mahkemede açılmıştır. Bu nedenle yetki ilk itirazının kabulüne, davanın yetkiye ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114.ve 115.maddeleri gereğince davanın usulden reddine, 6100 sayılı HMK'nın 20.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Davanın yetkiye ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114. ve 115.maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
2.6100 sayılı HMK'nın 20.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ANADOLU NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3.İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
4.6100 sayılı HMK 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin yetkili ve görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememizce dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
5.Artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/01/2024
Katip
Hakim