11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2023/2677 E. , 2023/7977 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
İNCELEME KONUSU
itirazın süre yönünden reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
... Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2020 tarihli ve 2020/12010 Soruşturma, 2020/10443 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ...
1.Sulh Ceza Hakimliğinin 02.07.2021 tarihli ve 2021/4499 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 02.07.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.04.2023 tarihli ve 2021/18669 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/42020 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/42020 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, her ne kadar ... 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02/07/2021 tarihli kararı ile itirazın süre yönünden reddine karar verilmiş ise de, müştekiye 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi ile Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesi uyarınca yapılan tebliğ mazbatasında, "muhatabın çarşıda olması nedeniyle, tebliğ evrakı ilgili mahalle muhtarına teslim edilerek 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır, isim ve imzadan kaçınan komşuya haber verilmiştir." şerhi mevcut olduğu, ancak tebligat parçasında hangi komşuya sorulduğuna dair bir açıklama bulunmadığı, haber verilen komşunun isminin tespit ve tevsik edilmediği, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 19/09/2018 tarihli ve 2016/12791 esas, 2018/8413 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, beyanda bulunan komşunun açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat bulamadığı hususunun belgelenmediği, yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kalacağı, bu nedenle yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, öğrenme üzerine itiraz süresinde kabul edilerek, itirazın esası hakkında bir karar verilmesi yerine, itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir.
2.5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir.
Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa,
Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır.
3.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin birinci fıkrasının; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
4.Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında; "Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir." denilmektedir.
5.Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 07.09.2023 tarihli ve 2021/25817 Esas, 2023/5923 Karar sayılı ilamında; "...sanığın yokluğunda tefhim edilen hükme ilişkin gerekçeli karar sanığın bilinen son adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 24.10.2019 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, sanığa gerekçeli kararın tebliğine ilişkin evrakta ''isim ve imzadan imtina eden komşu'' şeklindeki şerhle, bilgisine başvurulan ve haber verilen komşunun ismi ve hatta kapı numarası dahi tespit ve tevsik edilmeden tebliğ işleminin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu hali ile yapılan tebligatın, 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası ile Yönetmelik'in 30 uncu maddesi hükümlerine aykırı olduğu anlaşılmakla, gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi nedeniyle sanığın öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabulüyle tebliğnamedeki temyiz talebinin reddine ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir...." şeklindeki açıklamalara yer verilmiştir.
6.Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçiye 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrası ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30 uncu maddesi uyarınca yapılan tebligatta, "muhatabın çarşıda olması nedeniyle, tebliğ evrakı ilgili mahalle muhtarına teslim edilerek 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır, isim ve imzadan kaçınan komşuya haber verilmiştir." şerhi mevcut olup, tebligat parçasında hangi komşuya sorulduğuna dair bir açıklama bulunmadığı, haber verilen komşunun isminin tespit ve tevsik edilmediği, bu nedenle yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğundan, öğrenme üzerine sunulan 01.06.2021 tarihli itiraz dilekçesi süresinde kabul edilerek, dosyanın esası hakkında bir karar verilmesi yerine, itirazın süre yönünden reddine verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.07.2021 tarihli ve 2021/4499 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.