11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/3157 E. , 2023/6805 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2009 /61861 tescil no.lu "Cupral" markasının sahibi olduğunu, davalı şirketin, müvekkiline ait dava konusu "Cupral" markasını ticari alanda kullandığını, arama motorlarında da anahtar kelime olarak kullanmakta olduğu hususunun noter vasıtasıyla tespit edildiğini, ilk tespitin üzerinden geçen 4 aylık sürede bütün uyarılara rağmen davalının ihlale devam ettiğini ileri sürerek davalının tescilli markaya tecavüzünün durdurulmasını, tecavüzün devamını önlemek üzere tespiti yapılmış olan internet sayfalarına erişimin önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi zararlarının tazminini, kararın ilanını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; "Cupral" ibaresinin alüminyum alaşımı olduğunu, bu alaşımın kodları ile yurtdışında üretim yapıldığını, uluslararası kodları ile tescilinin yapıldığını, Cupral kodlarına göre birden fazla elementin belli oranlarda kullanılması sonucu Cupral 1, Cupral 2, Cupral 4, Cupral 5 vs olarak üretildiğini, davalı şirketin tedarikçi ve ithalatçı olarak alüminyum alaşımları satışı ile uğraştığını, üretim yapmadığını, "Cupral" ürünü satmadığını, "Cupral"ın sevk irsaliyelerinde ve faturalarında yer alan bir ürün olmadığını, noter ihtarının davalıya tebliğ edilmediğini, dava dilekçesi tebliği sonrasında davalının internet sitesinde gerekli değişikliklerin yapıldığını, uluslararası standart kodlarını haiz bir alaşım ile ilgili marka iddiasının kabul edilemez olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait olan ve onun tescilli markasını teşkil eden "CUPRAL" ibaresinin Google arama motorunda anahtar sözcük olarak eklendiğinin davacı tarafından sunulan noter tespit tutanağından anlaşıldığı, davacının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi kapsamında tazminat talep ettiği, UNS 63020, UNS C62500, UNS 95900, UNS C62400 kodlarının uluslararası standart kodlar olduğu ve doğrudan "CUPRAL" markası ile ilgili bağdaştırılamayacağı, bu nedenle davalıya ait faturalar üzerinde belirttiği/belirteceği UNS 63020, UNS C62500, UNS 95900, UNS C62400 kodlar ile ilgili olarak davacının herhangi bir hakkı olmadığından tazminat ve yoksun kalınan kazanç hesaplaması yapılamayacağı, davacının tescilli markası Google arama motorunda anahtar sözcük olarak eklendiği anlaşıldığından, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre 1.000,00 TL maddi tazminat takdir olunduğu gerekçesiyle davalının davacıya ait tescilli marka hakkına "adworks" uygulaması kapsamında tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına, erişimin engellenmesi isteminin reddine, ancak davalının markasal kullanımlarının önlenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkilinin uyarıldığı iddiasının doğru olmadığını, davalıya tebliğ edilen bir ihtarname bulunmadığını, dava dilekçesinin davalıya tebliği sonrasında davalının internet sayfalarında gerekli değişikliklerin yapıldığını, "CUPRAL" ibaresinin alüminyum alaşımı olduğunu, dünyanın her yerinden ithal edilebildiğini, müvekkilinin bu maddeyi satmasının mümkün olduğunu, kaldı ki uluslararası standart kodlarını haiz alaşım ile ilgili marka iddiasının da kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin "CUPRAL" markalı ürün üretmediğini ve ürünün müvekkili tarafından satılmadığını, marka tecavüzü bulunmadığını, orijinal ürünlerin internet ortamında pazarlanması faaliyetlerinde bulunulmasının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) hükümlerine aykırı olmadığını, 556 sayılı KHK'nın 13 üncü maddesi gereğince marka sahibi tarafından malların üretimi ve ürünlerin ilk satışı gerçekleştikten sonra, diğer satışlar için orijinal ürünlerin internet ortamında pazarlama ve ürün satışının engellenemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece maden mühendisi bilirkişinin bulunduğu heyetten alınan raporda, "CUPRAL" ibareli dünyada standart bir metal alaşımı bulunmadığı, davacının kabul görmüş bakır alaşımları ile ilgili standartlar çerçevesinde ve bu standartlardaki metal karışım aralıkları ile Ar-Ge çalışmaları sonucunda yeni bir alaşım ürettiği ve ürün ismi için de "CUPRAL" markasını oluşturduğu ve bunu tescil ettirdiği, dolayısıyla "CUPRAL" ismi ile bakır alaşımlarını üretme ve satış hakkının davacıya ait olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan e-tespit tutanaklarından, davalı tarafça internet sitesinde "CUPRAL" markası altında çeşitli bakır alaşımlarının tanıtımının yapıldığı, "CUPRAL" kelimesinin internet ortamında anahtar kelime olarak kullanıldığı, kullanımın davacı markasının tescilli olduğu 06 ve 40 ıncı sınıflarda olduğu, davalının davacıdan alınan yahut davacının izni ile piyasaya sunulan orijinal ürünleri ticarete konu ettiğine dair delil sunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin "Cupral" üretmediğini, bu ürünün mal stoklarında yer almadığını, 556 sayılı KHK uyarınca malın Türkiye'de piyasaya sunulduğunu ve müvekkilin bu marka ile ilgili markayı değiştirme veua kötüye kullanma yönünde bir eylemi olmadığını, müvekkilinin iç ve dış ticaret yolu ile temin ettiği ürünleri pazarlamadığını, eksik inceleme ile tecavüzün varlığını kabul etmenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, satışa sunulmuş bir ürünü pazarlama iddiasının tecavüz olarak kabulünün ticari teamüllere aykırı olduğunu, istian dilekçesinde belirtilen nedenler de dikkate alınarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava marka hakkına tecavüzün durdurulması, engellenmesi ve maddi tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.