Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/5348
Karar No
K. 2023/1905
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/5348 E.  ,  2023/1905 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2020/5348
Karar No: 2023/1905
DAVACI: …
VEKİLİ: Av. …
DAVALILAR: 1- … Bakanlığı -
VEKİLİ: …, Hukuk Müşaviri

2.… Valiliği

VEKİLİ: Av. …
DAVANIN KONUSU:

1.Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün .. tarih, … sayılı "6306 sayılı Kanun gereği riskli yapı belirtilmesi tesisi" kararının ve riskli yapı tespitine dayanak tüm idari işlemlerin iptali istenilmektedir.

2.28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 5. ve 6. fıkralarının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI :

Muğla İli, Bodrum İlçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parseldeki taşınmazın riskli yapı olarak tespit edildiği, söz konusu taşınmazda kiracı olarak ticari işletmecilik yaptığı, uyuşmazlık konusu yapının ekonomik ömrünü tamamladığı, ağır hasarlı veya yıkılma riski taşıdığı hususlarının ilmi ve teknik verilere dayanarak tespit edilmesinin gerektiği, oysaki bu hususların tespiti için taşınmazın incelenmediği, davaya konu taşınmazın şiddetli bir depremde dahi hasar görmediği, tamamen sağlam ve bakımlı bir bina olduğu iddia edilerek, konusunda uzman kişilerce yerinde herhangi bir inceleme yapılmaksızın, binadan ilmi ve teknik incelemeyi sağlayacak örnek ve numuneler toplanmadan riskli yapı kararı verilmesinin yasaya ve hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesinin 5. fıkrasında, şahsi hak sahiplerine riskli yapı tespit kararının tebliğ edileceği belirtilmiş ise de, aynı maddenin 6. fıkrasında itiraz hakkı yalnızca "malik" veya "kanuni temsilcilere" tanındığı, bu durumun idarenin faaliyetinin hukuka uygunluk denetimini sınırlandırdığı, yapı maliki tarafından riskli yapı kararına itiraz edilmemesi halinde, hukuka aykırı tespit işleminin geçerlilik kazanacağı, yapı malikinin de rızasıyla evrak üzerinden tespit işlemi gerçekleştirileceği, riskli yapı tespit işlemine dayanarak tüm gerekleri yerine getiren kiracıların tahliyesine sebebiyet verileceği, can ve mal kayıplarının artacağı belirtilerek, anılan Yönetmeliğin 7. maddesinin 5. ve 6. fıkralarının iptali gerektiği ileri sürülmüştür. DAVALILARIN SAVUNMASI :

Davalı Bakanlık tarafından; dava konusu taşınmazın maliki … talebi üzerine, taşınmaz hakkında riskli yapı kararı tesis edildiği, riskli yapı tespitine ilişkin iş ve işlemler 6306 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatta öngörülen şekilde ve mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiği, eksik inceleme söz konusu olmadığı, diğer taraftan 6306 sayılı Kanun kapsamında tek bir malikin talebine istinaden yapılan riskli yapı tespitine karşı, diğer yapı maliklerinin itiraz etme hakkının olduğu, dava konusu işlemde itiraz talebinde bulunan davacının söz konusu yapıda malik olmadığı, anılan Kanun kapsamında riskli yapı kararına karşı itiraz etmesinin mümkün olmadığı, anılan Kanun'un 3. maddesine göre Bakanlıkça veya İdarece yaptırılan riskli yapı tespitlerine karşı maliklerce veya kanuni temsilcilerince itiraz edilebileceğinin hüküm altına alındığı, dava konusu Yönetmelik maddelerinin de bu doğrultuda hükümler içerdiği, dayanak Kanuna bir aykırılığının söz konusu olmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur. Davalı Valilik tarafından; dava konusu riskli yapı kararının usul ve hukuka uygun tesis edildiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Davanın ise süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI … DÜŞÜNCESİ :

Muğla İli, Bodrum İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan, davacının kiracı olarak ticari faaliyette bulunduğu yapı hakkında, 6306 sayılı Kanun gereğince Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … günlü, … sayılı kararıyla alınan riskli yapı tespit işlemi ve riskli yapı tespitine dayanak tüm idari işlemler ile Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 5. ve 6. fıkralarının iptali istemiyle açılan davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki Danıştay Ondördüncü Dairesinin 06/03/2019 günlü, E:2019/830, K:2019/1617 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/12/2019 günlü, E:2019/1375, K:2019/6317 sayılı kararıyla bozulduğu anlaşıldığından, bozma kararı uyarınca işin esası incelendi:

Davacı tarafından, Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … günlü, … sayılı kararıyla alınan riskli yapı tespit işlemi ile birlikte riskli yapı tespitine dayanak tüm idari işlemlerin de iptali istenilmişse de, anılan işlemlerin açıkça belirtilmemiş olması nedeniyle, inceleme … günlü, … sayılı işleme yönelik olarak yapılmıştır. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde; kanunun amacının afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olduğu belirtilmiş;

