8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2014/2833 E. , 2014/22620 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Mersin 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/11/2013
NUMARASI : 2013/529-2013/576
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R
Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; takip konusu menfi tespit ilamının kesinleşmediğini, bu nedenle ekinde hükmedilen vekalet ücretinin takibe konulamayacağı şikayetinde bulunmuş, bilahare de icra emri tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/559 Esas sayılı dosyasında şikayette bulunduklarını ve tebliğ tarihinin tespitinin istendiğini bildirerek, bu şikayetin sonucunun beklenerek talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; borçlunun Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/559 Esas sayılı dosyasında; tebligattan 24.09.2013 de haberdar olduğunu belirterek 07.10.2013 tarihli dilekçeyle tebligatın usulsüzlüğü ve tebliğ tarihinin tespitini istediği, ancak bu şikayetin yedi günlük süreye tabi olduğu, süresinde ileri sürülmediğinden usulsüz de olsa 20.09.2013 de yapılan icra emri tebliğ işleminin geçerli hale geldiği, ilamın kesinleşmeden icra edilemeyeceğine ilişkin şikayetin de süreye tabi olduğu ve icra emri tebliğ tarihi sayılan 20.09.2013'e göre yedi günlük süre geçirilerek 30.09.2013de yapıldığından bahisle süresinde yapılmayan şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
İİK'nun 16. maddesi 1 fıkrasında; icra memuru işleminin yasaya veya olaya uygun bulunmaması nedeniyle icra mahkemesine başvurularak şikayet yolu ile kaldırılması isteminin yedi günlük süreye tabi olduğu ve şikayet süresinin şikayet konusu işlemin öğrenildiği tarihten itibaren başlayacağı, yine 7201 sayılı Yasa'nın 32. maddesinde; tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise muteber sayılacağı, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği belirtilmiştir . Somut olayda borçlu vekili icra emri tebliğ tarihinden itibaren yedi günlük süreyi geçirdikten sonra İcra Mahkemesi'ne başvurarak, menfi tespit ilamının kesinleşmeden takibe konulamayacağı şikayetinde bulunmuş, Mahkemece, borçlunun icra emri tebliğ işleminin usulsüzlüğü ve öğrenme tarihinin tespitine ilişkin bir başka İcra Mahkemesi dosyasında yapılan şikayet sonucu beklenmeden, (o dosyaya yapılan başvurunun süresinde olmadığı, usulsüz yapıldığı iddia edilen tebliğ işleminin ve tarihinin kesinleştiği gerekçesiyle) şikayetin süresinde yapılmadığından reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, Mahkemenin; menfi tespit ilamının kesinleşmeden icra edilemeyeceğine dair şikayetin yedi günlük süreye tabi olduğuna dair kabulü yerinde ise de, borçlunun icra emri tebliğ işleminin usulsüzlüğü ve öğrenme tarihinin tespitine ilişkin Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/559 Esas sayılı dosyasında yaptığı başvuru sonucu beklenmeden, o mahkemenin yerine geçerek ''tebliğ işleminin usulsüzlüğü şikayetinin süresinde yapılmadığından'' usulsüz yapıldığı iddia edilen tebliğ işleminin geçerli hale geldiği sonucuna varılarak yazılı şekilde karar vermesi isabetsizdir.