Esas No
E. 2013/19219
Karar No
K. 2014/18767
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2013/19219 E.  ,  2014/18767 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 30/05/2013

NUMARASI : 2012/186-2013/446

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R

Davacı alacaklı vekili, borçlu aleyhine başlatılan takip sırasında alınan talimat gereği Bakırköy 3. İcra Dairesi'nin 2012/1323 Tal. Sayılı dosyasında haciz tatbik edildiğini, haciz mahallinde davalı 3.kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu ve memurlukça İİK'nun 99. maddesi uyarınca kendilerine dava açma külfeti yüklendiğini, borçlu şirket ile 3. kişi şirket arasında organik bağ bulunduğunu iddia ederek, davanın kabulü ile davalı 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı 3.kişi vekili, borçlu şirket ile 3.kişi şirket arasında organik bağ bulunmadığını, haciz adresi ile tebligat adresinin farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; haczin yapıldığı adresin, borçluya çıkartılan tebligat adresinden farklı olduğu, adresin davalı 3. kişinin adresi olduğu, haciz adresinde borçlu şirketin temsilcileri veya ortaklarının bulunmadığı, haciz mahallinde borçluya ait her hangi bir fatura veya belgeye de rastlanılmadığı, bu durumda mülkiyet karinesinin 3.kişi yararına olduğu, aksini kanıt yükünün davacı alacaklı tarafta olduğu, ibraz edilen kayıtlara göre 3.kişi şirketin borçlu şirketin eski çalışanlarınca kurulmuş olmasının tek başına borçlu şirketle 3.kişi şirket arasındaki organik bağ için yeterli kanıt sayılamayacağı, organik bir bağın somut ve inandırıcı kanıtlarla kanıtlanması gerektiği, davacının bildirdiği dosyada bulunan kanıtların tek başına organik bağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmayacağı, bu nedenle borçlu şirket ile istihkak iddia eden 3.kişi şirket arasında organik bağın varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının İİK'nun 99. maddesi uyarınca açtığı “istihkak iddiasının reddi” davası niteliğindedir. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.

Bu sebeple, öncelikle; Davacının dayandığı delillerden olan, dava dosyasına celbi sağlanmayan ve davacı vekilinin beyanına göre İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/1152 Esas sayılı dosyasında bulunduğu bildirilen; borçlu ve 3. kişi şirketlere ait ticaret sicil kayıtları ile bu şirketlerde çalışanları gösteren SGK sicil kayıtlarının dava dosyasına celbi sağlanarak, özellikle SGK sicil kayıtlarındaki bilgiler ile 3. kişi şirket ortaklarının ilişkisi değerlendirilerek 3. kişi ile borçlu arasında alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlemler yapılıp yapılmadığının tartışılması gerekir.

Öte yandan; istihkak iddiasının da ileri sürüldüğü 15.10.2012 tarihli haciz tutanağında, haciz mahallinde yapılan evrak araştırması neticesinde muhasebe bilgisayarı üzerinde yapılan incelemede 02.10.2102 tarihli “cam dosyası ” isimli klasör dosyası içinde, içerik itibariyle borçlu şirket yetkilisi Engin Sonuç'a ait evraklar bulunduğuna ilişkin tespitler yer almakta olup bu hususlar dahil olmak üzere dosyada bulunan tüm deliller birlikte değerlendirilerek 3. kişi ile borçlu arasında alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlemler yapılıp yapılmadığının tartışılıp varılacak bir sonuca göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece belirtilen yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.