14. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2368
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/10/2023
NUMARASI: 2022/1100 E. - 2023/786 K.
DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 464510 sayılı ticaret siciline kayıtlı dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından 13.06.2014 tarihinde tasfiye kararı alındığını, tasfiyenin 10.02.2017 tarihinde sona erdiği, 20.02.2017 tarih ve 9267 sayılı sicil gazetesinde yayımlandığını, şirket çalışanlarından ...'in 09.03.2010 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu işçi tarafından 22.01.2013 tarihinde SGK'ya şikayet başvurusu yapıldığını, bu tarihten itibaren SGK müfettişlerince yapılan inceleme ve soruşturmaların 30.01.2015 tarihinde sonuçlandırıldığını, kaza geçiren işçi tarafından Bakırköy 6. İş Mahkemesinin 2014/273 Esas ve Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2016/255 Esas kaydına açılmış olan davalar derdest iken şirketin 02.07.2014 tarihinde tasfiyeye girdiğini, 20.02.2017 tarihinde tasfiyenin sonuçlandırıldığını, ayrıca 29.05.2016 tarihinde ... San. ve Tic. Ltd. Şti.tarafından SGK aleyhinde Bakırköy 2. İş Mahkemesinin 2016-255 Esas kaydına açılan dava da derdest olduğu halde tasfiyenin sonuçlandırıldığını, Bakırköy 2. İş Mahkemesinin 2016/255 Esas sayılı dava dosyasının 04.11.2021 tarihinde Yargıtay tarafından onandığını, neticesinde alacaklarının tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, şirket yetkililerinin ve müdür olarak görev yapan davalı tasfiye memurunun iş kazasından bilgisi olduğunu, SGK müfettişleri tarafından iş kazası ile ilgili olarak şirket bilgisi dahilinde ropor tutulduğunu, esas numaraları belirtildiği üzere kaza geçiren işçi tarafından açılan alacak davalarında ve şirket tarafından SGK aleyhine açılan davada tasfiye memurunun yetkili sıfatıyla dava süresince katılım sağladığını, tüm süreçten haberdar olduğunu, iş kazasından kaynaklanan muhtemel borç miktarı kadar meblağ ayrılmadan, şirketin SGK kurumuna olan borcundan haberdar omasına rağmen borç ödenmeden, derdest olan davalar varken tasfiye sonlandırıldığından, bir bütün olarak değerlendirildiğinde, şirkete ait tasfiyenin eksik yapıldığı ve usulsüz olduğunu, Bakırköy 2. İş Mahkemesinin 2016/255 Esas dosyasında tebligatların tamamlanarak kesinleştirilmesi, bu dosyaya bağlı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasının infazı ve ilgili takiplerin yapılabilmesi, SGK alacağının tahsili için 6100 sayılı HMK’nın 52 ve 54. maddeleri hükmünün yerine getirilmesine gerek kalmaksızın ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası amacıyla işbu davayı açmak zorunluluğu hasıl olduğunu ileri sürerek, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 464510 ticaret siciline kayıtlı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, yasal hasım olarak davada bulunduğunu, bu nedenle yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunmuştur.
Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; tasfiyeye girdiğinde şirketin hiçbir kesinleşmiş davası bulunmadığını, tasfiyenin 14.02.2017 tarihinde gerçekleştiğini ve 5 yıllık hak düşürücü sürenin ve zamanaşımının geçtiğini, şirketin zarar etmesinden kaynaklı olarak tasfiyeye sokulduğunu, şirketin herhangi bir aktifi ve pasifi olmadığını, o dönem yargılamalar halen daha devam etmekte olduğundan ve halen daha iş kazası dosyası Bakırköy 6. İş Mahkemesinin 2014/273 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğundan müvekkilinin muaccel olan ve kesin olarak tespit edilebilecek bir borcu olmadığından doğal olarak herhangi bir bedelin depo edilmediğini, dolayısıyla müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, şirketin herhangi bir mal varlığı olmadığı için ihyasının istenmesinde hukuki yararın da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Mahkememizce yapılan yargılama sonunda; davacı tarafından dava konusu şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, dava konusu şirketin tasfiye nedeniyle sicilden terkin edildiği, davacı tarafın işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu dikkate alınarak, dava konusu şirketin TTK 547.md gereğince ihyasına ve tasfiye memuru olarak da sicil kaydında tasfiye memuru olarak ismi yer alan ...'ın görevlendirilmesine; şirket aleyhine açılmış ve derdest dava bulunduğu halde tasfiye işlemini sonlandıran tasfiye memuru kusurlu davrandığından ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiş, iş bu kararın istinaf edilmesi üzerine İBAM 14.HD 2022/1566 - 1362 E.K sayılı ilamıyla; "Hukuki dinlenilme ve savunma hakkının kullanılması amacıyla davalılara dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ edilerek, davalılarca savunma yapılmasına olanak sağlanmalı ve varsa savunma ve delilleri incelenerek bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kaldırmıştır. İBAM kaldırma kararı kapsamında davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmiş, her iki davalıda yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu şirket hakkında tasfiye tarihinden önce açılmış Bakırköy 6.İş Mahkemesinin 2014/273 esas sayılı dosyasının mevcut olduğu, İş Mahkemeleri tarafından verilen karar kapsamında alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasının mevcut olduğu, taraf teşkilinin sağlanabilmesi için davacı tarafın iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, tasfiye memurunun şirket hakkında açılmış dava bulunduğu halde kusurlu davranışıyla şirketin tasfiyesini tamamlamış olması nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarası ile kayıtlı tasfiye halinde ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına münhasır olmak üzere TTK'nın 547.maddesi gereğince ihyasına, tasfiye memuru olarak TTK'nın 547/2 maddesi gereğince şirketi tasfiye eden ...'ın görevlendirilmesine, ihya kararının TTK'nın 547.maddesi gereğince Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde tescil ve ilanına, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü taraf yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi sebebiyle aleyhine yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;14.02.2017 tarihinde tasfiye edilen şirketin ihyasının istenmesi için 5 yıllık hak düşürücü sürenin ve zamanaşımının geçmiş olduğunu, şirketin zarar etmesinden kaynaklı olarak tasfiyeye sokulduğunu, şirketin herhangi bir aktifi ve pasifi olmadığını, o dönem yargılamalar halen daha devam etmekte olduğundan ve halen daha iş kazası dosyası Bakırköy 6. İş Mahkemesi'nin 2014/273 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğundan müvekkilinin muaccel olan ve kesin olarak tespit edilebilecek bir borcu olmadığından doğal olarak herhangi bir bedel depo edemediğini, dolayısıyla müvekkilin herhangi bir kusuru da bulunmadığını, ayrıca Bakırköy 6.İş Mahkemesinin 2014/273 Esas sayılı dosyasının halen derdest olup kesinleşmediğini, kaldı ki şu aşamada 5 yıl geçtikten sonra şirketin ihyası istenmişse de zaten şirketin herhangi bir mal varlığı olmadığı için ihyasının istenmesinde hukuki yararın bulunmadığını, dolayısıyla davanın esastan reddi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.