Esas No
E. 2014/3148
Karar No
K. 2014/22348
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2014/3148 E.  ,  2014/22348 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 6. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 12/12/2013

NUMARASI : 2013/743-2013/1083

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Takip dayanağı Ankara 17. İş Mahkemesi'nin 2009/1052 Esas, 2013/ 469 Karar sayılı ilamında kıdem tazminatının akdin fesih tarihinden, ücret alacağının 50,00 TL'sinin dava tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Borçlu vekili, İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, takipte kıdem tazminatı ve ücret alacağı için talep edilen % 18 faiz oranı ile bu oran uygulansa dahi işletilen faiz miktarının fahiş olduğu gerekçesiyle takibin iptalini istemiştir.

Mahkemece, borçlunun bildirdiği bankalardan getirtilen faiz oranları doğrultusunda hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre şikayetin kısmen kabulüne, 3.878,31 TL işlemiş faizin iptali ile takip sonrası kıdem ve ücret alacağına işletilecek en yüksek faiz oranının % 8,60 olarak düzeltilmesne karar verilmesi üzerine hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

HGK'nun 20.09.2006 tarih, 2012/594-534 Esas ve Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; kıdem tazminatı için Mahkemece yapılacak iş; tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması, hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır. Somut olayda, borçlu vekili tarafından şikayet dilekçesinde faiz oranlarının uygulanmasını istediği banka adları bildirilmiş, alacaklı tarafa banka adlarını bildirmesi için imkan tanınmamıştır.

Bu durumda Mahkemece, alacaklı tarafa banka isimlerini bildirmesi için usulüne uygun süre verildikten sonra yukarıda bildirilen ilkeler ışığında, her iki tarafın da bildirdiği tüm bankalardan dava, fesih ve ıslah tarihlerine göre ayrı ayrı faiz oranları getirtilerek, bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, sadece borçlunun bildirdiği bankalardan dava, fesih ve ıslah tarihleri de belirtilmeden 0cak 2009 tarihinden takip tarihine kadar birer yıllık faiz oranlarının getirtilmek suretiyle alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik araştırmayla hüküm tesisi isabetsizdir.Öte yandan takip sonrası işleyecek faiz oranları dosyanın infaz tarihine kadar her zaman değişiklik gösterebileceğinden takip sonrası işleyecek faiz oranının, takip tarihi itibariyle belirlenen faiz oranı yazıldıktan sonra değişen oranlarda en yüksek faiz oranı ile tahsili şeklinde düzeltilmesi gerekirken belirlenen faiz oranının sabitlenerek düzeltilmesi de doğru değildir.

SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 16.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog