Esas No
E. 2021/279
Karar No
K. 2023/1483
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/279

KARAR NO: 2023/1483

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/10/2020

NUMARASI: 2019/298 Esas,2020/457 Karar

DAVA: Alacak
KARAR TARİHİ: 21/12/2023

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında vinç alımına yönelik 09/03/2017 tarihli satış sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme ile davalıya satılan vinçlerin teslimi vs. gibi hususların belirlendiği gibi satılan vinçler ile ilgili ödeme takviminin de belirlendiğini, satışa konu vinçlerin 21/09/2017 tarihli irsaliye ve fatura ile davalıya teslim edildiğini, faturaya davalı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığını, 09/03/2017 tarihli sözleşmeye göre ödemenin son % 15’lik kısmının (15.000,00 Euro) Cezayir’deki vinç montajının zamanında ödeneceğini, ancak müvekkilinin hak ettiği bakiye olan % 15’lik (15.000,00 Euro) bedelin ödemesinin montaja bağlı olmadığını, ayrıca bu bedelin montaj bedeli de olmadığını, zira montaj bedelinin ayrıca ödeneceğini, sadece montaj zamanına bırakılmış bir bedel olduğunu, 21/09/2017 tarihinde davalıya teslim edilen vinçler ile ilgili 1,5 sene geçtiği halde müvekkiline montaj için bir başvuru yapılmadığı gibi bakiye olan montaj zamanı ödenmesi gereken % 15’lik kısmın da ödenmediğini, davalıya Kartal ... Noterliğinin 03/04/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ve ödemesini talep ettiğini, ihtarın davalıya 09/04/2019 tarihinde tebliğ edildiği halde ödeme yapılmadığını belirterek, müvekkilinin 15.000,00 Euro tutarındaki alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı taraf ile müvekkili firma arasında akdedilen 09.03.2017 tarihli sözleşmede Cezayir’de yerleşik ... firmasına ait Oran Şehrinde bulunan arazide yapılacak fabrikadaki 8 numaralı binada kullanılacak vinçlerin imalatı ve montajı konusunda anahtar teslim bir eser sözleşmesi yapıldığını, davacı tarafından sözleşme gereği yapılıp teslim edilmiş bir eser olmadığından bakiye alacak talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından halihazırda yapılmış bir montaj olmadığını, montajın yapılması ile davacının sözleşmesel alacağına hak kazanacağını, sözleşmenin 7.1 maddesinde ödeme planında 13.500,00 Euronun Cezayir'de montaj ve testin tamamlanmasından sonra (%15) ödeme yapılacağı noktasında mutabık kalındığını, müvekkilinin malzeme bedelinin 105.472,00 Euro olarak davacıya ödediğini, işin sözleşmede taraf olmayan ve Cezayir Ülkesinde faaliyette bulunan ... firmasına ait olduğunu, işin tamamlanmasının firmanın yasal süreçler ve resmi makamlardan alacağı izin ve ruhsatlara bağlı olduğunu, sözleşmede işin niteliği itibariyle yasal mercilerin izin ve muvafakatlerine tabi olduğu ve resmi makamlar veya mahkemeler tarafından işin durdurulmasının mücbir sebep sayıldığını, ancak Cezayir ülkesinde bulunan ... firmasının sözleşme konusu malzemeleri montaj alanına getirtemediğini, yerin montaja hazır olduğunun müvekkili şirkete bildirildiğinde sözleşme konusu iş ve imalatın montajının yapılabileceğini, sözleşmeye konu vince ait parçaların hali hazırda Cezayir Gümrük Müdürlüğü sahasında olduğunu, Cezayir Hükümeti Gümrük Müdürlüğü tarafından verilmiş olan belgede ürünlerinin hala Cezayir Gümrük Müdürlüğü muhafazasında olduğunun beyan edildiğini, davacının sadece ürünü sevk ettiğini, tek bir çivi dahi çakmamış olduğunu, montaj adına hiç bir faaliyette bulunmadığını, davacı yanın müvekkili firmaya Kartal ... Noterliği'nin 03/04/2019 tarihli ... sayılı bakiye ödemenin yapılmasına ilişkin ihtarına ilişkin cevaben taraflarınca Kartal ... Noterliği 26/04/2019 tarih ... yevmiye nolu ihtarı ile ''Sözleşme konusu işin yapılacağı, ... firması tarafından şirketimize montaj günü hakkında yapılacak bilgilendirme akabinde firmanıza yazılı olarak montaj tarihlerinin bildirileceğini, firmanıza yapılacak iş bu bildirim akabinde en geç 30 gün içerisinde montaj işlemine başlamanız ve sözleşme konusu işi sözleşme çerçevesince nihayete erdirmeniz gerektiğini ve bahsedilen ödemenin yapılacak montaj sonrası tarafınıza yine sözleşme mucibince yapılacağını'' bildirdiklerini, ancak eserin montajının yapılmadığından alacak talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 08/10/2020 tarihli karar ile, taraflar arasındaki 09/03/2017 tarihli sözleşme ile... firmasının Cezayir Oran şehrinde yapılacak fabrika binasında kullanılacak vinçlerin satışı ve montajının kararlaştırıldığı, bu haliyle dava konusu sözleşme, tacirler arasındaki vinçlerin devri bakımından menkul satışı, vinçlerin montajı bakımından da eser sözleşmesi hükümlerine haiz karma bir sözleşme olduğu, taraflar arasında sözleşme konusu vinçlerin teslim edildiğine dair bir ihtilaf bulunmadığı, bu bakımdan davacının satıcı olmaktan kaynaklanan zilyetliği ve mülkiyeti alıcıya geçirme borcunu ifa ettiği, ihtilafın dava dışı üçüncü kişi olan ... firmasının, Cezayir resmi makamlarından izin ve ruhsat alamaması sebebiyle, vinçlerin montajının gerçekleşememesinden