2.maddesinde, Riskli yapı; "Riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapı" olarak tanımlanmış;

3.maddesinde; '' Riskli yapıların tespiti, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç Bakanlığa veya İdareye bildirilir. Bakanlık, riskli yapıların tespitini süre vererek maliklerden veya kanuni temsilcilerinden isteyebilir. Verilen süre içinde yaptırılmadığı takdirde, tespitler Bakanlıkça veya İdarece yapılır veya yaptırılır. Bakanlık, belirlediği alanlardaki riskli yapıların tespitini süre vererek İdareden de isteyebilir. Bakanlıkça veya İdarece yaptırılan riskli yapı tespitlerine karşı maliklerce veya kanuni temsilcilerince onbeş gün içinde itiraz edilebilir. Bu itirazlar, Bakanlığın talebi üzerine üniversitelerce, ilgili meslek disiplini öğretim üyeleri arasından görevlendirilecek dört ve Bakanlıkça, Bakanlıkta görevli üç kişinin iştiraki ile teşkil edilen teknik heyetler tarafından incelenip karara bağlanır.'';

5.maddesinin 3. fıkrasında ise, ''Uygulamaya başlanmadan önce, riskli yapıların yıktırılması için, bu yapıların maliklerine altmış günden az olmamak üzere süre verilir. Bu süre içinde yapı, malik tarafından yıktırılmadığı takdirde, yapının idari makamlarca yıktırılacağı belirtilerek ve tekrar süre verilerek tebligatta bulunulur. Verilen bu süre içinde de maliklerince yıktırma yoluna gidilmediği takdirde, bu yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ve yıktırma işlemleri, yıktırma masrafı ile gereken diğer yardım ve krediler öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere, mahallî idarelerin de iştiraki ile mülki amirler tarafından yapılır veya yaptırılır.'' hükümlerine yer verilmiştir. 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin iptali istenen 7. maddesinin 5. fıkrasında, İlgili tapu müdürlüğünce, tapu kütüğüne işlenen belirtmelerin, riskli yapı tespitine karşı tebligat tarihinden itibaren onbeş gün içinde riskli yapının bulunduğu yerdeki Müdürlüğe itiraz edilebileceği, aksi takdirde İdarece verilecek süre içinde riskli yapının yıktırılması gerektiği de belirtilmek suretiyle, aynî ve şahsî hak sahiplerine tebliğ edileceği ve yapılan bu tebligatın Müdürlüğe bildirileceği, 6. fıkrasında(işlem tarihindeki şekliyle); riskli yapı tespitine karşı malikler veya kanunî temsilcilerince on beş gün içinde riskli yapının bulunduğu yerdeki Müdürlüğe verilecek bir dilekçe ile itiraz edilebileceği, 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde ise; ''Altmış günden az olmamak üzere süre verilerek riskli yapıların yıktırılması yapı maliklerinden istenilir.'' hükümlerine yer verilmiştir. 6306 sayılı Yasanın afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemeler yapılabilmesi amacıyla çıkarıldığı ve yasanın yukarıda yer verilen hükümleri ile riskli yapı tespitlerine karşı itiraz hakkının malikler veya kanuni temsilcilerine tanınmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda, riskli yapı tespitine yönelik tebligatın ayni ve şahsi hak sahiplerine yapılacağı, tespite karşı malikler veya kanuni temsilciler tarafından itiraz edilebileceği yolundaki dava konusu yönetmelik hükümlerinde dayanağı yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Dava konusu Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … günlü, … sayılı kararıyla alınan riskli yapı tespit işlemine gelince;

Dosyanın incelenmesinden; Muğla İli, Bodrum İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda davacının kiracı olarak ticari faaliyette bulunduğu, taşınmaz maliki tarafından noter aracılığı ile gönderilen 11/12/2018 tarihli ihtarname ile tapu müdürlüğünün 19/11/2018 tarihli yazısında taşınmazın 6306 sayılı Kanun uyarınca riskli yapı olarak tespit edilmesinden dolayı 60 gün içinde yıktırılması gerektiğinin bildirildiğinden bahisle, taşınmazın tahliye edilmesi gerektiğinin davacıya bildirilmesi üzerine, bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, dosyadaki belgelerden, davanın devamı sırasında Bodrum Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü yıkım şefliği biriminin 09/05/2019 tarihli kontrolünde uyuşmazlığa konu yapının yapı maliki tarafından yıkıldığının saptandığı anlaşılmıştır. Bu durumda, bu aşamada, riskli yapı tespitine yönelik olarak kiracı sıfatıyla dava açan davacının iddialarının hukuken incelenemeyeceği, dolayısıyla, dava konusu işlemin iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince; davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki Danıştay Ondördüncü Dairesi'nin 06/03/2019 tarih ve E:2019/830, K:2019/1617 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 09/12/2019 tarih ve E:2019/1375, K:2019/6317 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak ve 29/10/2021 günlü, 31643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi uyarınca, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığı "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiğinden, husumetin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yöneltilmesine karar verilerek, dava dilekçesi ve savunma 2577 sayılı Kanun'un 14/6. maddesi uyarınca incelenerek, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY:

Muğla İli, Bodrum İlçesi, …, … ada, … sayılı parselde bulunan ve davacının kiracı olarak ticari işletmecilik yaptığı taşınmaz hakkında, 6306 sayılı Kanun gereğince Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih, … sayılı kararıyla alınan riskli yapı tespit işlemi ve riskli yapı tespitine dayanak tüm idari işlemler ile 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 5. ve 6. fıkralarının iptali istemiyle, bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 31/05/2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 6. maddesinin 9. fıkrasında; "Bu Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 06/01/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açılabilir." düzenlemesi yer almıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında; dava açma süresinin özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, yine aynı maddenin 4. fıkrasında; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; ancak, bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği, 8. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında; sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı, tatil günlerinin sürelere dahil olduğu, sürenin son günü tatil gününe rastlaması halinde, sürenin tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacağı, 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde; dava dilekçelerinin ilk inceleme esnasında süre aşımı yönünden inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; yasal süresi içerisinde açılmayan davaların reddine karar verileceği ve 14. maddesinin 6. fıkrasında ise;

14.maddedeki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmü uygulanabileceği, hükme bağlanmıştır.

Anılan hükümlerin incelenmesinden; bir düzenleyici işleme karşı ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği gibi, söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bir uygulama işleminin varlığı hâlinde, işlemin tebliğinden itibaren uygulama işleminin dava açma süresi içinde birel veya düzenleyici işleme yahut her ikisine birden dava açılabileceği anlaşılmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; dava konusu taşınmaz hakkında tesis edilen Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih, … sayılı riskli yapı kararının, taşınmazın maliki … tarafından, davacıya gönderilen Bodrum 8. Noterliği'nin … tarihli, … yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 13/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, bu işleme karşı davacı tarafından açılan …. İdare Mahkemesi'nin E: … esasında kayıtlı davada, işlemin öğrenme tarihinin 13/12/2018 olduğunun açıkça belirtildiği, görülmekte olan davanın ise 27/02/2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Bu durumda; yukarıda da belirtildiği gibi 6306 sayılı Kanun gereğince tesis edilen işlemlere karşı dava açma süresinin otuz gün olduğu ve uygulama işlemine dayanak düzenleyici işlemlere karşı da uygulama işleminin dava açma süresi içerisinde dava açılması gerektiğinden, riskli yapı kararından 13/12/2018 tarihinde haberdar olan davacının, riskli yapı kararına ve dayanak düzenleyici işleme karşı dava açma süresinin en son günü olan 12/01/2019 gününün hafta sonu tatiline denk gelmesi nedeniyle 14/01/2019 tarihine kadar dava açması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 27/02/2019 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,

3.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,

5.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,

6.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 23/02/2023 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE DANISTAYKARAR IDARI İdare Hukuku 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunu 1617 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 09/12/2019 tarih ve E:2019/1375, K:2019/6317 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak ve 29/10/2021 günlü, 31643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi uyarınca, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığı "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiğinden, husumetin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yöneltilmesine karar verilerek, dava dilekçesi ve savunma 2577 sayılı Kanunu 6306 sayılı Kanun gereğince Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih, … sayılı kararıyla alınan riskli yapı tespit işlemi ve riskli yapı tespitine dayanak tüm idari işlemler ile 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunu 6306 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatta öngörülen şekilde ve mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiği, eksik inceleme söz konusu olmadığı, diğer taraftan 6306 sayılı Kanun kapsamında tek bir malikin talebine istinaden yapılan riskli yapı tespitine karşı, diğer yapı maliklerinin itiraz etme hakkının olduğu, dava konusu işlemde itiraz talebinde bulunan davacının söz konusu yapıda malik olmadığı, anılan Kanun kapsamında riskli yapı kararına karşı itiraz etmesinin mümkün olmadığı, anılan Kanunu 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 6306 sayılı Kanun gereğince Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … günlü, … sayılı kararıyla alınan riskli yapı tespit işlemi ve riskli yapı tespitine dayanak tüm idari işlemler ile Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunu 6306 sayılı Kanun 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunu K6306 md.6 K2577 md.7 K6306 md.3 K1617 md.1 K6306 md.7 K6306 md.1 K2577 md.14/6 K28498 md.7
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog