Esas No
E. 2022/5998
Karar No
K. 2023/6053
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2022/5998 E.  ,  2023/6053 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların birlikte Antalya ili, Manavgat ilçesi, 1097 ada 6 parsel sayılı taşınmazı 1/2'şer paylı olarak satın aldıklarını, taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, müvekkilinin ve davalının 1978 yılında 3'er katlı bina inşa ettiklerini, davacının yaklaşık 5 yıl kadar önce davalıdan 20.000,00 TL borç aldığını, karşılığında senet verdiğini, davacı borcunu ödemek istemiş ise de davalının sürekli olarak alacağına faiz ekleyerek 60.000,00 TL istediğini, taraflarca dava konusu taşınmaz üzerindeki bağımsız bölümlerin kirasının borç ödeninceye kadar davalı tarafından tahsil edilmesi husunda anlaşmaya varıldığını, davalının halen kira bedellerini tahsil ettiğini, davacıya ait daireleri teslim etmediğini iddia ederek 1097 ada 6 parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 katın mülkiyetinin davacı adına tespit ve tescilini istemiş, 08.01.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu taşınmazdaki 3 katın mülkiyetinin davacı adına tespiti ile tapu kaydının iptali ve tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunmuş, davacının binayı tamamlamadan bıraktığını, binayı kendisinin tamamladığını, davacının borçlarını ödediğini belirterek davanın reddini istemiş, 16.03.2018 tarihli keşifte zapta geçen beyanında ise dava konusu taşınmazı davacı ile birlikte ortak para vererek aldıklarını, davacı haciz tehdidi altında bulunduğundan kendi adına tescil edildiğini, yol kenarındaki 3 katlı binayı kendisinin yaptırdığını, arkadaki binanın kaba inşaatının ise davacı tarafından yaptırıldığını, davacıya 70.000,00 TL verdiğini, davacının tapusunu almış olduğunu, dava konusu taşınmazın tamamına bu şekilde malik olunca binanın ince işlerini tamamladığını, daha sonra davacı tapuyu isteyince 70.000,00 TL ödeme yapması halinde tapuyu vereceğini beyan ettiğini, ancak davacının halen ödeme yapmadığını, dava konusu taşınmazın taraflarca 2.000,00'er TL verilerek dava dışı Hacı Ali Sarı'dan satın alınmış olduğunu beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 10.01.2019 tarihli ve 2016/897 Esas, 2019/7 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 10.01.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.09.2020 tarihli ve 2019/412 Esas, 2020/641 Karar sayılı kararıyla;

istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 03.01.2022 tarih ve 2021/1880 Esas, 2022/35 Karar sayılı ilamında; 1097 ada 6 parsel sayılı taşınmaz tapuda arsa vasfında kayıtlı olmasına rağmen yapılan incelemede üzerinde bitişik nizam 3'er katlı 2 bina bulunduğu, kat mülkiyeti veya kat irtifakı tesis edilmemiş taşınmazda bağımsız bölümlerin arzdan ayrı olarak tapuya tescili mümkün bulunmadığı izah edilmiştir. Ancak davacınn arsayı tarafların birlikte satın aldıklarını iddia ettiği, davalının da 16.08.2018 tarihinde yapılan keşifte dava konusu yeri birlikte ortak para ödeyerek satın aldıklarını kabul ettiği açıklanmıştır. Davalının kabul beyanı dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kabul beyanı dikkate alındığında kabul beyanının yargılamaya son veren taraf işlemi olduğu, kabul beyanının zamanında ve usulüne uygun olarak yapılmış olması sebebiyle dava konusu taşınmazın tapu kaydının 1/2'sinin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili, eksik araştırmaya dayanarak hüküm kurulduğunu, rayiç emlak bedelinin düşük belirlendiğini, hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, davacının hukuki yararı olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

2.Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı Kanun’un 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.

3.Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (6100 sayılı Kanun’un 188 inci maddesi ile 225 nci maddesi v.d) yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli, 2014/14-516 Esas 2015/2838 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.

4.İnanç sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı) 125 inci maddesi hükmü gereğince inanç sözleşmesinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi on yıl olarak kabul edilmektedir.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.