kaynaklandığı, Cezayir’deki idareden izin alamama durumu, mahiyeti itibarıyla dava dışı üçüncü bir kişiden kaynaklanan geçici bir ifa imkansızlığı olduğu, idareden izin alınma durumunda ortadan kalkacağı, fakat geçici ifa imkansızlığının akde tahammül süresini aşması halinde kesin ifa imkânsızlığına dönüştüğü, taraflar arasında akdedilen sözleşmede açıkça belirlenmemiş olmasına rağmen, işin bitimi için tespit edilen 30/11/2017 tarihi dikkate alındığında, davacı tarafından çekilen ihtarnameye kadar 489, dava tarihine kadar 536 gün geçtiği, taraflar arasındaki sözleşmede, davacının yazılı talebiyle, mücbir sebeplerin süreye ekleneceği, 5. Fıkrasında da, resmi makamlar tarafından işin durdurulmasının mücbir sebep sayılacağı düzenlenmişse de, idareden izin alınmamasından kaynaklanan geçici ifa imkansızlığıyla ilgili sözleşmedeki bu hükmün de, geçen süreler dikkate alındığında, akde tahammül süresini aştığı, geçici ifa imkansızlığının kesin ifa imkansızlığına dönüştüğü, taraflar arasındaki sözleşmenin, vinç satışı ile ilgili kısmının ifa edildiği, eser sözleşmesi ile ilgili kısmının ise imkansızlık sebebiyle ifa edilemediği, bu durumda kısmi ifa imkansızlığı sebebiyle, davacının ifa ettiği, satışa konu vinçlerin bedelini davalıdan isteyebileceğinin anlaşıldığı, bu bedel sözleşmede KDV dahil 106.200 Euro olarak tespit edilmişse de, davacı tarafından sözleşmenin kurulmasından sonra, vinçlerin bedeli için davalıya, KDV dahil, 120.832 Euro’luk fatura gönderildiği, gönderilen faturaya davalı tarafından itiraz edilmediği ve davalının ticari defter kayıtlarına da bu faturaların geçtiği, bu sebeple miktar açısından faturadaki tutarın kesinleştiği, davalının sözleşme kapsamında davacıya, 105.472 Euro ödemede bulunduğu, bu ödemeler mahsup edildiğinde, davacının 15.360 Euro alacağı kaldığı, davacı 15.000 EUR talep ettiğinden taleple bağlı kalınarak, dava tarihi itibarıyla, 15.000 Euro alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 15.000,00 Euro bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılacak istinaf yargılaması sonrasında kaldırılarak davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın hak kazanamadığını, eseri tamamlamadığı halde bakiye montaj bedeli ödemesinin yapılmasını talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen 09.03.2017 tarihli sözleşmede Cezayir de yerleşik ... firmasına ait Oran Şehrinde bulunan arazide yapılacak fabrikadaki 8 numaralı binada kullanılacak vinçlerin imalatı ve montajı konusunda bir anahtar teslim eser sözleşmesi yapıldığını, davacı tarafından sözleşme gereği yapılıp yani işler hale getirilmiş teslim edilmiş bir eser olmadığını, bu bakımdan müvekkili firmadan bakiye alacak talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin 5.3. maddesinde ''... Mühendislik gerekli ekipman ve personeli ile 3 numaralı maddede (sözleşmenin konusu) belirtilen yerde montaj işini yapacaktır.'' düzenlemesi bulunduğunu, davacı tarafından halihazırda yapılmış bir montaj olmadığını, toplam kararlaştırılan bedel için davaya konu kısım (%15) kadarı işçilik ve montaj bedeli olduğunu, dolayısı ile davacının dava konusu alacağı henüz hak edemediğini, montajın yapılması ile davacının sözleşmesel alacağına hak kazanacağını, sözleşmenin 7.1 maddesinde ödeme planı belirtilmiş ve 13.500 Euro Cezayir'de montaj ve testin tamamlanmasından sonra (%15) ödeme yapılacağı noktasında mutabık kalındığını, toplamda 105.472 Euro ödeme yaptıklarını, teslimi yapılmayan bir eser hakkında müvekkili firmanın ödeme yapma yükümlülüğü bulunmadığını, işin tamamlanmasının ilgili firmanın yasal süreçler ve resmi makamlardan alacağı izin ve ruhsatlara bağlı olduğunu, sözleşmenin 8.5-V maddesine göre işin “Resmi Makamlar veya Mahkemeler tarafından işin durdurulmasının” mücbir sebep sayıldığını, bu bağlamda Cezayir ülkesinde bulunan ... firmasının sözleşme konusu malzemelerin montaj alanına getirtebildiği noktasında müvekkili şirkete henüz tarih ve bilgi verilmediğini, montaja ilişkin bilgiler ve montaj günü ... firması tarafından sözleşme konusu yerin montaja hazır olduğu müvekkili şirkete bildirildiğinde, sözleşme konusu iş ve imalatın montajı davacı tarafından yapılacak iken davacının davayı açtığını, sözleşmeye konu vince ait parçaların hali hazırda Cezayir Gümrük Müdürlüğü sahasında olduğunu, davacının sadece ürünleri sevk ettiğini, tek bir çivi dahi çakmadığını ve montaj yapmadığını, davacının kötü niyetli olarak hak kazanamadığı halde huzurdaki davayı açtığını, kalan ödemenin montaj/işçilik bedeline ait olduğunu, sözleşmenin 7.1 maddesinde ödeme planında 13.500 Euronun Cezayir'de montaj ve testin tamamlanmasından sonra (%15) ödeme yapılacağının belirtildiğini, ancak montaj yapılmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Türk Borçlar Kanunun 470 maddesi ve devamı maddelerince eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında düzenlenen 09/03/2017 tarihli sözleşme ile davacı taşeron tarafından dava dışı iş sahibine ait Cezayir'deki fabrikaya vinç yapım ve montajının yapılması kararlaştırılmıştır.

