8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2014/17436 E. , 2014/16698 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Milas İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/03/2014
NUMARASI : 2013/226-2014/40
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu aleyhine Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/255 Esas-2013/16 Karar sayılı ilamına dayanılarak ilamlı takip başlatılmıştır. Borçlu vekili, İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, takip dayanağı ilamın mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesinden kaynaklandığını, bu haliyle, taşınmazın aynına ilişkin olması nedeniyle kesinleşmeden takibe konulamayacağından bahisle takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, takip konusu ilamın elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkin olup, taşınmazın aynına ilişkin kısmının Milas 2. Asliye Hukuk Mahkamesi'nin 2008/172 Esas 2009/436 Karar sayılı ilamı ile hükme bağlandığı ve bu hükmün kesinleştiği, bu nedenle dayanak ilam taşınmazın aynına ilişkin olmadığından kesinleşmeden takibe konulabileceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK'na eklenen "Geçici madde 3" atfı ile uygulanması gereken HUMK'nun 443/4. maddesi (6100 sayılı HMK'nun 367/2. maddesi) gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez. Somut olayda; takibe konu ilamın incelenmesinde; davacının, davalı ile dava konusu taşınmazda 1/2'şer hisse maliki olmalarına rağmen davalının (borçlunun) taşınmazın tamamını kullandığı iddiası ile kendi hissesine yönelik elatmanın önlenmesine ve ecrimil ödemesine karar verilmesini talep ettiği, davalının ise, dava konusu yerde davacının hiçbir hakkı olmadığını, onun 1/2 hissesini 21.08.1984 tarihli harici satış senedi ile kendisine sattığını ileri sürerek davanın reddini istediği anlaşılmaktadır. Bu haliyle ilama konu davada tartışılan husus taşınmazın aynı olup, söz konusu ilam kesinleşmeden takibe konulamaz. Öte yandan Mahkemece, mülkiyet ihtilafının daha önce çözüme kavuşturulduğu gerekçesiyle hükme esas alınan Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/172 Esas-2009/436 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacı-alacaklı S.. G..'in bu davada, aynı taşınmazın murislerinden intikal ettiğini, yapılan taksimde mirasçılar Hafize ve Y. A.'a isabet eden payların kadastro tespitinden önce kendisine satılmasına rağmen, anılan payların satıcı mırasçılar adına tescil edildiği iddiasıyla Hafize ve Y. A. aleyhine tapu iptal tescil davası açtığı, takip borçlusu T.. B..'un ise, davalı Hafize'nin tapudaki hissesini haricen satın alması nedeniyle dahili davalı olarak gösterildiği, onun hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığı gibi çözümlenen mülkiyet ihtilafının alacaklı ile müşterek murisinin bir kısım mirasçıları arasında olduğu görülmektedir. O halde Mahkemece, şikayetin kabulüne, takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.