8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2014/8263 E. , 2014/14505 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Maddi, manevi tazminat, katkı payı alacağı, katılma alacağı
... ile ... aralarındaki maddi, manevi tazminat, katkı payı alacağı ve katılma alacağı davasının reddine dair ...
1.Aile Mahkemesi'nden verilen 05.11.2013 gün ve 971/823 ... hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.07.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı ... bizzat ve vekili Av. ... geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili, tarafların 1979 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde edinilen 7109 ada 5 parselin alınmasına kişisel malı niteliğindeki 1 adet beşibiryerde, 5 adet altın bilezik ile yufkacıda, tarla ve bağlarda amelelik yapmak suretiyle elde ettiği gelirlerle katkıda bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin boşanma nedeniyle maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü, boşanma davasında maddi-manevi tazminat istenilmediğini açıklayarak, 15.000 TL manevi tazminat ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 35.000 TL. maddi tazminatın boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiş, açıklama dilekçesinde, 15.000 TL maddi tazminat, 20.000 TL'nın katkı payı alacağı olarak göz önünde tutulmasını istemiş, harcını yatırdığı 04.11.2013 tarihli ıslah dilekçesinde tasfiye alacağını 33.922 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın yersiz açıldığını, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının taşınmazın alınmasına katkı yapmadığını, ziynet eşyalarının müşterek borçların ödenmesi için harcandığını, davacının amele olarak çalışmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, TMK'nun 174. maddesinden kaynaklanan maddi ve maddi tazminat talebinin tarafların boşanmada eşit kusurlu olması nedeniyle, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak talebinin kanıtlanamaması nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 1979 yılında evlenmişler, 14.04.2005 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 04.12.2006 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Evlenme tarihinden 4721 ... TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihi kadar TMK'nun 202. maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/2. maddesine göre boşanma davasının açıldığı 14.04.2005 tarihi itibariyle sona ermiştir.
Uyuşmazlık konusu 7109 ada 5 parselin öncesi 1628 ada 6 parsel olup 27.05.1986 tarihinde satış yoluyla davalı ... adına tescil edilmiş, 03.11.1993 tarihinde imar uygulamasıyla yeni parsel numarası almıştır.
Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, taraflar arasındaki boşanma davasında her iki tarafın eşit oranda kusurlu olduğu kesinleşmiş mahkeme hükmü ile belirlendiğine ve mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin TMK'nun 174. maddesinden kaynaklanan maddi-manevi tazminata ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu bölümünün açıklanan nedenlerle ONANMASINA,
Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına uygun olmadığı gibi, yapılan araştırma ve inceleme de karar vermeye yeterli değildir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmaz 1986 yılında satış yoluyla davalı adına tescil edildiği, satın alındığı sırada üzerindeki tek katlı evin üzerine kat ilavesi yapıldığı, davacının gerek taşınmazın alınmasına gerekse üzerindeki yapının inşasına, ziynet eşyalarını bozdurmak, yufkacıda, tarla ve bağlarda yevmiyeli işçi olarak çalışmak suretiyle elde ettiği gelirlerle katkıda bulunduğu, yine davalının 2002-2005 yılları arasında internet cafe işletmek suretiyle elde ettiği gelirler üzerinde, edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklı olarak TMK'nun 219. maddesi uyarınca davacının katılma alacağına sahip olduğu anlaşılmaktadır.
O halde; mahkemece davacının gerek ziynet eşyaları ile gerekse çalışmalarından elde ettiği gelirlerle taşınmazın alınmasına ve üzerindeki binanın yapılmasına yaptığı katkının usulüne uygun olarak tespit edilmesi, taşınmazın edinildiği tarih ve binanın üst katının yapıldığı tarihe kadar olan tarafların gelirlerinin belirlenmesi, taşınmazın edinildiği tarihteki toplam gelirinden tarafların sosyal statüleri ile konumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamaları ile davalı kocanın 743 ... TKM’nin 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar çıktıktan sonra tarafların ayrı ayrı yapabilecekleri tasarruf miktarının ne olacağının, bu şekilde toplam tasarruf miktarı karşısında davacının katkı oranının belirlenmeye çalışılması, davacının katkı oranının belirlenmesi halinde bulunan bu oranın taşınmazın dava tarihindeki değeri ile çarpılarak katkı payı alacağının tespit edilmesi, bu konuda gerekirse uzman bilirkişilerden rapor alınması, toplanan ve toplanacak delillere göre tarafların gelirleri tespit edilemediği taktirde; hakkaniyet ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi ve 6098 ...
TBK'nun 50. ve 51. maddelerinin kapsamları gözetilerek dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden belirlenecek tazminat niteliğinde bir miktar paranın katkı payı alacağı olarak hüküm altına alınması, davalının internet cafe işletmekten dolayı edinilmiş mallara katılma rejimi dönemindeki gelirinin belirlenmesi halinde davacının yasal mal rejiminden kaynaklanan katılma alacağı bulunduğunun göz önünde tutulması, ondan sonra tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün mal rejimin tasfiyesine ilişkin bölümünün 6100 ... HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 ... HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.100,00 TL. Avukatlık Ücreti'nin davalı taraftan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine, taraflarca HUMK'nun 388/4.(HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.