Davacı taraf, sözleşmede kararlaştırılan son ödemenin yapılmadığını ileri sürerek tahsilini talep etmiş, davalı montajın yapılmadığını, son ödemenin montajın yapılması halinde ödeneceğini belirterek davanın reddini istemiş; mahkemece alınan bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.5 maddesinde resmi makamlar tarafından işin durdurulması mücbir sebep olarak belirtilmiştir. Sözleşmenin 8.3 maddesinde ise mücbir sebep halinde bu sürelerin işin bitim süresine ekleneceği hükme bağlanmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre 13.500 Euro son %15'lik iş bedeli Cezayir'de montaj ve testin tamamlanmasından sonra ödenecektir. Dosya kapsamında bulunan ve Cezayir idari makamlarınca düzenlenen belgede, vinç yapımına ilişkin malzemelerin ulusal yatırım konseyinin iznini beklemesi sebebiyle gümrükten çıkarılmadığı bildirilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 137.maddesinde "Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle kısmen imkânsızlaşırsa borçlu, borcunun sadece imkânsızlaşan kısmından kurtulur. Ancak, bu kısmi ifa imkânsızlığı önceden öngörülseydi taraflarca böyle bir sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, borcun tamamı sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, bir tarafın borcu kısmen imkânsızlaşır ve alacaklı kısmi ifaya razı olursa, karşı edim de o oranda ifa edilir. Alacaklının böyle bir ifaya razı olmaması veya karşı edimin bölünemeyen nitelikte olması durumunda, tam imkânsızlık hükümleri uygulanır." hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda, eser sözleşmesinde eserin yapılması ve Cezayir'deki fabrikaya montajı kararlaştırılmış olup, dosya kapsamına göre sözleşme konusu vinçlerin imalinin tamamlandığı, ancak montaj kısmının henüz tamamlanmadığı anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan belgelerden, davacının sözleşme konusu malzemeleri gönderdiği, vinç yapımında kullanılacak malzemelerin Ulusal Yatırım Konseyinin iznini beklemesi nedeniyle gümrük idaresi tarafından Cezayir gümrük sahasında bekletildiği, anlaşılmakta olup, bu durum taraflar bakımından sonradan ortaya çıkan geçici imkansızlık oluşturmaktadır. Bu imkansızlık hali taraflardan kaynaklanmamaktadır. Bu durumda,

