Esas No
E. 2013/24193
Karar No
K. 2014/16889
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2013/24193 E.  ,  2014/16889 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 06/11/2013

NUMARASI : 2013/31-2013/1139

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçlu aleyhine boşanma hükmü ile velayeti anneye bırakılan çocuk için hükmedilen iştirak nafakası alacağının takibe konu edilmesi ve icra emri tebliği üzerine süresinde İcra Mahkemesine başvurarak; istenen nafakanın 1.200,00 TL'si dışındaki kısmını çocuğun ve alacaklı annesi hesabına yatırarak ödediğini bildirerek borca kısmi itirazda bulunmuştur. Mahkemece, ilamdaki nafaka alacaklısı (anne) ile çocuk ve kayınvalidenin bildirilen banka hesap ekstreleri celp edilerek, bunlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan ve tüm ödemelerin alacaktan mahsubu ile hazırlanın rapora göre, icra emrinin kısmen iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. Boşanma veya ayrılık vukunda, çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf, gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür. (TMK. Md. 182) Bu madde uyarınca, ilamda hüküm altına alınan iştirak nafakasının alacaklısı, müşterek çocuk olmayıp, velayet hakkı kendisine verilen eştir. Bu nedenle borç velayet hakkı kendisine verilen eşe ödenmekle sona erer . Dosyaya konulan banka kayıtlarının incelenmesinde; alacaklı hesabına borçlu tarafından aylık ödemeler yapıldığı gibi çocuk ve kayınvalide hesabına da bir kısım ödemelerin yapıldığı görülmektedir. Yargıtay'ın süreklilik kazanan son uygulamalarında, sunulan ödeme belgelerinin geçerli olabilmesi için açıkça nafaka borcuna atfen yapıldığının yazılı olması gerektiği koşulunun hakkaniyet kurallarına uygun düşemeyeceği nazara alınarak; ödemelerin belirli kıstaslar dahilinde yapılması halinde, nafaka borcundan mahsubu gerektiği ilkesi benimsenmiştir. Bu bağlamda nafaka alacağının tahsilini teminen borçlu tarafından borcun doğumundan sonra yapılan ödemelerin nafaka borcuna mahsuben yapıldığının kabulü gerekir. Bu açıklamaların ışığında somut olaya bakıldığında, alacaklı eş hesabına yapılan ödemelerin belirtilen kıstaslara uygun düştüğü görülmekle bunların borçtan mahsubu yerinde olmakla birlikte, çocuk ve kayınvalide hesabına yapılan ödemelerin alacaklının kabulü de olmadığı halde, borçtan mahsup edilerek sonuca gidilmesi doğru değildir. O halde, Mahkemece, sadece alacaklı eş hesabına yapılan ödemeler nazara alınarak borç miktarının tespiti için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekiren yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK. nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK' nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 24.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.