Esas No
E. 2024/2
Karar No
K. 2024/2
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
ANKARA BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI

20. Hukuk Dairesi

E. 2024/2 K. 2024/2 T.
Karar Sonucu KALDIRILMASINA
Resmî Atıf ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/2, K. 2024/2, T. 26.01.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2
Karar No
2024/2
Karar Tarihi
26.01.2024
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2024/2 - 2024/124

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 26/09/2023

NUMARASI : 2023/529 E. - 2023/963 K.

DAVACI

GEREKÇE

Dava, zorunlu taşıyıcı mali mesuliyet sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davalı vekilinin süresinde bulunduğu zamanaşımı def'inin kabulüne ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar erilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İlk derece mahkemesince de karar yerinde belirtildiği gibi sigorta tazminatını ödeyen sigortacının zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı davalarda zamanaşımı süresi, sigorta ettirenin aynı şahıs aleyhinde açabileceği davanın zamanaşımına tabidir. Diğer bir deyişle somut uyuşmazlıkta da 6102 sayılı TTK 1472. maddesi gereğince yasal halefiyet hakkına sahip olan davacının, selefi bulunduğu kişinin davayı hangi zamanaşımı süresi içinde açması gerekiyorsa o süre içinde açması gereklidir. Yine 6102 sayılı TTK 855/3. maddesi ise, taşıyıcının bir diğer taşıyıcıya rücu etmesi ile ilgilidir. Mahkemece bu bilgilerden hareketle somut uyuşmazlıktaki gibi sigorta şirketinin açtığı rücu davasında, 6102 sayılı TTK 855/3. maddesi hükmünün uygulanamayacağı sonucuna varılmıştır.

Oysa dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, somut uyuşmazlıkta dava dışı ... A.Ş. tarafından, ...

San. A.Ş.'ne satılan emtianın, ... Loj. Ltd. Şti.'nin asıl, Akıntürk Ltd. Şti.'nin ara, davalı ...'in son taşıyıcısı olduğu taşıma sırasında meydana gelen kaza sonucunda hasara uğradığı, hasar bedelinin davacı zorunlu taşıyıcı mali mesuliyet sigortacısı tarafından, sigorta ettireni olan asıl taşıyan ... Loj. Ltd. Şti.'ne ödendiği, bu ödemeden kaynaklanan yasal halefiyet hakkına dayanarak da işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla olay örgüsü bu şekilde gerçekleşen somut uyuşmazlıkta da dava, davacının selefi bulunduğu dava dışı sigorta ettiren asıl taşıyıcı ... Loj. Ltd. Şti.'nin, davalı son (fiili) taşıyıcı aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabidir. O halde mahkemece yukarıda varılan sonucun aksine, somut uyuşmazlıktaki zamanaşımı süresinin de 6102 sayılı TTK 855/3. maddesi hükmünün nazara alınarak tespit edilmesi gereklidir. 6102 sayılı TTK 855/3. maddesi hükmü uyarınca "Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar".

İlk derece mahkemesi tarafından ise somut olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresinin yanlış Yasa maddesine göre incelenmesi nedeniyle, davanın 6102 sayılı TTK 855/3. maddesi hükmü uyarınca zamanaşımına uğramış olup olmadığının tespitine imkan tanıyacak bilgi ve belgeler dosya kapsamına kazandırılmamıştır.

Bu durum karşısında mahkemece, davanın 6102 sayılı TTK 855/3. maddesi hükmü uyarınca zamanaşımına uğramış olup olmadığının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu gerekliliğe uyulmaması, 6100 sayılı HMK’nın 7251 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 353/1-a-6. maddesi uyarınca "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halini oluşturur.

Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizce davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/09/2023 gün ve 2023/529 Esas - 2023/963 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2.Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,

3.Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4.Davacı tarafça istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,

5.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6.İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,

7.Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/01/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog