8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2014/6858 E. , 2014/16682 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kemalpaşa 2. Asliye (Aile) ukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/11/2013
NUMARASI : 2010/377-2013/461
Z. . Ö.. ile T..
Ö.. aralarındaki değer artış payı ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine ve kısmen tefrikine dair Kemalpaşa 2. Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesi'nden verilen 06.11.2013 gün ve 377/461 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı Turgay vekili, duruşmasız incelenmesi davacı Z.. Ö.. vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.09.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat Sencar Ersan geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili, tarafların 1980 yılında evlendiklerini ve 28.04.2013 tarihinde kesinleşen hükümle boşandıklarını, 2005 yılında tekrar evlenerek 15.06.2010 tarihinde kesinleşen hükümle tekrar boşandıklarını, evlilik birliği içerisinde alınan 20024 ada 9 parsel üzerindeki 7 nolu bağımsız bölümün alınmasına %36 oranında katkıda bulunduğunu,bu taşınmaz nedeniyle değer artış payı ve artık değer üzerinden katılma alacağı doğduğunu, ikinci kez evlendikten sonra dava konusu 386 ada 6 parsel üzerindeki 4 nolu bağımsız bölüm ile ........... plakalı aracı satın aldığını, 4 nolu daire ve otomobilin üzerinde 1/2 oranında katılma alacağı bulunduğunu ileri sürerek mal rejiminin tasfiyesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere toplam 120.000 TL değer artış payı ve katılma alacağının tasfiye tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın yersiz açıldığını, ilk boşanma davasının kesinleştiği tarihten itibaren zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının taşınmazların edinilmesine ve alınmasına hiçbir katkısı olmadığını, 4 nolu bağımsız bölüm harap vaziyette iken 15.000 TL harcayarak oturulabilir hale getirildiğini,aracın alınmasında 10.000 TL kredi kullandığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu 9449 (20024 ada 9) parselde üzerinde bulunan 7 nolu bağımsız bölüm hakkındaki davanın tefriki ile ayrı esasa kaydına, 4 nolu bağımsız bölüm ve araca ilişkin davanın kısmen kabulü ile ...... plakalı araç üzerinden 3.540,00 TL, 386 ada 6 parsel üzerindeki 4 nolu bağımsız bölüm yönünden 47.500,00 TL olmak üzere toplam 51.040,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Taraflar, 06.12.1980 tarihinde evlenmişler, 04.03.2004 tarihinde açılan davanın boşanmayla sonuçlanması üzerine, 01.07.2004 tarihinde kesinleşen hükümle boşanmışlar, 22.03.2005 tarihinde tekrar evlenmişler, 07.12.2009 tarihinde açılan ikinci boşanma davası sonunda 15.06.2010 tarihinde kesinleşen hükümle boşanmışlardır. Eşler arasında, başka mal rejimi seçilmediğinden evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM'nin 170. m.) rejimi, bu tarihten boşanma davasının açıldığı tarihe kadar TMK'nun 202 ve devamı maddeleri uyarınca edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Dava ve temyize konu 386 ada 6 parsel üzerindeki 4 nolu bölüm, 30.10.2006 tarihinde, ....... plakalı araç 11.04.2006 tarihinde satış yoluyla davalı T.. Ö.. adına tescil edilmiştir.
Dava; edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallardan kaynaklanan katılma alacağı ve edinilmiş mala yapılan katkı nedeniyle istenen değer artış payı alacağı ile kişisel mallardan doğan alacak isteğine ilişkindir (TMK. m. 202, 218, 219, 222, 229, 230, 231, 232, 235, 236, 227). Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde 2 adet taşınmaz ve 1 adet araçtan kaynaklanan istekte bulunulmuş, mahkemece, 7 nolu bağımsız bölüme ilişkin dava tefrik edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, toplam 120.000 TL tasfiye alacağı isteğinde bulunmuş ancak hangi mal varlığı için ne oranda alacak talebi olduğunu ayrıca ve açıkça göstermemiş, mahkemece de, bu eksiklik giderilmemiştir.
Bundan ayrı; taraflar 1980 yılında evlenmişler, davacı laborant olarak kamu kurumlarında çalışarak 2002 yılında emekli olmuş, davalı ise elektrik teknisyeni olarak çalışmaktadır. ........ plakalı araç 31.07.2001 tarihinde satın alınarak davalı Turgay adına tescil edilmiş,19.04.2006 tarihinde dava dışı Reşit Akdarı’ya devredilmiştir. Mahkemece bu araç kişisel mal kabul edilerek tasfiyeye dahil edilmemiş ise de tarafların çalıştıkları, düzenli gelire sahip oldukları anlaşıldığına ve ...... plakalı araç evlilik birliği içerisinde satın alındığına, davalının kişisel mallarıyla alındığı da belirlenemediğine göre, bu aracın da evlilik birliği içerisinde edinilen mallardan olduğu, düzenli gelire sahip davacının bu aracın alınmasına katkıda bulunduğunun kabulü ile tasfiye hesabında göz önünde tutulması gerekmektedir. Mahkemece, anılan aracın davalının kişisel malı olarak kabul edilmesi dosya kapsamı ile toplanan delillere uygun düşmemektedir.
Diğer yönden; davalı vekili davacı Zeynep üzerinde kayıtlı olan ve evlilik birliği içerisinde alınan ........ plakalı araç üzerinde vekil edenin tasfiye alacağı bulunması nedeniyle TMK'nun 236. maddesi uyarınca takas edilmesini istemiştir.
Davalı vekili, tarafından savunma olarak getirilmesi ve külli tasfiyenin söz konusu olması, TMK'nun 236/1-son cümlesine göre takas def'i emir niteliğinde olup, istekle bağlılık ilkesi ile harçsız dava açılamaz kuralına takılmadan isteğin (takas defi'nin) değerlendirilmesi gerektiği görüşünün Dairece benimsenmesi sebebiyle Turgay lehine katılma alacağı doğup doğmayacağının tespit edilerek hesaplamada gözetilmesi, takas ve mahsubun değerlendirilmesi, (TMK. m. 236/1 son cümle), gerekirken külli tasfiye konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamıştır. Kabul şekline göre de, katılma alacağına TMK’nun 239/3. fıkrası gereğince karar tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden geçerli olarak faiz yürütülmesi de hatalıdır.
Davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, her iki tarafın temyiz itirazları kabul edildiğinden Avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine ve 871,64 TL peşin harcın da istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.