Esas No
E. 2014/18939
Karar No
K. 2014/16202
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2014/18939 E.  ,  2014/16202 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bolu İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 13/06/2014

NUMARASI : 2014/301-2014/287

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R

Alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamlı takip başlatılmış olup, borçlu vekili, İcra Mahkemesi'ne başvurusunda icra emrinin, vekil olduğu halde asile çıkarıldığını, borçlu asile gönderilen icra emri ve tebliği işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, ilamda borçlunun vekili olduğu halde icra emrinin vekile değil, asile tebliğ edildiği gerekçesiyle, icra emrinin iptaline karar verilmesi üzerine; hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

HMK 73, 81, 82, 83 Avukatlık Kanunu'nun 41., Tebligat Kanunu'nun 11. maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde vekile tebligat zorunludur. Ne var ki vekile tebliğ zorunluluğunun bulunması asile tebligat yapılması lüzumunu ortadan kaldırmaz. Şöyle ki, 2004 sayılı İcra-İflas Kanunu'nun 76. maddesinde mal beyanında bulunmamak suçu, 338. maddesinde düzenlenen hakikate muhalif beyanda bulunma suçu gibi icra-iflas suçlarında borçlunun cezalandırılabilmesi için icra emrinin borçlunun vekiline değil, kendisine tebliğ edilmiş olması gerekir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. baskı, cilt 2, sh:

1280.Cezaların şahsiliği kuralı gereğince borçlu asilin cezai yönden sorumlu tutulabilmesi için icra emrinin borçlu asile tebliği zorunludur. Şikayete konu Bolu 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/4516 Esas sayılı takip dosyasında takip dayanağı ilamda borçlunun vekili olduğu, takip talebinde ve icra emrinde vekilin adının yazıldığı, icra emrinin borçluya 02.06.2014 tarihinde, borçlu vekiline ise 10.06.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.