9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/7199 E. , 2023/7982 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2015 tarihli ve 2014/44 Esas, 2015/16 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ...'ın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.12.2018 tarihli ve 14-2015/248165 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdure ve katılanların ifadelerinin çelişkili olduğuna, olay örgüsünün hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; ''Ssç ...'ün, mağdur ...'in, halasının oğlu olduğu olay günü mağdur ...'ün babası ...'in rahatsızlığı nedeniyle bulunduğu hastaneden taburcu olması üzerine geçmiş olsun ziyareti için Ssç ...'ın anne ve babası ... ... ve ... ile birlikte mağdur ...'ün ikamet ettiği müşteki ...'nin evine geldikleri, evde müşteki ... ve ...'ün annesi, kardeşleri ... ... ve eşi ... ...'in de bulunduğu, Müşteki ..., Ssç'nin babası ... ... ve müşteki ...'nin eniştesi ...'ın evin balkonunda sigara içtikleri, bayanların ise salonda bulundukları bu esnada, mutfakta Ssç ... ve küçük kardeşi ... ile birlikte bulunan mağdur ...'ün birden çığlık attığı, hemen mağdurun çığlığı üzerine annesi müşteki ... ve Ssç'nin annesi ...'ın koşarak mutfağa geldikleri, mağdura ne olduğunu sorduklarında, Ssç ...'ın cinsel organını ağzına soktuğunu söylediği, bunu söylerken kusar gibi olduğu, olay yerine gelen mağdurun babası ...'nin mağdura ne olduğunu anlamak için kızını bir odaya götürüp sorduğu, mağdurun burada da babası ...'ye aynı şekilde cevap verdiği, evde yaşanan bu olay sonrası misafirlerin evi terk ettiği, yaşanan bu olayın adliyeye yansımaması konusunda ailenin müştekilere telkinlerde bulundukları, müştekilerinde bu telkinlerin ve olayın vahametinin etkisiyle ilk soruşturmada verdikleri ifadelerinde mağdurun düştüğünü ve çenesinin sanığın dizine değdiğini bu esnada Ssç'nin eşofmanının sıyrılması üzerine yanlış anladığı şekilde beyanda bulundukları, mağduruda bu şekilde ifade vermeye sevk ettikleri, fakat bu olayın taraflar arasında husumete neden olduğu müşteki ...'nin bu olay nedeniyle Ssç'nin anne ve babası ... ... ve ...'ı tehdit ettiği bu nedenle hakkında ölümle tehdit suçundan kamu davası açıldığı, karşı taraf şikayetten vazgeçmesine rağmen atılı suçun şikayete tabi olması nedeniyle yargılamaya devamla müşteki ... hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/75 Esas, 174 Karar sayılı 28/06/2012 tarihli kararı ile neticeten 1860,00 TL adli para cezasına hükmedildiği, taraflar arasındaki husumetin devam etmesi ve müşteki ...'nin tehdit suçundan ceza alması nedeniyle bu kez müştekilerin yeniden ... C.Başsavcılığına başvurarak Ssç hakkında şikayetçi oldukları anlaşılmıştır. Her ne kadar Ssç savunmasında üzerine atılı suçlamaya reddederek, oyun oynarlarken mağdurun düştüğünü düşerken üzerindeki eşofmanın sıyrıldığını ancak iç çamaşırının olması nedeniyle cinsel organının görülmediğini ve iddia edildiği gibi cinsel organını mağdurun ağzına sokmadığı beyan etmişse de, suça konu olayın yaşanmasından sonraki gelişmeler, yaşı küçük mağdurun olaydan sonraki davranışları ve oluşa uygun beyanı, gerek Adana Ekrem ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimliğinin 27/08/2012 tarihli raporu ve gerekse İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından düzenlenen 18/09/2013 tarihli rapor içeriğine göre maruz kaldığı cinsel istismar eylemi nedeniyle mağdurun ruh sağlının bozulduğunu bildirmesi karşısında sanık savunmalarına itibar edilmemiştir. Olayda dinlenen tanıkların olayın oluşu ve rapor aksine beyanda bulundukları görülmekte ise de, olayın mahiyeti ve her iki tarafla akraba olmaları karşısında olayın duyulmamasına yönelik çabaları değerlendirilerek, mağdur ve müşteki beyanları ile adli rapor içerikleri karşısında ifadelerine itibar edilmeyerek'' şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Mağdure ve katılanların çelişkili beyanları, taraflar arasında adli mercilere de intikal etmiş bir husumet bulunup bu husumet sonrası şikayette bulunulduğu hususu ve tüm dosya içeriği nazara alındığında suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2015 tarihli ve 2014/44 Esas, 2015/16 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.