Esas No
E. 2021/28133
Karar No
K. 2023/8133
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/28133 E.  ,  2023/8133 K.

"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2018/714 E., 2020/197 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bozma sonrası İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2018/714 Esas, 2020/197 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirliğine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık ... müdafinin temyizi; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine,

2.Sanık ...'ın temyizi; uzlaştırma hükümlerinin uygulanmadığına,

3.Sanık ...'in temyizi; atılı suçu işlemediğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Katılan ...'in...plaka sayılı aracı 11.12.2011 tarihinde ... ilçesindeki oto pazarına satmak için götürdüğünü, burada temyiz dışı sanıklar ... ve sanık ... ile aracın 13.000,00 TL'ye satımı konusunda anlaştıklarını, bu anlaşma uyarınca katılanın, ... ve ...'ın belirtmiş oldukları ...'daki ...Otomotive gittiğini, bu iş yerine gittiğinde sanıklar ..., ... ve ...'nin kendisini karşıladığını ve pazarlık konusuna katıldıklarını, katılan ile sanıklar ... ve ...'ın ...

10.Noterliğine aracın devri ile ilgili gittiklerini, burada katılana ait araç 12.12.2011 tarih 19472 yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile sanıklardan ... adına satışının yapılıdığı noterlik işleminden sonra orada bulunan sanıklar ... ve ...'ın satış sözleşmesindeki 13.000,00 TL bedeli ertesi günü vereceklerini belirtip katılandan banka hesap numarası istediklerini, katılanın ertesi günü hesabına baktığında paranın yatmadığını gördüğünü, sanıklarla birlikte görüştüğü ...Otomotiv isimli ... ilçesindeki iş yerine giden katılanın iş yerinin kapalı olduğunu gördüğünü, bu şekilde sanıkların atılı suçu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2.Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.

3.Mahkemesince sanıklar hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE

1.Sanıkların savunması, katılanın beyanı, katılanın sanıkları kesin ve net bir şekilde teşhis etmesi ile dosyadaki tüm deliller değerlendirildiğinde atılı suçun sanıklar tarafından işlenmediğine dair temyiz sebepleri yerinde olmadığından mahkeme hükmünde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii, sanık ... ve sanık ...'in yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3.İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2018/714 Esas, 2020/197 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;

a)Sanık ... hakkında bozma öncesinde kurulan hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma öncesi hükümde sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmamasına rağmen bozma sonra kurulan hükümde, tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılarak sanığın kazanılmış hakkının ihlal edilmesi,

b)5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrası ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38 inci maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanıklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2018/714 Esas, 2020/197 Karar sayılı kararı sayılı kararında sanık ... müdafii, sanık ... ve sanık ...'in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, sanık ... hakkındaki hükme "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hakkı gözetilerek sanığa tekerrüre ilişkin hükmün uygulanmasına yer olmadığına yazılmak suretiyle ayrıca hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin bölümün çıkarılarak yerine "Bozma öncesi yargılama giderleri ile bozma kararı sonrası yapılan uzlaştırmacı giderinin sanıklardan tahsiline," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog