Danıştay 6. Daire Başkanlığı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/10835 E. , 2023/4990 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
İSTEMİN ÖZETİ : İstanbul ili, Başakşehir ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazınsayılı taşınmazın "park alanı" olarak ayrılmasına yönelik 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararında ısrar edilmesine dair İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, davanın incelenmeksizin reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Belediyeler, belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organları seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişiliğine haiz kurumlar olup organları belediye meclisi, belediye encümeni ve belediye başkanından oluşmaktadır. Belediyeler Kanun tarafından kendilerine verilen görevleri yerine getirirken organları arasında ihtilaf çıkması, belediyelerin karar alma süreçlerinin tıkanması ve sonuçta hizmetlerin aksamasına neden olunması muhtemeldir. Bu sonucun ortaya çıkmaması için Kanun Koyucu tarafından 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu 'nun 14. maddesiyle önlem alınmak istenmiştir. Kanun maddesine ilişkin gerekçede de bu hususa değinilmiş ve bu maddeyle belediye başkanı ile meclis arasında bir denge kurularak, kararların meclislerde katılımcı bir anlayışla ele alınması ve meclisin kilitlenmesini önleyecek tedbirler getirilmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir.
Anılan Kanun maddesinin birinci fıkrasında, büyükşehir belediye başkanının, hukuka aykırı gördüğü belediye meclis kararlarını, yedi gün içinde gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere belediye meclisine iade edebileceği; ikinci fıkrasında,yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlar ile yeniden görüşülmesi istenip de büyükşehir belediye meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararların kesinleşeceği, üçüncü fıkrasında büyükşehir belediye başkanının, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine idarî yargıya başvurabileceği düzenlenmiştir.
Kanunun amacına dayanılarak yapılan değerlendirmede, büyükşehir belediye meclisinin üye tam sayısının salt çoğunluğuyla alınan ısrar kararlarının, büyükşehir belediyesinin kilitlenmesini önlemek için, büyükşehir belediye başkanı sıfatı taşıyan davacılar açısından kesin ve yürütülebilir işlem niteliğine haiz olacağı ve bunun sonucu olarak anılan niteliği haiz davacılar tarafından belediye meclislerinin ısrar kararlarına karşı idari yargıda dava açabileceği, bu davanın menfaati etkilenen kişiler açısından imar planlarının askı-ilana çıkarılmasına engel olmayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Belediye meclisinin ısrar kararlarına karşı Belediye Başkanı sıfatıyla açılacak davalarda yukarıda anlatılan süreç öngörülmüştür. Ancak görülmekte olan davada, davacının işbu davayı, imar planı değişikliğinden menfaati etkilenen kişi olarak açtığı görülmektedir. 3194 sayılı İmar Kanununun, “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca belediye meclisince onaylanmakla yürürlüğe giren imar planlarının kesinleşmesi için bir ay süreyle askıya çıkarılmak suretiyle ilan edilmeleri gerekmektedir. Diğer belediye işlemlerinden farklı olarak imar planları için ayrı bir kesinleşme süreci öngörüldüğü şüphesizdir. 3194 sayılı İmar Kanununun 8. maddesi gerekçesine bakıldığında, imar planlarının aleniyetinin sağlanmasının amaçlandığı, böylece düzenleyici işlem niteliğindeki imar planlarından menfaati etkilenecek kişilerin bilgilendirilerek gerektiğinde itiraz ve yargı yoluna başvuru yolunun açıldığı, askı süresinin sonunda imar planlarının kesin ve yürütülebilir bir işlem haline geldiği görülmektedir.
Bu halde, imar planlarından menfaati etkilenecek kişiler, imar planlarının belediye meclisinde onaylanmasını müteakip kesinleşmesi için ilan edilmesini bekleyecek, imar planlarının ilan edilmek süretiyle kesinleşmesi üzerine doğrudan iptal davası açabileceği gibi ilan-askı süresi içerisinde imar planlarına itirazda bulunabilecek, itirazın zımnen veya cevap verilmek suretiyle reddi halinde bu işlemlere karşı süresi içerisinde idari yargıda dava açabilecektir. Aksi halde, imar planları kesinleşmeden başka bir anlatımla ilan edilmeden açılacak davalar icrai nitelikte olmayan bir işleme karşı açılan dava niteliğinde olacaktır. Bu durumda, yukarıda yapılan değerlendirmeler ışığında, belediye meclis üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen ancak henüz ilan edilmeyen imar planlarına karşı 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu 'nun 14. maddesinde yer alan özel düzenlemeyle sadece büyükşehir belediye başkanınca dava açılabileceği sonucuna ulaşıldığından bu sıfatı taşımayan davacı açısından kesin ve yürütülebilir bir işlem bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, davaya konu imar planlarının usulüne uygun olarak ilan edilerek kesinleştirilmesi halinde davacı tarafından süresi içerisinde imar planlarına karşı dava açılabileceği açıktır. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 23/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.