TBK'nın 137. Maddesinde düzenlenen "Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle kısmen imkânsızlaşırsa borçlu, borcunun sadece imkânsızlaşan kısmından kurtulur." hükmü gereğince, taşeronun Cezayir Gümrük İdaresinin bekletmesi nedeniyle malzemelerin montaj işlemini yapamadığı anlaşıldığından, kalan kısmın yapımına ilişkin edim borcundan kurtulacağı sonucuna varılmaktadır. Şu halde, objektif imkansızlık nedeniyle kalan edimini yerine getiremeyen davacı taşeronun ancak fiilen yaptığı işlerin bedelini talep etmesi gerekecektir. Sözleşmeye göre ödemenin son % 15’lik kısmı (15.000,00 Euro) Cezayir’deki vinç montajının yapımı halinde ödenecektir. Davada istenen alacağın da bakiye olan ve montaj zamanı ödenmesi gereken % 15’lik kısım olup, son kısma ilişkin montaj edimi imkansızlık nedeniyle yerine getirilmediğinden, buna ilişkin bedelin talep edilmesi de mümkün değildir. Mahkemece bu husus göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2020 tarih ve 2019/298 Esas, 2020/457 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın REDDİNE,

B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.778,63 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.508,78 TL harcın kararın kesinleşmesini takiben ve istek halinde davacı tarafa İADESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalı tarafından yapılan 11,00 TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1- Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa İADESİNE,2-Davalı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 43,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 191,60 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 21/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog