Esas No
E. 2013/12817
Karar No
K. 2014/14718
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2013/12817 E.  ,  2014/14718 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Malatya 2. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 16/01/2013

NUMARASI : 2011/361-2013/18

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz edenler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Davacı üçüncü kişi vekili, Malatya 7. İcra Müdürlüğü’nün 2010/5342 sayılı Takip dosyasında yapılan 23.06.2011 günlü hacze konu menkullerin kendisine ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı alacaklı vekili, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğünü, diğer yandan hacizli eşyalara ilişkin borçlu ile aralarında yapılan satış işlemlerinin İİK’nun 278, 280. maddeleri uyarınca geçerli olmadığını belirterek iptaline karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece toplanan delillere göre: davacı üçüncü kişi ve borçlu şirketler arasında ortaklık yapısı itibarı ile organik bağ bulunduğu, vergi ile ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmesinin üçüncü kişi ve borçlu arasında yapılan satışı gerçek ve geçerli kılmayacağı, ticari defterlerde satış ile ilgili kayıtların yer aldığı, ancak kapanış tasdikleri bulunmadığından bunların sahibi lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, borcun doğumundan sonra üç adet araç ile birlikte 12 adet demirbaşın üçüncü kişiye devredilmesinin alacaklısına zarar verme kastı ile yapıldığının kabulü gerektiği gerekçesi ile davanın karar verilmiş; hüküm, vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” ve alacaklının İİK’nun 97/17. maddesi uyarınca karşı dava olarak açtığı “tasarrufun iptali” davası niteliğindedir.

1.Tasarrufun iptali davasının konusu İİK’nun 280. maddesinde: “malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler” olarak tanımlandığından bu davalarda takip borçlusu yasal hasım konumundadır. Bu nedenle davalı olarak gösterilmese de karşı dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini gösterir uyarılı davetiye ile duruşmaya davet edilip savunmasını yapma delillerini sunabilme olanağının kendisine tanınması, bundan sonra toplanacak delillere göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.

Somut olayda alacaklının açtığı dava dilekçesinde borçlu adına yer verilmiş, Mahkeme ise tasarrufun iptali dava dilekçesi borçlulara tebliğ edilmeden ve kendilerine davayı takip etme olanağı sağlanmadan yargılamaya devamla hüküm kurulmuştur. Bu durum da savunma ve adil yargılanma haklarını ihlal eden bir sonuç yaratmıştır ve hatalıdır.

2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekili ile davalı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine

11.07.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.