8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2014/17696 E. , 2014/19708 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ardeşen(Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/07/2008
NUMARASI : 2006/221-2008/175
Hazine ile S.. K.. ve müşterekleri, dahili davalılar A.. M.. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 07.07.2008 gün ve 221/175 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan K.. G.. vekili ve davacı Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine vekili, 1602 nolu parselin kısmen ya da tamamen 3621 sayılı Kıyı Kanunu hükümleri uyarınca kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını, bu gibi yerlerin özel mülkiyete konu edilemeyeceğini açıklayarak davalılar adına olan tapu kaydının iptaline ve kütükten terkinine, üzerindeki yapıların da yıkımına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar C.. S.., K.. G.. ve A.. M.. nizalı taşınmazın kıyı kapsamında kalmadığını, kıyı kenar çizgisinin kesinleşmediğini, kesinleşmeyen bu olguya dayanarak dava açılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 05.10.2007 tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile işaretli 55.94 m2'lik bölümün tapu kaydının iptaline ve tapudan terkinine, diğer istemlerin reddine, toplam 1.752,20 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 50,50 TL'sının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 14,00 TL maktu karar ve ilam harcının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak Hazineye irad kaydına karar verilmiştir. Hüküm, davacı Hazine temsilcisi ve davalı K.. G.. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 1602 parsel sayılı taşınmaz, kadastro çalışmaları sırasında senetsizden, yığma dükkan niteliğiyle 57,60 m2 yüzölçümlü olarak 30.11.1992 tarihinde verasette iştirakli olarak H.. S.., C.. S.., F.. S.., A.. S.. ve K.. G.. adlarına tespit edilmiş 28.01.1998 tarihinde kesinleşen tutanağa istinaden tapu kaydı oluşmuştur. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; bu karara katılma olanağı bulunmamaktadır. Gerek jeoloji yüksek mühendisleri A..V.. ile H.. E.. ve İnşaat Yüksek mühendisi F.. L.. Ç..’ndan oluşan Bilirkişi Kurulu'nun 22.11.2007 tarihli raporunda, gerekse Harita Kadastro mühendisi tarafından düzenlenen raporda dava konusu taşınmazın durumu idare tarafından daha evvel belirlenen kıyı kenar çizgisi ile keşfen Jeolog bilirkişiler tarafından belirlenen kıyı kenar çizgisine göre ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Buna göre her iki kıyı kenar çizgisi esas alındığında da taşınmazın eki olan krokide B harfi ile işaretli 1,66 m2 lik bölümü kıyı kenar çizgisinin önünde (kıyı üzerinde), A harfi ile gösterilen 55.94 m2'lik bölümünün ise kıyı kenar çizgisi dışında kaldığı belirtilmiştir. Gerekçeli kararın 2. sayfasında da bu belirlemeler yer almış, mahkeme kabulüne esas oluşturmuştur. Ne var ki hükmün 2. bendinde A harfi ile gösterilen 55.94 m2 yüzölçümlü bölümün kıyıda kaldığı kabul edilerek bu bölüm yönünden tapu kaydının iptaline sicilden terkinine karar verilmiştir. Bu durumda hüküm ile gerekçe arasında çelişki meydana gelmekte ise de tüm dosya kapsamı uzman bilirkişi rapor ve krokileri ve karar içeriği de nazara alındığında kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan bölümün B harfi gösterilen 1,66 m2'lik alan olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu bölüm bakımından tapu kaydının iptali ile tapu kaydından terkinine karar verilmesi gerekirken, sehven A ile gösterilen bölüm bakımından iptal hükmü kurulmuş olması doğru görülmemiştir. Ayrıca, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa'nın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasa'nın 36. maddesine bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmüne göre kadastro işlemleri sebebiyle açılan davalar nedeniyle yargılama giderlerinden, HMK'nın 323/1 maddesine göre yargılama giderlerinden sayılan harçtan ve avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulamayacağı açıktır. Mahkemece hüküm kurulurken bu hususların gözetilmemiş olması da usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle davacı Hazine temsilcisi ile davalı K.. G.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'un 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.